Son dönemlerde ülkenin bir çok kanayan yarası varken herşeyi rejim değişikliğine bağlamak ve yapılan rejim tartışmalarını anlamak mümkün değil.
Hem parlamenter rejim hem de başkanlık rejimi Anayasa Hukuku açısından demokratik rejimlerdir.
Bu nedenle ülkemizin problemi rejim ile alakalı olmayıp, hukuk ve demokrasi kültürü ile alakalıdır.
Rejim değişikliği ; keyfi uygulamaları ortadan kaldırmayacak, kuralları uygulanabilir kılmayacak, mahkeme kararlarınının yok sayılmasını engellemeyecek, azınlıklıkların hakkını teminat altına almayacak, hakimleri bağımsız tarafsız hale getirmeyecek, liyakat sistemine uygulanmasını sağlamayacak...
Bir çok kamu kurum ve kuruluşunun yeniden yapılandırıldığı bu dönemde, kendine münhasır bir siyasi rejime geçiş ülkemiz açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Mevcut rejimin yüz yıla yakın kurumsal bir hafızası var. Bu rejimin geliştirilmesi gerekirken bilinmeyen bir yola girilmesi endişe vericidir.
Kanaatimce ülkemizin sorunu siyasi rejimin aktörleri ile ilgili olup, bu aktörlerin demokrasi ve hukuk anlayışı değişmediği sürece ya da bu aktörler değişmediği sürece hangi rejimi getirirseniz getirin sonuç değişmeyecektir.
Trend Haberler
11. YARGI PAKETİ SONRASINDA ÖN ALIM (ŞUFA) HAKKI’NDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK
KARAR VEYA YAZILI EMİR ALINMAKSIZIN TUTANAĞA BAĞLANAN WHATSAPP MESAJLARI HÜKME ESAS ALINAMAZ
TCK 158 YENİ DÜZENLEME ŞART
CMK 2026 yılı ücret tarifesi yayımlandı
Avukata silahlı saldırı: Emekliliği reddedilince kurum avukatını vurdu!
O avukat hakkında soruşturma başlatıldı
Avukat Ahmet Hamdi Çelik vefat etti
Avukat Süleyman Atilla Akyıldız vefat etti
YARGITAY KARARLARI BAĞLAMINDA İSTİFANIN GEÇERLİLİĞİ
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik