Rekabet Kurulu (“Kurul”), BP Petrolleri A.Ş. ile BP Turkey Refining Ltd. Şti.’nin tüm hisselerinin (birlikte “BP Türkiye”), Petrol Ofisi A.Ş. (“PO”) tarafından devralınması işlemine PO tarafından sunulan taahhütler çerçevesinde koşullu izin vermiştir[1].

İşlem Rekabet Kurumuna (“Kurum”) 18 Aralık 2023 tarihinde bildirilmiş, 4 Eylül 2024 tarihinde taahhüt paketi devrala Po tarafından Kurum’a sunulmuş, 12 Eylül 2024 tarihinde işleme oyçokluğu ile izin verilmiş, gerekçeli karar 3 Kasım 2025 tarihinde Kurumun internet sitesinde yayınlanmıştır. Kararda, iki Kurul üyesinin imzasını taşıyan bir karşı oy bulunmaktadır.

Karar, yalnızca Türkiye akaryakıt piyasasındaki yatay ve dikey yoğunlaşma etkilerini değil, aynı zamanda rekabet endişelerini gidermek üzere getirilen kapsamlı taahhütlerin yeterliliğini de tartışması bakımından önem taşımaktadır.

Bu bilgi notunda, Kurul’un işlemin ilgili pazarlar üzerindeki etkisine ve taahhütlere ilişkin değerlendirmesi ile karşı oy gerekçeleri özetlenecektir.

1. İşlem Tarafları ve İlgili Pazarlar

İşlem, BP Türkiye’nin tüm hisselerinin, Vitol Netherlands Coöperatief U.A.’nın (“Vitol”) kontrolü altında olan PO tarafından devralınmasına ilişkindir. Vitol, küresel ölçekte petrol, LPG, doğal gaz ve enerji ürünleri ticareti yapan bir enerji şirketidir; Türkiye’de PO, Vitol Enerji ve Vava Cars üzerinden faaliyet göstermektedir. PO, akaryakıt ve LPG dağıtımı, depolama, perakende satış ve madeni yağ üretiminde geniş bir ağ yapısına sahiptir. BP Petrolleri A.Ş. (“BP A.Ş.”), Türkiye’de benzin, motorin, fuel-oil, gaz yağı ve otogaz LPG ürünlerinin dağıtım ve satışını yürütmekte; bayilik sözleşmeleri ile faaliyet gösteren bayiler ve şirket tarafından işletilen istasyonlar üzerinden perakende satış yapmaktadır. BP A.Ş., Türkiye genelinde 773 istasyon ile faaliyet göstermektedir. Şirketin depolama alanındaki en önemli varlığı, Shell & Turcas Petrol A.Ş. (“Shell”) ile ortak kontrol ettiği Çekisan Antalya Terminali’dir.

Kurul, petrol ve LPG sektörlerinin düzenlemeye tâbi ve lisans temelli yapısı gereği faaliyet zincirini depolama, dağıtım, perakende satış, tedarik ve biodizel satışı şeklinde katmanlı bir yapı olarak ele almıştır. Ürünlerin kimyasal özellikleri, kullanım alanları ve lisans–teknik gereklilikler nedeniyle talep ve arz yönlü ikamenin sınırlı olduğu tespit edilmiş; bu nedenle faaliyetler ayrı ilgili pazarlar olarak değerlendirilmiştir.

Depolama Faaliyetine İlişkin Pazarlar: Dağıtıcıların satış ve ulusal stok yükümlülükleri depolama ihtiyacını zorunlu kılmakta; üçüncü kişilere verilen depolama hizmetleri ise bağımsız bir faaliyet olarak görülmektedir. Ataş ve Çekisan tesislerinde ürün bazında fiyat farklılaşması olmadığı ve teknik ayrım gerekmediği; buna karşılık LPG depolamanın farklı güvenlik ve lisans gereklilikleri nedeniyle ayrı bir faaliyet olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda ilgili ürün pazarları “akaryakıt depolama hizmetleri” ve “LPG depolama hizmetleri” olarak belirlenmiştir. Akaryakıt depolama için coğrafi pazar Akdeniz Bölgesi; LPG depolama için ise coğrafi pazar tanımına gerek olmadığı ifade edilmiştir.

Dağıtım Faaliyetine İlişkin İlgili Pazarlar: Dağıtım faaliyeti bayilere toplu satışları, serbest kullanıcılara satışları ve dağıtıcılar arası ticareti kapsamaktadır. Benzin, motorin, fuel-oil, gaz yağı ve otogaz LPG bakımından talep ikamesinin sınırlı olması nedeniyle bu ürünler ayrı pazarlar olarak tanımlanmıştır. Avrupa Komisyonu içtihadı[2] ve Kurul’un yakın tarihli kararları[3] doğrultusunda ilgili ürün pazarları her bir ürün özelinde “benzin dağıtımı”, “motorin dağıtımı”, “otogaz LPG dağıtımı”, “fuel-oil dağıtımı” ve “gaz yağı dağıtımı” şeklinde belirlenmiş; coğrafi pazar tüm ürünler için Türkiye olarak kabul edilmiştir.

Perakende Satışlar Bakımından İlgili Ürün Pazarları: Kurul, Avrupa Komisyonu uygulamasıyla[4] da uyumlu biçimde perakende satışları müşteri türüne göre B2B ve B2C olarak ikiye ayırmaktadır. B2B satışlar, taşıt tanıma sistemleri üzerinden indirimli ve sözleşmeli koşullarla filo ve kamu müşterilerine yapılan satışları; B2C satışlar ise pompa fiyatı üzerinden anlık perakende satışları ifade etmektedir. Perakende düzeyde ilgili ürün pazarları “B2B benzin perakende satışı”, “B2B motorin perakende satışı”, “B2C benzin perakende satışı”, “B2C motorin perakende satışı” ve “otogaz LPG perakende satışı” şeklinde belirlenmiştir.

B2B perakende satışlar bakımından filo ve kamu müşterilerinin sözleşme, indirim ve istasyon ağına ilişkin tercihleri ulusal düzeyde rekabeti gündeme getirdiğinden B2B müşterileri açısından perakende satışlarda coğrafi pazar Türkiye olarak tespit edilmiştir. B2C perakende satışlar bakımından ise Kurul önce il ve ilçe düzeyinde rekabetin seviyesini, ardından yerel rekabetin daha açık biçimde izlenebilmesi için “havza alanları”nı esas almıştır. Büyükşehir merkez ilçeleri ve diğer şehir merkezlerinde 5 km, taşra ilçelerinde 20 km yarıçapın esas alındığı havza alanları belirlenmiştir.

Kurul ayrıca otoyol üzerindeki istasyonların rekabet koşullarını, giriş-çıkış kısıtları, yüksek yatırım ve kira maliyetleri ile ücretli geçişlerin yarattığı ek maliyet ve zaman unsurları nedeniyle otoyol dışı istasyonlardan farklı değerlendirerek otoyol istasyonlarının ayrı bir coğrafi pazar oluşturduğu sonucuna varmıştır.

Akaryakıt ve LPG Tedarikine İlişkin İlgili Pazarlar: Vitol’ün Türkiye’deki rafinerilere ve dağıtıcılara ham petrol, petrol ürünleri ve LPG satışı gerçekleştirmesi; BP’nin ise dağıtım faaliyetleri için yurt dışından ürün tedarik etmesi nedeniyle taraflar arasında dikey bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Kurul, önceki kararlarıyla paralel biçimde[5] akaryakıt tedariki ve LPG tedarikini ayrı ürün pazarları olarak değerlendirmiştir. Akaryakıt tedariki ve LPG tedariki pazarları için coğrafi pazar Türkiye olarak tanımlanmıştır.

Biodizel Satışı Bakımından İlgili Pazar: Biodizel motorinle harmanlanarak kullanılmakta; üretim yöntemi, lisans rejimi ve kullanım alanı bakımından diğer bioyakıtlardan ayrılmaktadır. Kurul, ikame ilişkilerinin bulunmaması nedeniyle ilgili ürünü “biodizel satışı” başlığı altında biyoyakıt pazarından daha dar bir biçimde tanımlamıştır ve ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.

2. Kurul’un Değerlendirmeleri ve Sektör Paydaşlarının İşleme İlişkin Görüşleri

Kurul, bildirime konu devralma işlemini tedarik, depolama, dağıtım ve perakende satış seviyelerinde toplam on beş farklı ilgili ürün pazarı bakımından değerlendirmiştir. İnceleme, yatay ve dikey etkiler çerçevesinde yapılmış; özellikle motorin ve gaz yağı dağıtımı pazarlarında işlem sonucunda ortaya çıkabilecek yoğunlaşma artışı Kurul analizinin merkezinde yer almıştır.

Yatay etki incelemesinde Kurul, motorin dağıtımı pazarında PO’nun işlem öncesinde lider konumda olduğunu ve BP’nin devralınmasıyla birleşik teşebbüsün pazar payının anlamlı ölçüde artacağını tespit etmiştir. Motorin pazarının hem yüksek hacim hem de ithalat bağımlılığı nedeniyle rekabet açısından stratejik bir öneme sahip olduğu, birleşik teşebbüsün en yakın rakipleri karşısında daha güçlü bir konuma ulaşacağı ve işlem sonrasında HHI artışının Yatay Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz’da (“Yatay Kılavuz”) belirtilen eşikleri aştığı belirtilmiştir. Bu çerçevede Kurul, motorin dağıtımı pazarında tek taraflı etkiler bakımından dikkate alınması gereken bir yoğunlaşma artışı meydana geldiği kanaatine ulaşmıştır.

Gaz yağı dağıtımı pazarı, kota ve arz kısıtları nedeniyle daralmış bir piyasa yapısına sahiptir ve tek ikmal kaynağı TÜPRAŞ Kırıkkale Rafinerisi’dir. Kurul, PO’nun işlem öncesinde bu pazarda en yüksek pazar payına sahip olduğunu, BP’nin devralınmasıyla birleşik teşebbüsün pazar payının Yatay Kılavuz’da hâkim durum yaratılması bakımından öngörülen %50 eşiğinin üzerine çıkacağını ve gaz yağı pazarının işlem öncesinde dahi yoğunlaşmış olan yapısının işlemin ardından daha da artacağını belirtmiştir. Bu kapsamda birleşik teşebbüsün gaz yağı pazarındaki pazar gücü itibarıyla etkin rekabeti önemli ölçüde kısıtlayabileceği değerlendirilmiştir.

Benzin dağıtımı pazarında, işlem öncesinde Shell’in lider konumda olduğu, PO’nun BP’yi devralmasıyla birleşik teşebbüsün ikinci sıraya yükseleceği ve işlem sonrasında Shell’in liderliğini sürdürdüğü tespit edilmiştir. Kurul, bu nedenle benzin dağıtımı pazarında rekabet karşıtı bir etki ortaya çıkmasının beklenmediğini ifade etmiştir.

Otogaz LPG dağıtımı pazarında Aygaz’ın güçlü bir oyuncu olması ve piyasanın çok sayıda dağıtıcı teşebbüsün faaliyet gösterdiği parçalı bir yapıda bulunması nedeniyle işlem sonrasında ortaya çıkacak yoğunlaşmanın Yatay Kılavuz’daki eşiklerin altında kaldığı, bu nedenle rekabetçi bir endişe öngörülmediği belirtilmiştir. Fuel-oil dağıtımı pazarında ise BP’nin sınırlı varlığı nedeniyle birleşik teşebbüsün pazar payı işlem sonrası artmakla birlikte, HHI değişiminin düşük kalacağı ve Opet’in lider konumunu koruması sebebiyle bu pazarda rekabet karşıtı bir etki beklenmediği değerlendirilmiştir.

Kurul, depolama kapasitesinin akaryakıt sektöründe rekabet açısından kritik bir unsur olduğunu vurgulamıştır. Depolama kapasitesi, özellikle ithalatın yoğun olduğu motorin pazarında hem maliyet yapısını hem de arz sürekliliğini etkileyen temel bir değişkendir. Bu bağlamda BP’ye ait depolama kapasitelerinin PO’ya geçmesiyle birleşik teşebbüsün belirli bölgelerde güçlü olan konumunun daha da pekişebileceği ifade edilmiştir.

Perakende satış pazarlarında Kurul, rekabetin yerel düzeyde gerçekleştiğini kabul ederek yakalama alanları metodolojisini uygulamıştır. Merkez ilçelerde 5 km, taşrada ise 20 km yarıçap esas alınarak belirlenen coğrafi alanlar üzerinde yapılan incelemede, toplam 61 yakalama alanında pazar payı eşiklerinin aşıldığı ve bu alanlarda etkin rekabetin önemli ölçüde azalabileceği tespit edilmiştir. Otoyol istasyonları ise kurulum maliyetleri, mevzuat ve ardışıklık kuralları nedeniyle farklı rekabet koşullarına sahip olduğundan ayrı olarak değerlendirilmiş, otoyollar bakımından rekabetin mesafe ve ardışıklık temelli olarak şekillendiği belirtilmiştir. B2B satışlar bakımından Kurul, ticari müşterilerin fiyat ve ticari şartlara karşı daha duyarlı olmaları ve büyük alıcıların önemli alıcı gücüne sahip olması nedeniyle işlem sonrası ortaya çıkabilecek tek taraflı etkilerin bu segmentte daha sınırlı kalabileceğini değerlendirmiştir.

Kurul, motorin ve gaz yağı dağıtımı pazarlarında yüksek yatırım maliyetleri, asgari satış yükümlülükleri, bayi teşkilatı zorunlulukları, marka bilinirliği ve depolama kapasitesi gereklilikleri gibi unsurlar nedeniyle pazara giriş engellerinin yüksek olduğunu; bayilerin tek elden satın alma yükümlülüğü sebebiyle hem bayilerin hem de B2C müşterilerin alıcı gücünün sınırlı kaldığını belirtmiştir. Bu faktörler birlikte değerlendirildiğinde, motorin dağıtımı, gaz yağı dağıtımı ve belirli perakende satış yakalama alanlarında işlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde azalabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Dikey etkiler bakımından Kurul, Vitol’ün akaryakıt ve LPG tedariki seviyesindeki faaliyetlerini dikkate almakla birlikte bu pazarlardaki payların sınırlı olması nedeniyle BP’nin dağıtım faaliyetleri ile olan dikey ilişkinin rekabet açısından bir girdi kısıtlama riski doğurmadığını değerlendirmiştir. Ayrıca PO’nun Ege Enerji ile kurduğu ortak girişime[6] ilişkin daha önce tanınan bireysel muafiyette yer alan “üretimin en az %50’sinin rakiplere ayrılması” şartının da dikey etkiler bakımından rekabetçi endişeleri sınırlayan bir unsur olduğu ifade edilmiştir.

Ataş ve Çekisan’daki hisselerin devri ise tam işlevsel olmayan ortak girişimler kapsamında değerlendirilmiş ve bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde bir devralma işlemi olarak kabul edilmemiştir. Söz konusu işlemler Kanun’un 4. maddesi bakımından bir iş birliği niteliğinde ele alınmış ve 5. madde kapsamında bireysel muafiyet koşulları açısından değerlendirilmiştir. Kurul, her iki tesis için planlanan yatırımların ve operasyonel iyileştirmelerin verimlilik, maliyet avantajı ve tedarik sürekliliği sağlayacağı kanaatine vararak bireysel muafiyet şartlarının tamamının karşılandığına hükmetmiştir.

3. Kurul’un Taahhüt Paketine İlişkin Değerlendirmesi

Kurul, BP’nin PO tarafından devralınması işlemi sonucunda motorin dağıtımı, gaz yağı dağıtımı ve B2C perakende satış pazarlarına karşılık gelen yakalama alanlarında etkin rekabetin önemli ölçüde azalabileceğine hükmetmesinin ardından, PO tarafından Kurum’a sunulan taahhüt paketini ayrıntılı şekilde değerlendirmiştir.

Paket, rekabetçi endişelerin yoğunlaştığı pazarlar açısından yapısal ve davranışsal unsurlar içermektedir:

B2C perakende satışlara ilişkin yapısal taahhütler kapsamında PO, yoğunlaşma tespit edilen 61 yakalama alanında toplam 50 istasyonu üçüncü taraflara devretmeyi ve bu bayilerle beş yıl süreyle sözleşme yapmamayı taahhüt etmiştir. Ayrıca PO, yakalama alanlarından bağımsız olarak 220 istasyonluk geniş bir listeden seçilmek üzere en az 65 istasyonu daha devredecektir. Kurul, iki taahhüdün birlikte toplam 115 istasyonun elden çıkarılmasını sağlayarak yerel perakende pazarlarındaki rekabetçi endişeleri giderebilecek nitelikte olduğunu değerlendirmiştir.

Depolama kapasitesine ilişkin davranışsal taahhütler, motorin dağıtımı pazarındaki tek taraflı etki riskinin azaltılmasına yöneliktir. PO, pay sahibi olacağı Ataş ve Çekisan tesislerinde mevcut kullanım hakkı sahiplerinin sözleşmelerini sona erdirmeyeceğini; ayrıca üç yıl boyunca Ataş’ta %50, Çekisan’da ise %52 kapasite sınırını aşmayacağını taahhüt etmiştir. BP’nin hisselerine sahip olduğu Çekmece ve Ambarlı terminallerinin yeniden faaliyete başlamaması yönünde oy kullanacağını da beyan etmiştir. Kurul, bu taahhütlerin işlem öncesi koşulların korunmasına hizmet ettiğini ve motorin pazarındaki tek taraflı etkiyi bertaraf ettiğini belirtmiştir.

Gaz yağı dağıtımı pazarına ilişkin davranışsal taahhüt kapsamında PO, birleşik teşebbüsün pazar payının %50 eşiğinin üzerine çıkacağı dikkate alınarak, işlem sonrası üç yıl boyunca 2023 satış miktarı olan 606 tonu aşmayacağını taahhüt etmiştir. Kurul bu taahhüdün pazardaki yoğunlaşmanın etkilerini gidermeye elverişli olduğunu değerlendirmiştir.

PO ayrıca taahhütlerin uygulanmasını altı aylık dönemler halinde Kurum’a raporlayacaktır. Kurul, sunulan yapısal ve davranışsal taahhütlerin bir bütün olarak işlemden doğan rekabetçi endişeleri gidermede yeterli, orantılı ve uygulanabilir olduğunu belirleyerek devralma işlemine 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında koşullu izin vermiştir.

Kararda, PO’nun BP’yi devralmasına ilişkin olarak sektör paydaşlarının görüşlerine de değinilmiştir. Paydaşlar, PO’nun BP’yi devralmasının hem il bazında hem de ticari bölgelerde rekabeti etkileyebileceğini; PO’nun mevcut istasyon yoğunluğunun BP istasyonlarının eklenmesiyle daha da güçleneceğini ve özellikle motorin ile gaz yağı ürünlerinde birleşik teşebbüsün belirgin bir avantaj sağlayacağını ifade etmiştir. Depolama kapasitesine ilişkin olarak birçok temsilci, BP’nin depolama alanlarının PO’ya geçmesinin özellikle kapasite kısıtlı bölgelerde rekabetçi baskıyı azaltabileceğini, depolama kapasitesinin satış yoğunluğu dönemlerinde kritik bir unsur olduğunu ve PO’nun bazı bölgelerde depolama erişim taleplerine olumsuz yanıt verdiğini belirtmiştir; buna karşın bazı paydaşlar depolama alanının, özellikle LPG depolamanın, rekabetçi bir yapı arz ettiğini değerlendirmiştir. B2B satışlara ilişkin görüşlerde müşteri talebi, istasyon ağı genişliği ve ticari koşulların belirleyici olduğu; B2B ve B2C satışlarının ayrı pazar niteliği taşıdığı; B2B müşterilerinin uzun vadeli sözleşmeler ve fiyat esnekliği nedeniyle alternatif tedarikçilere geçişte daha istekli olabileceği belirtilmiştir. Son olarak, yerel rekabet dinamiklerinin il ve ilçe merkezleri, kırsal alanlar ve otoyollar arasında farklılaştığı; şehir içi bölgelerde nüfus ve erişim sürelerinin, otoyollarda ise istasyon mesafesi ve ardışıklığın rekabet açısından belirleyici olduğu ifade edilmiştir.

4. Sonuç

Karar, akaryakıt ve LPG sektörünün yapısal özellikleri ile yerel ve ulusal ölçekte farklılaşan rekabet dinamiklerini birlikte değerlendirerek, devralma işleminin ortaya çıkarabileceği yatay ve dikey etkileri kapsamlı biçimde ele almaktadır. Motorin ve gaz yağı gibi stratejik ürünlerde yoğunlaşma riskinin belirginleştiği tespit edilmiş; özellikle yerel perakende pazarlarında rekabetçi baskıyı azaltabilecek yapısal sorunlar detaylı şekilde analiz edilmiştir. PO tarafından sunulan taahhüt paketi, bu riskleri gidermeye yönelik yapısal ve davranışsal unsurlar içermekle birlikte, karşı oy yazısı, yoğunlaşmanın büyüklüğü ve kritik altyapı avantajı açısından hâlen tartışma alanı bulunduğunu göstermektedir.

Karşı oy yazısında, PO’nun BP’yi devralması işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında etkin rekabeti önemli ölçüde azaltacağı, bu nedenle Kurul çoğunluğunun kabul ettiği taahhüt paketinin işlem için yeterli görülmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir. Karşı oy yazısı, devralma işleminin pazar yapısı, birleşik teşebbüsün erişeceği güç, yakın rakiplik ilişkileri, motorin pazarındaki kritik altyapı avantajı, sektör paydaşlarının olumsuz değerlendirmeleri ve sunulan taahhüt paketinin rakamsal ve niteliksel yetersizliği hususlarına değinmektedir. Karşı oy yazısında, sektörün sıkı oligopol yapıda olduğu; PO, Opet ve Shell’in birlikte pazarın yaklaşık %67’sine sahip bulunduğu; PO’nun BP’yi devralmasıyla pazar payının %32’ye çıkacağı ve pazar payları %20’lerde seyreden en yakın iki rakibinin belirgin şekilde geride kalacağı ifade edilmiştir. PO’nun yaklaşık 2.000, BP’nin yaklaşık 700 istasyonu dikkate alındığında birleşik teşebbüsün 2.700 istasyona ulaşacağı; bu ölçeğin ve coğrafi yaygınlığın rekabetçi baskıyı azaltabileceği belirtilmiştir. Motorin dağıtımı bakımından PO’nun depolama kapasitesi, BP’nin Ataş kullanım hakları ve Vitol üzerinden sağlanan ithalat imkânı birlikte değerlendirildiğinde, birleşik teşebbüsün rakiplerine kıyasla daha güçlü ve avantajlı bir konuma geleceği değerlendirilmiştir. Karşı oyun temel eleştirisi, PO’nun sunmuş olduğu yapısal taahhütlerin etki düzeyidir. Dört yıl içinde elden çıkarılması öngörülen 115 istasyonun, birleşik teşebbüsün yaklaşık 2.700 istasyonu içinde yalnızca %4’e, devredilecek 175.500 tonluk satış hacminin ise toplam akaryakıt satışının ancak %1–2’sine karşılık geldiği vurgulanmıştır. Ayrıca taahhütlerin, PO-BP bütünleşik yapısının söz konusu dönem içinde yeni istasyon açmasını veya devralmasını sınırlamadığı; finansal kapasitesi ve marka bilinirliği dikkate alındığında elden çıkarılan istasyonların “kolaylıkla telafi edilebileceği” ifade edilmiştir. Bu nedenlerle taahhütlerin pazardaki yoğunlaşmayı azaltmak bakımından yetersiz ve sürdürülebilir etkiden yoksun olduğu değerlendirilmiştir.

Bu yönüyle, Kurul’un oy çokluğu ile taahhütler çerçevesinde verdiği koşullu izin kararı, hem taahhüt mekanizmalarının rekabet hukuku uygulamasındaki yerine hem de enerji piyasalarındaki birleşme incelemelerinin çok katmanlı niteliğine işaret eden önemli bir örnek niteliğindedir.

Av. Baran BAŞ

Av. Gülce KORKMAZ

-------------

[1] Kurul'un 12 Eylül 2024 tarihli 24-37/885-379 sayılı gerekçeli kararı için; https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=143f9ad2-4d49-4f5c-84c3-8c933e9fe0fe

[2] Kararda atıf yapılan Avrupa Komisyonu kararları için bkz.: Case No. M.9626 PKN Orlen/Energa, para. 36; M.7318 Rosneft/Morgan Stanley Global Oil Merchanting Unit, para. 14; M.4934 Kazmunaigaz/Rompetrol, para. 6; M.9014 PKN Orlen S.A./Grupa Lotos S.A., para. 165.

[3] Kararda atıf yapılan Kurul kararları için bkz.: Kurul’un 11.01.2018 tarih ve 18-02/20-10 sayılı, 12.03.2020 tarih ve 20-14/192-98 sayılı, 27.10.2016 tarih ve 16-35/591-260 sayılı kararları.

[4] Kararda atıf yapılan Komisyon kararı için bkz. Case No. M.7603 Statoil Fuel And Retail/Dansk Fuels.

[5] Kararda atıf yapılan Kurul kararları için bkz. Kurul’un 13.04.2023 tarih ve 23-18/341-113 sayılı kararı ile 19.12.2019 tarih ve 19-45/769-331 sayılı kararı.

[6] Rekabet Kurulunun 15.08.2024 tarih ve 24-33/780-327 sayılı kararı.