Türkiye, –seçimler normal tarihinde yapılırsa– Mayıs 2028’de genel seçime gidecektir. Ancak beklenen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçimlerin yenilenmesi kararı alması ve Mayıs 2028’den daha erken bir tarihte seçimlerin yapılmasıdır.

Her şeyden evvel belirtmek gerekir ki TBMM tarafından seçimlerin yenilenmesi kararı alınabilmesi için nitelikli çoğunluk gerekmektedir. Bu çoğunluk TBMM üye sayısının 5’te 3’ü yani 360 milletvekilidir.

Bugünlerde ülkemizde seçime dair bir atmosfer söz konusu değildir ancak seçim hukukuna dair bir değişiklik yapılması durumunda Anayasanın 67. hükmü gereğince değişikliğin seçimlerden (YSK kararına göre oy gününden) en az 1 yıl evvel yapılması gerektiğinden bu aşamada bu konunun tartışılması yerindedir. Bu tartışmalar ve geniş bir uzlaşı sağlanarak yapılacak değişiklikler hem gündemde arka planda devam eden anayasa değişikliği tartışmaları açısından hem de seçimlerin daha demokratik bir zeminde gerçekleşmesi açısından faydalı olacaktır.

İlk olarak seçim hukukuna dair giriş niteliğinde bazı konulara değinelim:

A. Temel Mevzuat

Seçim hukuku denilince ilk olarak Anayasaya ve seçime dair kanunlara ve YSK kararlarına bakmak gerekir. Seçim hukukuna dair temel mevzuat aşağıdaki sıralanabilir:

-Anayasa m. 67, 76-79

-7062 sayılı Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

-298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun

-6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu

-2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu

-2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu

-4541 Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun

-3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun

-2972 sayılı “Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun

-7393 sayılı Milletvekilliği Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

B. Önemli Bazı Yasa Maddeleri ve Temel İlkeler

Seçim hukukuna dair kaynaklara bakıldığında anayasanın ilgili maddeleri, seçme ve seçilmeye dair şartlar ve seçimleri düzenleyen kanunlar ve YSK genelgeleri-kararları gelmektedir.

Anayasanın 67. maddesinde seçim hukukuna dair temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerine vurgu yapılmış ve seçim hukukuna dair temel çerçeve çizilmiştir:

“Madde 67 – Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

(Değişik fıkra: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.

(Değişik fıkra: 23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.

Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.

(Değişik fıkra: 23/7/1995-4121/5 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutuk evlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.

(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/24 md.) Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.”

Yine ülkemizde seçim hukukuna dair temel düzenlemeler 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’da yer almaktadır. İlgili kanundaki bazı önemli amir hükümler şu şekildedir:

“madde 49: Propaganda, oy verme gününden önceki onuncu günün sabahında başlar ve oy verme gününden önceki günün saat 18.00’inde sona erer.

madde 52 Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, seçime katılan siyasi partiler, oy verme gününden önceki 7 nci günden itibaren oy verme gününden önceki gün saat 18.00’e kadar radyo ve televizyonda propaganda yapabilirler.

madde 56: Seçim takviminin başlangıcından itibaren seçim propagandasının sona erdiği ana kadar Hoparlörle propaganda, halkın huzur ve rahatını bozmamak ve 50 nci maddenin son fıkrası hükümlerine uymak şartıyla serbesttir. Şu kadar ki, başka bir parti veya bağımsız aday adına açık veya kapalı yer toplantısı yapılan saatlerde, bu toplantıların yapıldığı yer veya binalardan işitilecek ve bu toplantıları rahatsız edecek biçimde hoparlörle propaganda yapılamaz.

madde 70 – Sandık kurulu başkan ve üyeleri, oy verme günü göreve başlamazdan önce, ilk iş olarak, sandık başında, sandık kurulu ve hazır bulunanlar önünde birer birer şöyle and içerler: (Hiçbir tesir altında kalmaksızın, hiç kimseden korkmadan, seçim sonuçlarının tam ve doğru olarak belirmesi için, görevimi kanuna göre dosdoğru yapacağıma, namusum, vicdanım ve bütün mukaddesatım üzerine and içerim.)

madde 71: kurullarının başlıca görev ve yetkileri şunlardır: 1. Sandık çevresinde seçimin düzenle geçmesi için gereken tedbirleri almak ve oy verme işlerini yürütmek ve denetlemek,36 2. İlçe seçim kurulunca belirlenen bina, yapı ve benzeri yerlerde, sandığın konulacağı yeri tayin etmek ve sokak başlarına bu yeri göze çarpacak surette gösterir işaretleri koymak veya alışılmış araçlar ile duyurmak,36 3. Oy verme işleri hakkında ileri sürülecek itirazları incelemek ve bir karara, bağlamak ve kararlarını tutanak defterine geçirerek altını imzalamak, 4. Bu kararlardan itiraza uğrayanları derhal ilçe seçim kuruluna göndermek, 5. Bu kanundaki esaslara göre sandığa atılmış olan oy pusulalarını saymak, dökümlerini ve sonuçlarını tutanağa geçirmek ve bunları seçim işlerine ait diğer evrak ile birlikte, derhal ilçe seçim kuruluna teslim etmek, 6. Kendisine kanunla verilen başkaca görevleri yapmak.

madde 94 İlçe seçim kurulu başkanı, seçimin yapıldığı çevrede oy verme hakkına sahip olduğu halde, görev yaptığı sandığa ait seçmen listesinde kayıtlı bulunmayan; a) Sandık kurulu başkan ve üyeleri ile bina sorumlularının, b) Seçimin güvenliğini sağlamakla görevli kolluk güçlerinin, c) İlçe seçim kurulu tarafından sandık kurulu üyelerini görev yerine ulaştırmak için görevlendirilmiş kişilerin, her birine seçmen olduğunu ve hangi seçimde oy kullanabileceğini gösteren ve sandık seçmen listesindeki bilgileri kapsayan bir belge verir. Ayrıca, bu seçmenlerin esas kayıtlı olduğu sandık seçmen listesine meşruhat verilmek üzere kayıtlı bulunduğu sandık kurulu başkanlığına durumu yazı ile bildirir. Bu madde uyarınca, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından kendilerine oy kullanma hakkı bulunduğuna ilişkin olarak belge verilen görevliler, bu belge ile görevli oldukları sandık bölgesinde oy verirler. Milletvekilleri ile milletvekili adayları seçmen bilgi kağıdını göstermek suretiyle kayıtlı oldukları seçim çevresi dışında da oylarını kullanabilirler. Sandık kurulu, bu madde kapsamında oy kullanan kimselerin ilgili belgelerini, oy verme işleminden önce alır. Bu belgeler, diğer seçim evrakı ile birlikte ilçe seçim kuruluna teslim edilir. Bu madde uyarınca oy kullanan seçmenlerin ad ve soyadları ile kimlik bilgileri, oy kullandıkları sandık seçmen listesinin sonuna yazılarak karşısına imzaları alınır.

madde 101 – (Değişik: 8/4/2010-5980/21 md.) Aşağıda yazılı;

1. Sandık kurulunca verilen ve o seçim için düzenlenmiş biçim ve renkte olmayan, 2. Arkasında “Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu” filigranı bulunmayan, 3. Arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan, 4. Hiçbir yerine “EVET” mührü basılmamış olan, 5. Siyasi partilere veya bağımsız adaylara ayrılan alanlardan birden fazlasına “EVET” mührü basılmış olan, 6. Birden fazla siyasi partiye veya bağımsız adaya ayrılan alana taşmış “EVET” mührü bulunan, 7. Sandığın ait olduğu seçim çevresinden başka bir seçim çevresi için düzenlenmiş olan, 8. Bütünlüğü bozulacak şekilde yırtılmış veya koparılmış olan, 9. Üzerine “EVET” mührü dışında veya “EVET” mührü yerine herhangi bir özel işaret, herhangi bir isim, imza kaşesi, mühür veya parmak izi basılmış olan, 10. Üzerinde yer alan siyasi partilere veya bağımsız adaylara ait bölümleri belirgin bir şekilde ve özel olarak karalanmış, çizilmiş veya işaretlenmiş olan, 11. Üzerinde yer alan matbu yazıların ve şekillerin dışında yazılar veya harfler veya sayılar yazılmış veya şekiller çizilmiş olan, birleşik oy pusulaları geçerli değildir. Ancak aşağıdaki haller oy pusulalarını geçersiz kılmaz: 1. Zarfların açılması veya oyların okunması sırasında yırtılması. 2. Bütünlüğü bozulmaksızın bir kısmının kazaen yırtılması. 3. Herhangi bir şekilde lekelenmiş olup da bunun özel olarak işaret koymak amacıyla yapıldığının anlaşılamaması. 4. Birleşik oy pusulasının katlanarak zarfa konulması sebebiyle “EVET” mührü ile oy pusulasının arkasına basılan sandık kurulu mühür izinin oy pusulasının diğer kısımlarına geçmesi 5. Bir siyasi parti veya bağımsız aday alanına basılan “EVET” mührünün sadece iki parti alanını ayıran çift çizgili bölgeye taşmış olması.. 6. Başka bir siyasi partinin veya bağımsız adayın alanına taşmamak kaydıyla, bir siyasi partinin alanına birden çok “EVET” mührü basılması. 7. (Ek: 13/3/2018-7102/11 md.) Yetkili seçim kurulları tarafından gönderilen ve Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu filigranı bulunan oy pusulalarının arkasının sandık kurullarının ihmaliyle mühürlenmemiş olması. Bir zarfta birden fazla oy pusulası kullanılan seçimlerde, zarftan çıkan oy pusulalarından bir seçim türüne ait olanının geçersiz olması, diğerlerinin geçersiz sayılmasını gerektirmez. Muhtarlık seçimlerinde, bu maddede belirtilen geçer­sizlik sebeplerinin dışında oy pusulalarının hangi sebeplerle geçersiz sayılacağı Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir.

Seçim Suçları ve Cezaları

madde 133 Hileli faaliyetlerle veya herhangi bir şekil ve surette cebir veya şiddet kullanarak veya tehdit ederek, bu Kanunda yazılı kurulların toplanmalarına veya görevlerinin ifasına mani olanlar,

madde 134 Seçim işlerinin cereyanı sırasında, seçimin düzenli yürütülmesini sağlamak maksadı ile, bu Kanunda yazılı kurullar veyahut kurul başkanları tarafından alınan karar ve tedbirlere, ihtara rağmen riayet etmeyen kişilere

madde 135 – Bu kanunda yazılı kurulların çoğunlukla vermiş oldukları her çeşit kararlara riayet etmiyen kurul üyeleri

madde 137 Seçim kurulları başkan ve üyelerinden herhangi biri veya bu Kanunda yazılı işlerden biriyle görevlendirilen kimseler sandık seçmen listelerini, aday listelerini, seçime ait kağıt ve paketleri ve oy pusulalarını, oy sandıklarını, oy zarflarını veya maddi ve malî vasıtaları ve bilcümle seçim araç ve gereçlerini vaktinde yerlerine göndermezler veya gönderilmesine mani olurlar veya teslim etmezler veya teslim almazlarsa

madde 140 Seçmen kütüğünün düzenlenmesine esas teşkil edecek olan krokilerle, binalar cetvelini ilçe seçim kurulu başkanınca bildirilen süre içinde düzenleyerek vermeyenler veya kroki ve binalar cetvellerini seçmen kütüğünün düzenlenmesine elverişli bir şekilde yapmayanlar”

Yasada yukarıda belirtilen suçlar için ve diğer bazı durumlar için cezalar öngörülmüştür. Ayrıca seçim hukukuna dair bazı suç teşkil eden fiiller hakkında TCK kapsamında resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarına da atıf yapılmıştır.

C. Seçim Hukukuna Dair Bazı Tartışmalar

Seçim hukuku sistem değişiklikleri, anayasa değişiklikleri, ortaya çıkan fiili durumlar vb. pek çok nedenle daima tartışmalı bir alan olmuştur. Bunun son bulması da pek mümkün değildir. Her şeyden evvel seçimlerin rekabetçi, sert iklimi düşünüldüğünde pek çok ileri demokrasi kabul edilen ülkede dahi benzer tartışmalar görmek mümkündür. Ayrıca ortaya çıkan somut durumlar, talepler de bu duruma örnek verilebilir. Örneğin aşağıdaki YSK kararında seçimin Ramazan ayına denk gelmesi nedeni ile oy sayımına iftar arası verebilmek için YSK’ya başvurulmuş, YSK bu başvuruyu değerlendirmiştir.

“sandık kurullarınca saat 17.00 itibarıyla sayım ve döküm işlemlerine başlanacağı ancak Ramazan ayı içerisinde bulunulması nedeniyle sadece su ile orucun açılması durumunda sağlıklı bir oy sayımının yapılamayacağının bildirilmesi üzerine sandık kurulu görevlilerinin iftar saatinde kısa bir mola verip veremeyeceği hususunda görüş verilmesi istenilmiş olmakla konu incelendi. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un “Zarfların açılması, oyların sayım ve dökümü” başlıklı 100’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Oyların sayım ve dökümüne derhal başlanır, açık ve aralıksız yapılır. Yapılacak şikâyet ve itirazlar, işi durdurmaz.” hükmü yer almaktadır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının 19/12/2023 tarihli ve 2023/1562 sayılı Kararı ile kabul edilen Sandık Kurullarının Görev ve Yetkilerine Dair 138 sayılı Genelge’nin “Sayım ve döküm işlerine başlanması” başlıklı 39’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Oyların sayım ve dökümüne derhal başlanır, açık ve aralıksız yapılır. Yapılacak şikâyet ve itirazlar, işi durdurmaz.” düzenlemesi yer almaktadır. Kurulumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 298 sayılı Kanun’un 100’üncü maddesi ile 138 sayılı Genelge’nin 39’uncu maddesi gereğince oy sayım ve döküm işlemlerinin aralıksız yapılması gerektiğine karar verilmesi gerekmiştir.” YÜKSEK SEÇİM KURULU Karar No: 2024/827

Bu örnek, uç, belki biraz da ilginç bir örnek olsa da seçim hukukunu anlamak için önemlidir. Seçim hukuku, Türkiye’nin en ücra köşesinde dahi kısa bir zaman diliminde çokça hissedilen ve az önce belirttiğim gibi sert, rekabetçi bir ortamda oyunun kurallarını düzenleyen bir hukuk dalıdır.

2023 seçimleri de benzer tartışmalar eşliğinde geçmiştir. Seçim öncesinde ve sonrasında pek çok tartışma yaşanmış, seçim güvenliği için rehberler yayınlanmış, seçim sonrası itirazlar yapılmıştır. Şimdi ise 2028 (?) seçimlerine giden yolda henüz makul bir süre varken, seçim hukukuna dair bazı tartışmaları hatırlamak, ülkemizin daha demokratik daha demokrasi şöleni havasında bir seçim süreci geçirmesi için bazı değişiklikleri yapmak için ideal bir zamandır.

İlk olarak, seçim hukukuna dair bazı karmaşalara son vermek yerinde olacaktır. Örneğin Anayasa’nın 67. hükmü gereğince 1 yıllık süre, seçimlere hazırlık işlemlerinden mi oy verme gününden mi hesaplanacaktır? Yahut seçimlerin Cumhurbaşkanı’nca yenilenmesi söz konusu olduğunda 60 günlük mü 90 günlük mü süre söz konusu olacaktır? Bakanlar milletvekili adayı olursa istifa etmek zorunda mıdır? Bu konular her ne kadar çözümlenmiş olsa da tekrardan gündeme gelmemesi adına yapılacak düzenlemelerle sonuçlandırılırsa daha iyi olabilir. Bu konulara ilişkin 2023 yılında Cem Duran Uzun tarafından kaleme alınan makale ile Kemal Gözler tarafından kaleme alınan makale incelenebilir. (1 ve 2. son nota bakınız)

İkinci olarak seçim hukuku söz konusu olduğunda, akıllara seçim güvenliği gelmektedir. Seçim güvenliği, seçim takviminin son birkaç ayına sığdırılamayacak kadar önemli bir konudur. Her seçimde tekrarlanan zarfların/pusulaların geçerliliği konusuna dair düzenlemeler sarih ve net bir biçimde kaleme alınarak bu konudaki tartışmalara son verilebilir. Seçim sistemi olan SEÇSİS’in güvenliği ve daha işlevsel kullanımı için de YSK gerekli tedbirleri almalıdır. Ayrıca seçim için barolarla güçlü iş birliği içerisinde YSK tarafından düzenli eğitimler düzenlenebilir.

Diğer bir konu ise seçimlere dair uygulanmayan bazı yasakların, örneğin propaganda yasağı gibi konuların, reformudur. Bu kurallar daha uygulanabilir, daha güncel, daha esnek günümüze daha uygun şekilde ele alınabilir.

Diğer bir konu ise seçimlerde büyük veri kullanılarak, çeşitli AI teknolojileri ile, bazı durumlarda kişisel verilerin ihlaline kadar varan, bazı durumlarda anonim profil çıkarma yoluyla, bazı durumlarda ise sunucuları yabancı ülkelerde olan ve algoritmalar ile gündemi yönlendirmeye/etkilemeye çalışan çeşitli sosyal medya araçları ile seçimi etkilemeye çalışabilecek teknoloji şirketlerine ve kişilere dair alınabilecek tedbirlere ilişkin düzenlemelerdir. Bu konuları tartışmak ve gereken düzenlemeleri ifade özgürlüğüne, demokratik sınırlara zarar vermeden ancak tekno oligarkların da demokratik seçimlere müdahalesini kabul etmeyecek şekilde ele almak önemli olacaktır.

Diğer yandan seçim dönemlerinde deepfake videolar, yapay zeka ile üretilmiş sahte konuşmalar vs. konusunda da bir an evvel tedbir alınmalı ve cezalar seçim kapsamında düzenlenmelidir.

Seçim hukukuna dair Şerif İBA’nın kaleme aldığı Siyasi Partiler ve Seçim Hukuku adlı eserinde de değindiği “Türkiye Milletvekilliği ve pek çok farklı platformda dile getirilen “milletvekilinin geri çağrılması” gibi bazı konular da uzun süredir tartışılmaktadır. Bu kurumların gerekli olup olmadığı, yahut sonuçları ayrı bir tartışma konusudur. Ancak eğer bu tartışmalar yapılacaksa zamanlama olarak daha da gecikilmemesi gerekir. Demokrasimizin güçlenmesi adına bu tartışmaları yeniden gündeme taşımak ve bir uzlaşı sağlandığı, gerekli görüldüğü takdirde düzenlemeler yapmak yerinde olabilir.

Yine temsilde adalet ilkesi gereğince seçim barajının daha da düşürülmesi (%3 civarına çekilmesi) tartışılan ve kanaatimizce faydalı olacak konular arasındadır. Siyasi partilerin kaynak sorunlarının çözülmesi için bağış usullerinin kolaylaştırılması, hazine yardımı için barajın %1 yahut %1.5 bandına çekilmesi ve belki kitlesel fonlama tarzında bir sistem getirilmesi, şeffaflığın artırılması da demokrasimize katkı sağlayacaktır.

Tüm bu tartışmalar ve anayasa değişikliği tartışmaları, henüz seçimlere makul bir süre varken gündeme alınmalı ve geniş bir uzlaşı zemini sağlanarak değişiklikler yapılmalıdır.

Sonnotlar

(1)Cem Duran UZUN, 2023 Seçimlerine Giderken Anayasal ve Hukuksal Tartışmalar, https://media.setav.org/tr/dosya/2023/01/perspektif-2023-secimlerine-giderken-anayasal-ve-hukuksal-tartismalar.pdf

(2) Kemal GÖZLER, “Mayıs 2023 Seçimleri Sürecinde Ortaya Çıkan Seçim Hukukuna İlişkin Bazı Sorunlar”, in Halit Aker ve Zeynel T. Kangal (Ed.), Prof. Dr. Doğan Şenyüz’e Armağan (Hukuk [Cildi]), Bursa, Ekin, 2023, s.219-250 (www.anayasa.gen.tr/2023-secimleri.pdf)

Yararlanılan Kaynaklar

Şerif İBA, Siyasi Partiler ve Seçim Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Güncellenmiş 8. Baskı

Levent GÖNENÇ, Türkiye’de Seçim Hukukuna Dair Tartışmalar, https://birikimdergisi.com/guncel/8626/turkiyede-secim-hukuku-tartismalari

Cansu CAN, Seçim Hukuku açısından Türkiye’de Cumhurbaşkanı’nın seçimi, YL Tezi, ASBÜ, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp

Ceren ÇUBUKÇU, Kitlesel Fonlama: Türkiye’deki Kitlesel Fonlama Platformları Üzerinden Bir Değerlendirme, Girişimcilik ve İnovasyon Yönetimi Dergisi, Cilt 6, Sayı 2, Aralık 2017, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/978080

Veysel DİNLER, Seçim Suçları, https://veyseldinler.com/wp-content/uploads/2023/05/secim-suclari.pdf

SEÇSİS Hakkında Bilgi, https://www.ysk.gov.tr/tr/secsis-genel-bilgi/1528

Sandık Kurul Üyeleri ve Müşahitler için Rehber, https://ankarabarosu.org.tr/upload/diger/Rehber_2023.pdf

Hikmet Sami TÜRK, Seçim, Seçim Sistemleri ve Anayasal Tercih, https://ayam.anayasa.gov.tr/media/4602/turk.pdf

Fevzi DEMİR, Türkiye’ye Özgü Yeni Bir Seçim Sistemi Önerisi, https://ayam.anayasa.gov.tr/media/6309/fevzi_demir.pdf

Fuat KEYMAN, Tarhan ERDEM, Bekir AĞIRDIR, Türkiye’nin Demokratikleşmesi için Kapsamlı bir Siyasi Parti ve Seçim Sistemi Reformu Önerisi, https://ipc.sabanciuniv.edu/Content/Images/CKeditorImages/20200329-01033346.pdf

Mert Hüseyin AKGÜN, Seçim Sonrası Muhasebe ve Reform Başlıkları, https://www.setav.org/secim-sonrasi-muhasebe-ve-reform-basliklari

Sistem Reformu 3: Türkiye’nin Reorganizasyonu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Kamu Bürokrasisinde Yarattığı Yapısal ve İşlevsel Sorunlar, https://www.kapdem.org/sistem-reformu-3-turkiyenin-reorganizasyonu-cumhurbaskanligi-hukumet-sisteminin-kamu-burokrasisinde-yarattigi-yapisal-ve-islevsel-sorunlar

Korkut KANADOĞLU, Karşılaştırmalı Anayasa Hukukunda Seçim Hukuku Uyuşmazlıkları, On İki Levha Yayıncılık