Boşanma, evlilik birliğinin sona erdirilmesi amacıyla açılan bir dava türüdür ve Türkiye’de boşanma davaları, çekişmeli ve anlaşmalı olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Her iki boşanma türü de farklı prosedürler izler ve eşlerin yaşadıkları hukuki süreçler açısından önemli farklar barındırır. Bu yazıda, çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davalarının süreçleri, şartları ve birbirlerinden olan farkları detaylı bir şekilde incelenecektir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin evlilik birliğini sona erdirme kararı alırken, tüm şartlar üzerinde mutabık kaldıkları bir boşanma türüdür. Bu tür boşanmalarda, taraflar boşanmanın gerekçesi ve boşanma ile ilgili sonuçlar hakkında anlaşmışlardır. Anlaşmalı boşanma davası için bazı koşullar bulunmaktadır:
Anlaşmalı Boşanma İçin Şartlar:
1. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu süre, eşlerin evlilik birliğinin bir miktar sürekliliğini gösterdiği için, boşanma talebi ancak bir yıl sonra yapılabilir.
2. Tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda anlaşmış olması gerekmektedir. Bu, velayet hakkı, mal paylaşımı, nafaka gibi konuları içerir.
3. Hazırlanan protokol her iki tarafın imzasını taşımalı ve mahkemeye sunulmalıdır. Bu protokol, boşanmanın tüm sonuçlarını kapsayan bir anlaşma metnidir.
Anlaşmalı Boşanmanın Süreci:
- Dava dilekçesi ve protokolün hazırlanması: Anlaşmalı boşanma için ilk adım, boşanma dilekçesinin ve protokolün hazırlanmasıdır. Taraflar bir avukat aracılığıyla ya da kendi başlarına bu belgeleri hazırlarlar.
- Mahkemeye başvuru: Boşanma dilekçesi ve protokol ile birlikte mahkemeye başvurulur. Eşler, anlaşmazlık olmadığını belirten bir beyan verirler.
- Duruşma: Mahkeme, genellikle tek celsede tarafları dinler ve protokolü onaylar. Mahkeme, protokole uygun olarak boşanmaya karar verir.
- Boşanma kararı: Eğer mahkeme, protokolü ve boşanma talebini uygun görürse, boşanma kararı çıkar ve süreç sonlanır.
Anlaşmalı boşanma davaları, taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık olmadığından, genellikle hızlı ve sorunsuz bir şekilde sonuçlanır. Tek celsede karara bağlanabilir ve genellikle birkaç hafta içinde kesinleşir.
Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?
Çekişmeli boşanma, eşlerin boşanma konusunda uzlaşamadığı ve boşanma taleplerinin, nafaka, mal paylaşımı, velayet gibi konularda anlaşmazlık oluşturduğu bir dava türüdür. Çekişmeli boşanma, taraflar arasında büyük anlaşmazlıklar ve anlaşmazlıkların derinleşmesi durumunda devreye girer. Eşler, boşanmanın gerekçesi veya sonuçları üzerinde anlaşmazlık yaşadıkları için bu süreç daha uzun ve karmaşık bir hale gelir.
Çekişmeli Boşanmanın Süreci:
1. Dava dilekçesinin hazırlanması: Çekişmeli boşanma davası, davacının boşanma taleplerini içeren bir dilekçeyi mahkemeye sunmasıyla başlar. Bu dilekçe, boşanmanın gerekçelerini, mal paylaşımını, nafaka taleplerini ve varsa çocukların velayetini içerir.
2. Davalı eşin savunması: Davalı eş, davacının dilekçesine karşı savunmalarını mahkemeye sunar. Çekişmeli boşanma davalarında, tarafların karşılıklı iddiaları daha karmaşık hale gelir.
3. Duruşmalar ve tanıklar: Mahkeme, her iki tarafı ayrı ayrı dinleyebilir. Gerekli görülürse, tanık beyanları alınabilir. Eşler arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle, tarafların beyanları ve tanıklar mahkemede önemli rol oynar.
4. Bilirkişi incelemesi: Çekişmeli boşanma davalarında, mal paylaşımı veya nafaka gibi konularda uzman kişilerden bilirkişi raporu istenebilir. Bu, mahkemenin doğru bir karar verebilmesi için gerekli bir adımdır.
5. Sonuç: Mahkeme, tüm delilleri ve beyanları değerlendirerek bir karar verir. Çekişmeli boşanma davaları, anlaşmalı boşanmalara kıyasla çok daha uzun sürebilir. Bu tür davaların bitiş süresi, genellikle 1-3 yıl arasında değişebilir.
Çekişmeli ve Anlaşmalı Boşanma Arasındaki Farklar
Çekişmeli ve anlaşmalı boşanma arasındaki en belirgin fark, tarafların uzlaşma derecelerine bağlıdır. Anlaşmalı boşanma, eşler arasında anlaşmazlık olmadan, ortak bir karara varılarak yapılırken, çekişmeli boşanma, derin anlaşmazlıkların olduğu durumlarda devreye girer.
Anlaşmalı Boşanma |
Çekişmeli Boşanma |
|
1-Süre |
1-2 ay |
1-3 yıl |
2-Duruşma Sayısı |
Tek celse |
Birden fazla duruşma olabilir |
3-Tarafların Uzlaşısı |
Tam uzlaşı var |
Uzlaşmazlık ve anlaşmazlık var |
4-Tanık ve Delil |
Gerekmez |
Gerekebilir |
5-Masraflar |
Düşük |
Yüksek ve artabilir |
Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Boşanma sürecinde, her iki tarafın da hak kaybı yaşamaması için bazı önemli noktalar vardır. İyi bir hukuk danışmanlığı almak, hukuki haklarınızı savunmak ve doğru bir şekilde süreci yönetmek çok önemlidir. Ayrıca, boşanma sırasında çocukların velayeti, mal paylaşımı ve nafaka gibi konular da hukuki açıdan kritik öneme sahiptir.
Çocukların Velayeti:
Eğer çiftin çocukları varsa, velayet hakkı konusunda anlaşmazlıklar yaşanabilir. Mahkeme, çocuğun en iyi menfaatini gözeterek bir karar verir. Velayet, yalnızca anne ya da babaya verilebilir ya da ortaklaşa düzenlemeler yapılabilir.
Mal Paylaşımı ve Nafaka:
Boşanma sırasında mal paylaşımı konusunda da anlaşmazlıklar olabilir. Çiftlerin bir arada sahip oldukları malların paylaşımı, mal rejimi ve nafaka talepleri de boşanma davasının önemli bileşenlerindendir. Çekişmeli boşanmalarda bu noktalar uzun süre tartışılabilir.
Sonuç
Boşanma davaları, her iki taraf için de duygusal ve hukuki açıdan zorlayıcı süreçler olabilir. Ancak, doğru bilgilendirme ve hukuki destek ile sürecin daha kolay atlatılması mümkündür. Anlaşmalı boşanma, hızlı ve daha az maliyetli bir süreç sunarken, çekişmeli boşanma, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması için daha uzun ve karmaşık bir süreçtir.
--***--
Çekişmeli ve Anlaşmalı Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürede sonuçlanır?
→ Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanır ve karar, mahkeme yoğunluğuna bağlı olarak birkaç hafta içinde kesinleşebilir.
2. Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?
→ Çekişmeli boşanma davaları 1-3 yıl sürebilir, ancak delil ve tanık sayısına göre bu süre uzayabilir.
3. Çekişmeli boşanma davasında hangi deliller kullanılabilir?
→ Çekişmeli boşanma davalarında, tanık beyanları, belgeler ve bilirkişi raporları gibi deliller kullanılabilir.
4. Anlaşmalı boşanma için avukat şart mı?
→ Anlaşmalı boşanma için avukat tutmak zorunlu değildir, ancak hukuki yardımla doğru prosedürü takip etmek daha sağlıklı bir sonuç doğurabilir.
5. Boşanma davasında hakim her zaman boşanmaya karar verir mi?
→ Hayır, hakim, boşanma için yeterli hukuki gerekçe yoksa veya eşlerden biri boşanmak istemiyorsa, boşanma talebini reddedebilir.
6. Boşanma protokolü içeriğinde neler olmalıdır?
→ Velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat ve diğer hukuki düzenlemeler yer almalıdır.
7. Kişi kendi kusuruna dayanarak boşanabilir mi?
Kişiler evlilik süresince yaptıkları hatalara veya kusurlara dayanarak boşanma davası açamazlar. Boşanabilmek için illa ki karşı tarafa kusur atfedilmesi gerekir. Bu konuda ilgili Yargıtay kararı kendi kusuruna dayanılarak boşanma kararı talep edilemez şeklinde hüküm kurulmuştur.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Mahkemece; “taraflar arasında huzursuzluklar yaşandığı, özellikle davacının yurtdışındayken eşi ve çocuklarını arayıp sormayarak ilgisiz davranması, para yardımında bulunmaması, tekrar yurtdışına gitmek için davalıdan boşanmak istemesi ve bunu kabul etmeyen davalının evden kovulması şeklinde gerçekleşen olguların sabit görüldüğü ve tüm bu hususlar gereği davacının ağır kusurlu olduğu” kabul edilmiş ancak evlilik birliğinin devamında eş ve çocuklar için yarar kalmadığından tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine göre boşanmaya karar vermek için davalının az da olsa kusurlu bulunması zorunludur. Oysa mahkemece davalı-davacı kadına herhangi bir kusur yüklemesi yapılmamıştır. Davacı-davalı erkek tam kusurludur. Bir kimse sırf kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemez. Bu itibarla davacı-davalı erkeğin açmış olduğu boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır (Yargıtay 2. HD - Karar:2017/4104).
Av. Şeyma ERDEM