Ticari hayatın vazgeçilmez unsuru olan kambiyo senetleri (çek, poliçe, bono) tedavüle çıkarıldıktan sonra eksiklik veya yanlışlık sebebiyle değişikliklerle muhatap olabilmektedir. Senet metnindeki değişiklikler bedele, vadeye, keşide tarihine, lehtara vs ilişkin olabilmektedir. Uygulama da özellikle çeklerde ibraz süresinin kaçırılması sebebiyle  düzenleme tarihlerinde değişiklikler yapılmaktadır. Yapılan değişikliğin keşideci veya ciranta tarafından yapılıp yapılmadığı, usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgililerin rızasının olup olmadığı farklı sonuçlar vermektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun ''Senet metninde değişiklikler'' başlıklı 748 inci maddesindeki düzenleme ''Bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar'' şeklindedir. Türk Ticaret Kanunundaki  atıflar sebebiyle bu hüküm çekler ve bonolara da uygulanmaktadır

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti'' başlıklı 207 inci maddesi ''Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.'' şeklindedir.

Kanuni düzenlemeler gereği senet metninde yapılan değişikliğe verilecek rıza; değişikliğin imzalanması veya paraflanması ile mümkündür.

HMK'nun 207. maddesi hükmü gereğince; senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından onanması (paraf veya imza edilmesi) gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr halinde göz önünde tutulmaz. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin, geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Değişiklik yanında bulunan imzaya veya parafa itiraz halinde ise, mahkemece, yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Değişikliğin onaylı olmaması veya değişiklik yanındaki imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. (Bursa BAM  6. Hukuk Dairesi 2021/2373E. 2022/400K.)

''...bonodaki tanzim tarihinin ve bedelin sonradan tahrif edildiği yolundaki iddiaya gelince: Bono metninin sonradan değiştirilmesi, bütün ilgililerin birlikte gerçekleştirmesi gereken bir işlemdir. Poliçe metninde tahrifatı düzenleyen ve açık atıf hükmü (T.T.K.md. 690) nedeniyle bonolara da aynen uygulanması gereken T.T.K. nun 660. maddesine göre, bir poliçe metninin tahrif edildiği hallerde, tahrifattan sonra poliçe üzerine imza koymuş olanlar tahrif edilmiş metin gereğince; tahrifattan önce imza koyanlar ise, eski metne göre sorumlu olurlar. Yasanın bu hükmü, öğretide "imzaların bağımsızlığı" olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur...'' (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/04/2004 tarihli 2004/19/118 Esas 2004/205 Karar)

Çek keşideci tarafından tedavüle sokulduktan sonra tahrifat gerçekleşmiş ise bu durumda tahrifata müdahale imkanı olmadığından, kusuru bulunmadığından değişiklikten doğacak hukuki sonuçtan sorumlu tutulamaz.

Somut olayda davacı - borçlu tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan takip dayanağı çekin değişiklikten önceki metnine göre keşide tarihinin 30/05/2017 tarihi olup  keşide tarihinin 30/08/2017 olarak değiştirilmesinden doğacak hukuki sonuçlardan davacı borçlu sorumlu tutulamaz.30/05/2017 keşide tarihi itibariyle de dayanak çekin TTK 796 maddesi uyarınca süresinde bankaya ibraz edilmemesi suretiyle aynı yasanın 808. maddesi uyarınca davacı borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılamayacağından mahkemece davanın reddine dair verilen kararın isabetsiz olduğu, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının şikayetinin kabulü ile takibin davacı - borçlu yönünden iptaline oy çokluğu ile karar vermek gerekmiştir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Kararı)

Somut olayımızda davacı/borçlu tarafça sunulan çekin tahrif edilmeden çekildiği iddia edilen görüntüsünün incelenmesinde çekin düzenlenme tarihinin 30/04/2023 olduğu görülmekte iken, takip dayanağı çekin icra müdürlüğünce onaylı örneğinin incelenmesinde düzenleme tarihinde 30/06/2023 olduğu görülmektedir. Ne var ki düzenleme tarihinde 06 olarak gözüken bölümde koyulaşma, birden fazla kez üzerinden kalemle geçme gibi bir durumun mevcudiyeti göze çarpmaktadır. İlgili bölümde keşideci tarafça herhangi bir paraf veya imza durumu da mevcut değildir. Bu haliyle yukarıda anılan Yargıtay içtihadı uyarınca da bu husus yok hükmünde olacaktır. Düzenleme tarihinde tahrifatın ise doğuracağı hukuki sonuç borçlu/davacı tarafın iddia etmiş olduğu düzenleme tarihinin geçerli olmasıdır. Bu haliyle somut olayımızda takip dayanağı çekin düzenleme tarihinin 30/04/2023 tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Takip dayanağı çekin arka yüzünün incelenmesinde ibraz tarihi olarak 30/06/2023 tarihi gözükmektedir. Bu hali ile söz konusu çekin süresinde ibraz edilmediği mahkememizce kabul edilmektedir. (Erba İcra Hukuk Mahkemesi Kararı)

Çekteki gerçek düzenleme tarihi dikkate alındığında ibraz süresi geçtikten sonra bankaya ibraz edilen çek kambiyo vasfını kaybeder. Tahrifattan önceki durumu  nazara alındığında keşide tarihinden belli süre içerisinde bankaya ibraz edilmemiş olan senet çek vasfını kaybettiğinden(adi yazılı senet niteliğinde sayılmakta) kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılamaz, yapılmış ise takibin iptali gerekir. Nitekim İİK.nun 170/a-2. maddesi gereği icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir.

Tahrifat iddiası senette imzası bulunan tüm tarafları etkileyebilecek bir husus olması sebebiyle keşideci dışındaki kişilerinde itiraz ve şikayet hakkı bulunmakta olup tahrifat iddiası mutlak defi niteliğindedir.

Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi ya da imzalanması gerekir. Ayrıca bu durum çekin vasfını etkileyen bir husus olduğundan, keşideci dışındaki tarafların da itiraz ve şikayette bulunmakta hukuki yararları vardır.” (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16/11/2020 tarih, 2020/2358 Esas ve 2020/9830 Karar sayılı içtihadı)

Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve 2013/19-1746 E., 2015/896 K.).