GİRİŞ

Küreselleşen ekonomik ilişkiler, sınır ötesi ticari faaliyetlerin ve yatırımların artmasıyla birlikte, borçlunun malvarlığının birden fazla ülkede bulunması ve alacaklılarının farklı hukuk düzenlerine tabi olması gibi durumları da beraberinde getirmiştir. Bu durum, özellikle borçlunun acze düşmesi halinde, iflas sürecinin uluslararası alanda nasıl yürütüleceği ve bir ülkede verilen iflas kararının diğer ülkelerdeki etkilerinin ne olacağı gibi karmaşık hukuki sorunları gündeme getirmektedir. Türk hukukunda, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHÜK) ile düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler, yabancı iflas kararlarının Türkiye’deki hukuki akıbetini belirlemede temel referans noktasıdır. Ancak, MÖHÜK’te yer alan genel hükümlerin, iflas hukukunun kendine özgü yapısı ve amaçları karşısında ne ölçüde yeterli olduğu ve özellikle kamu düzeni engelinin nasıl yorumlanması gerektiği, doktrin ve uygulamada sürekli bir tartışma konusudur.

Bu makalede, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir kararı [1] ekseninde, yabancı bir ülkede (Almanya) verilen iflas kararının Türkiye’de tanınması talebinin, MÖHÜK’ün 54. maddesinde düzenlenen kamu düzeni engeli çerçevesinde nasıl değerlendirildiği incelenecektir. Karar, özellikle borçlunun Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de iflasa tabi olmayan bir gerçek kişi olması durumunda, yabancı iflas kararının tanınmasının Türk kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmeyeceği gibi son derece önemli bir soruna ışık tutmaktadır. Kanaatimizce, bu karar, uluslararası iflas hukukunun temel prensipleri ile ulusal hukukun koruma mekanizmaları arasındaki hassas dengeyi göstermesi bakımından dikkate değerdir.

İNCELEME KONUSU KARAR

İnceleme konusu olayda, davacı A.Ö., Almanya’da Essen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen iflas kararı ile tüm borçlarının silindiğini ileri sürerek, bu kararın Türkiye’de tanınmasını talep etmiştir. Davalılar ise, davacının kendilerine olan borcunu ödemediğini, Almanya’da verilen iflas kararının Türkiye’de tanınmasının mümkün olmadığını, MÖHÜK’ün 54. maddesindeki şartların oluşmadığını ve özellikle kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu savunmuşlardır.

İlk derece mahkemesi, iflas kararının tenfizine ilişkin hükümlerin MÖHÜK’te açıkça düzenlenmediğini, ancak 54. maddedeki şartların kıyasen uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, Almanya’da verilen iflas kararının, Türkiye’de iflasa tabi olmayan bir gerçek kişi hakkında geriye etkili olarak cebrî icra ve iflas sonuçları doğurmasının, alacaklıların mülkiyet hakkını ve hak arama özgürlüğünü ihlal edeceğini, bu durumun da Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu kabul ederek davanın reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de ilk derece mahkemesi kararını yerinde bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ise, temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Yüksek Mahkeme, onama gerekçesinde, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirtmekle yetinmiştir.

DOKTRİNEL TARTIŞMALAR VE DEĞERLENDİRME

Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, bir devletin, başka bir devletin egemenlik yetkisi kapsamında verdiği bir kararın kendi ülkesindeki hukuki sonuçlarını kabul etmesi anlamına gelir. Bu nedenle, tanıma ve tenfiz, devletlerin egemenlik yetkilerinin bir istisnası olarak kabul edilir ve sıkı şartlara bağlanmıştır. MÖHÜK’ün 54. maddesi, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için bir dizi şart öngörmektedir. Bu şartlar arasında, kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunması, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve aleyhine tenfiz istenen kişinin savunma hakkına riayet edilmiş olması gibi hususlar yer almaktadır.

İnceleme konusu kararda, en can alıcı nokta, kamu düzeni engelinin nasıl yorumlandığıdır. Kamu düzeni, soyut ve içeriği zamana ve mekana göre değişebilen bir kavramdır. Ancak, Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde, kamu düzeninin, bir ülkenin temel hukuk ilkelerini, anayasal düzenini, ahlak anlayışını ve genel siyasetini ifade ettiği kabul edilmektedir [2]. Vurgulanmalıdır ki, yabancı bir mahkeme kararının Türk hukukunun emredici bir hükmüne aykırı olması, tek başına kamu düzenine aykırılık olarak kabul edilemez. Kamu düzenine aykırılıktan bahsedebilmek için, ihlalin “açıkça” olması, yani Türk hukuk sisteminin temel prensiplerine ve adalet anlayışına tahammül edilemez bir aykırılık teşkil etmesi gerekir [3].

İflas hukukunun amacı, borçlunun tüm malvarlığının tasfiye edilerek, alacaklıların alacaklarının eşit bir şekilde ödenmesini sağlamaktır. Bu süreç, sadece borçlu ve alacaklılar arasındaki özel hukuk ilişkisini değil, aynı zamanda genel ekonomik düzeni de etkileyen kamusal bir nitelik taşır. Bu nedenle, iflas kararlarının tanınması ve tenfizinde, kamu düzeni engeli daha hassas bir şekilde değerlendirilmelidir.

İnceleme konusu kararda, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, Almanya’da verilen iflas kararının tanınmasının, Türkiye’de iflasa tabi olmayan bir gerçek kişi hakkında geriye etkili olarak cebrî icra ve iflas sonuçları doğuracağı ve bu durumun alacaklıların mülkiyet hakkını ihlal edeceği gerekçesiyle kamu düzenine aykırı olduğuna karar vermiştir. Kanaatimizce, bu yaklaşım, uluslararası iflas hukukunun temel prensipleri ile ulusal hukukun koruma mekanizmaları arasında makul bir denge kurma çabasının bir ürünüdür. Zira, bir ülkede verilen iflas kararının, başka bir ülkede, o ülkenin iflas hukukunun temel prensiplerine ve alacaklıların haklarını koruma amacına aykırı sonuçlar doğuracak şekilde tanınması, kamu düzeni engelinin devreye girmesini gerektirir.

Öte yandan, kararda tartışılması gereken bir diğer önemli husus da karşılıklılık ilkesidir. MÖHÜK’ün 54/a maddesi, tenfiz için, kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunmasını şart koşmaktadır. Karşılıklılık, ahdi (sözleşmesel) veya fiili (de facto) olabilir. İnceleme konusu kararda, karşılıklılık şartının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmamıştır. Ancak, Almanya ile Türkiye arasında iflas kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda bir sözleşme bulunmadığından, fiili karşılıklılığın araştırılması gerekirdi. Fiili karşılıklılık, Türk mahkemelerince verilen iflas kararlarının Almanya’da tanınıp tenfiz edilip edilmediğinin araştırılmasını gerektirir. Bu araştırmanın yapılmamış olması, kararın eksik incelemeye dayandığı eleştirisine yol açabilir.

SONUÇ

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin inceleme konusu kararı, yabancı iflas kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi meselesinde, kamu düzeni engelinin nasıl yorumlanması gerektiği konusunda önemli bir içtihat niteliğindedir. Karar, özellikle borçlunun Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de iflasa tabi olmayan bir gerçek kişi olması durumunda, yabancı iflas kararının tanınmasının, alacaklıların haklarını ihlal edeceği ve bu nedenle kamu düzenine aykırı olacağı yönündeki yerel mahkeme kararını onamakla, ulusal hukukun koruma mekanizmalarını ön plana çıkarmıştır.

Kanaatimizce, bu karar, kamu düzeni engelinin, sadece şekli bir denetim aracı olmadığını, aynı zamanda maddi adaleti ve ulusal hukukun temel prensiplerini koruma fonksiyonu gördüğünü göstermesi bakımından isabetlidir. Ancak, kararda karşılıklılık ilkesinin yeterince tartışılmamış olması, bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Gelecekteki benzer uyuşmazlıklarda, mahkemelerin, kamu düzeni engeli ile birlikte, karşılıklılık şartını da titizlikle araştırması, uluslararası iflas hukukunun yeknesak uygulanması ve hukuki güvenlik ilkesinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

KAYNAKÇA

[1] Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3678, K. 2025/4288, T. 10.12.2025.

[2] Önal, A. (2014). Yabancı Unsurlu İflâs Davalarında Türk Mahkemelerinin Yetkisi Sorunu. *Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi*, *16*(Özel Sayı), 2881-2907.

[3] Aygül, M. (2012). Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Davalarında Bazı Usul Hukuku Problemleri (Harç-İspat Yükü ve Deliller-Vasıflandırma). *Public and Private International Law Bulletin*, *31*(2), 83-121.

[4] Gün + Partners. (2025). Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarında Kamu Düzeni Denetimi: 2025 Yılı Kararları Üzerinden Güncel Eğilimler. https://gun.av.tr/tr/goruslerimiz/guncel-yazilar/yabanci-mahkeme-ve-hakem-kararlarinda-kamu-duzeni-denetimi-2025-yili-kararlari-uzerinden-guncel-egilimler