I. GİRİŞ

Ceza hukukunda lehe kanun ilkesi, fail lehine sonuç doğuran kanuni düzenlemelerin geçmişe etkili şekilde uygulanmasını zorunlu kılan temel anayasal ilkelerden biridir. Bu ilke, yalnızca cezanın miktarına değil, ceza muhakemesi kurumlarının uygulanabilirliğine de doğrudan etki eder.

Son dönemde hakaret suçunun (TCK 125/2,125/3-b,-c ,125/4 ) genel olarak ön ödeme kapsamına alınması, ön ödeme kasamındaki suçların artırılması, özellikle daha önce bu suçtan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmiş sanıklar bakımından önemli hukuki tartışmaları beraberinde getirmiştir. 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesinin ardından 14.11.2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu çalışma, ilk işlediği suçu olduğu, ve bundan dolayı hakkında HAGB hükmü verilen; ardından ikinci kez suç işlediği için HAGB şartlarını kaybeden sanıklar yönünden, ön ödeme düzenlemesinin lehe etkisinin ikinci dosyaya sirayet edip etmeyeceğini irdelemektedir. Örneğin, sanığın hakaret suçunu işlediği tarihte yürürlükte olmayan bu lehe düzenleme sebebiyle, sanık hakkında açılan 2.ceza davasında mahkumiyet kararı verilip, HAGB kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması üzerine açılan yeni davada ön ödeme hükümlerinin uygulanması sebebiyle düşme kararı verilecektir. Dolayısıyla ortadan kalkan önceki tarihli HAGB hükmü sebebiyle sanık hakkında açılan ikinci ceza davasında HAGB uygulanamamaktadır. Kanun önünde eşitlik ve adil yargılanma hakkı bağlamında, her vatandaşın ceza yargılamalarında -kanuni şartlarının oluşması şartıyla- HAGB kurumundan bir kez faydalanma hakkı vardır. Nitekim her adli sicil kaydı, bir sonraki cezanın tayininde hakimin dikkate aldığı bir unsurdur.

II. HAKARET SUÇU VE ÖN ÖDEME KURUMU

Ön ödeme, Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinde düzenlenen ve belirli suçlar bakımından kamu davasının açılmasını veya devamını engelleyen, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir kurumdur. Ön ödeme kapsamına alınan suçlar yönünden, sanığın belirlenen bedeli ödemesi halinde:

- Kamu davası açılmaz,

- Açılmışsa düşer,

- Mahkûmiyet hükmü kurulmaz.

Hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması, bu suçun yaptırım rejimini kökten değiştiren bir düzenlemedir. Artık hakaret suçu, belirli şartlar altında cezasızlık sonucunu doğurabilmektedir.

III. HAGB KURUMU VE TEKRAR SUÇ İŞLEME HALİ

HAGB, CMK m.231 uyarınca sanık hakkında verilen hükmün hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan, fail lehine istisnai bir muhakeme kurumudur. Ancak kanun koyucu, bu kurumun suistimal edilmesini önlemek amacıyla bazı sınırlamalar getirmiştir. Bunlardan en önemlisi:

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan HAGB almış olması halinde, yeniden HAGB uygulanamamasıdır.

Bu çerçevede, hakaret suçundan HAGB alan bir sanık, denetim süresi içinde veya sonrasında ikinci bir suç işlemesi halinde, ikinci dosyada HAGB’den yararlanamamaktadır.

IV. LEHE KANUN İLKESİ VE GERİYE ETKİLİ UYGULAMA

Anayasa m.38 ve TCK m.7/2 uyarınca, fail lehine olan kanun hükümleri geçmişe etkili olarak uygulanır. Bu ilke yalnızca cezanın miktarını değil, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran veya hafifleten tüm düzenlemeleri kapsar.

Hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması, sanık lehine sonuç doğuran esaslı bir norm değişikliğidir. Bu nedenle:

- Daha önce kesinleşmiş olsa dahi,

- Hakaret suçuna ilişkin mahkûmiyet veya HAGB kararları,

- Lehe kanun değerlendirmesine tabi tutulmalıdır.

V. BİRİNCİ SUÇTAN ÖN ÖDEME UYGULANMASININ İKİNCİ DOSYAYA ETKİSİ

Çalışmanın temel tezini oluşturan husus şudur:

Eğer sanık, hakaret suçunu ilk işlediğinde HAGB almış; ancak bu suç daha sonra ön ödeme kapsamına alınmışsa, sanığa ön ödeme ihtaratı yapılmalı ve ödeme halinde bu suç hiç işlenmemiş sayılmalıdır.

Bu durumda:

1. Birinci suç hukuken ortadan kalkmış olur.

2. Sanığın sabıka durumu yeniden değerlendirilir.

3. İkinci suç yönünden “daha önce HAGB almış olma” engeli ortadan kalkar.

4. İkinci suçtan verilen mahkûmiyet kararı, lehe kanun nedeniyle ortadan kaldırılmalıdır.

5. Şartları oluştuğu takdirde ikinci dosyada HAGB uygulanmalıdır.

Ancak sanığın işlediği ikinci suçtan açılan davada , mahkumiyet kararı verildikten sonra bu lehe düzenlemenin nasıl uygulanacağı belirsizlik taşımaktadır. Zira yargılamanın yenilenmesi sebepleri CMK Madde 311’de sayılmıştır. İlgili maddenin d bendinde esas alınan ‘’hukuk mahkemesi’’ kararının ortadan kalkması diye belirtilmiştir. Dolayısıyla ceza mahkemesinin daha önceki tarihli vermiş olduğu hükmün ortadan kakması sayılmamıştır. Maddenin e bendi ise konuya uymamaktadır. Bu durumda sanığın ikinci ceza davasında re’sen ek karar verme suretiyle, sanık hakkında verilen önceki HAGB hükmünün ortadan kalkması ile HAGB kurumundan faydalanma fırsatı kazanan sanık hakkında (kanuni şartları oluştuğu takdirde) HAGB kurumu uygulanmalıdır. Sanığın başvurması gerekli olmamalıdır çünkü geçtiğimiz yıllardaki kanun değişiklik sebebiyle HAGB kurumundan faydalanan sanık hakkında re’sen uygulanır. Yahut kanuni boşluğun doldurulması gerekmektedir. Yeni bir kanuni düzenleme yapılmak suretiyle, sanık hakkında açılan ikinci ceza davasında hakim mahkumiyet kararı verecekse, sanığın adli sicil kaydından daha önce ön ödeme kapsamındaki bir suçtan HAGB kurumundan faydalanıp faydalanmadığını, hükmün ön ödeme düzenlemesi nedeniyle ortadan kaldırıldığını gözetmekle yükümlü tutulmalıdır.

Zira hukuken hiç var olmamış bir fiilin, sanığın aleyhine sonuç doğurması ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmaz.

VI. UYGULAMANIN SINIRI

Uygulama yalnızca şu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde mümkündür:

- İlk suçtan HAGB kararı verilmiş olmalıdır.

- İlk suç sonradan ön ödeme kapsamına alınmış olmalıdır.

- Sanık, ön ödeme ihtaratı üzerine belirlenen bedeli süresinde ödemelidir.

- İkinci suç, HAGB uygulanabilir ceza sınırları içinde kalmalıdır.

Bu şartlar dışında kalan dosyalar bakımından, bu yorumun genelleştirilmesi mümkün değildir.

VII. SONUÇ

Hakaret suçu ve birtakım .suçların ön ödeme kapsamına alınması, yalnızca bu suça ilişkin davaları değil, zincirleme şekilde diğer dosyaları da etkileyebilecek nitelikte bir lehe kanuni düzenlemedir. İlk suçun hukuken ortadan kalkması, ikinci suç bakımından HAGB engelinin de ortadan kalkmasını gerektirir.

Aksi yöndeki yorumlar:

- Lehe kanun ilkesine,

- Ceza sorumluluğunun şahsiliğine,

- Hakkaniyet ve ölçülülük ilkelerine açıkça aykırılık teşkil eder.

Bu nedenle, belirtilen koşullar altında yeniden yargılama yapılması ve ikinci dosyada HAGB uygulanması, hem hukuka hem de adalet duygusuna uygun düşmektedir.