1. Duruşmanın Aleniliği
Kovuşturmada amaç; iddiaları ve savunmaları değerlendirmek suretiyle maddi hakikate ve adalete ulaşmak olduğundan, dosyanın kalabalık oluşu, tutukluluk, adli kontrol ve elkoyma tedbirlerinin de yoğunluğu gözetilerek,
Duruşmanın aleniliğinin kural, kapalılığının istisna olduğu, iddia ve savunma ile yargılamanın üçüncü kişiler tarafından duruşma salonunda takip edilebilmesini sağlayan aleniliğin önemli bir kural olduğu, bundan vazgeçilmesinin yasal şartlarının oluşmasının gerektiği,
Mahkeme tarafından yalnızca genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde; CMK m.182/2 gereğince, nedenleriyle birlikte tutanağa yazılmak kaydıyla duruşmanın açıklığının kaldırılması ve duruşmanın kapalı yapılması kararının verilebileceği,
Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hükmün açık duruşmada açıklanmasının zorunlu olduğu,
CMK m.187/1’e göre mahkemece kapalı duruşmada bulunması gerekenler dışında bazı kişilerin hazır bulunmalarına izin verilebileceği,
CMK m.187/3 uyarınca kapalı duruşmanın içeriğinin hiçbir iletişim aracıyla yayımlanamayacağı, yani dışarı aktarılamayacağı, bu kural ile CMK m.183’de yer alan aleni duruşmanın ses ve görüntü alıcı aletlerle kayda alınmaması yasağının birbirine karıştırılmaması gerektiği,
Duruşmanın aleniliği şartları oluşması durumda ise, taleple veya re’sen kapalılık kararından vazgeçilebileceği,
İzahtan vareste olmakla;
Sanık veya izleyici sayısının çok olduğu davalarda, iddia ve özellikle savunma haklarının korunması amacıyla, duruşma salonunun fiziki şartları da nazara alınarak, bir kısım sanık yakınlarının salona alınması, diğerlerinin duruşmayı takip etmesine izin verilmemesi yönünde bir uygulamanın duruşmanın aleniliği kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği, ancak kapalılık kararı verilmeden de CMK m.187/1 kapsamına giren bir yöntemin uygulanamayacağı, kapalılık kararı verilmeden yapılan duruşma salonuna girişin sınırlandırılmasına dair uygulamaların fiili olduğu, bu nedenle yasal şartları varsa, CMK m.187/1’e göre hareket edilmesi gerekir.
2. Taraf Sayısı Çok Olan Davada Karşılaşılabilecek Usul Sorunları ve Çözüm Önerileri
Bir kısmı tutuklu olmak üzere, çok sayıda sanığın yargılandığı bir davada, duruşmaya ilişkin usul hükümlerinin tümünün eksiksiz uygulanmasının mümkün olamayacağından;
Öncelikle; CMK m.203 uyarınca, duruşmanın düzeni mahkeme başkanı veya hakimi tarafından sağlanacağından, tarafların taşkın hareketleri nedeniyle düzenin sağlanamadığı, yargılamanın aksadığı durumlarda mahkeme başkanı veya hakimi tarafından duruşmayı ertelemek yerine, CMK m.203 uyarınca düzeni bozanların salon dışına çıkarılması sağlanarak, duruşmaya devam edilmesi,
Yargılamada ilk olarak tutuklu sanıkların sorgularının yapılarak, müdafilerinin savunmalarının tespit edilmesi, savunma sıralamasında suça konu fiile göre bir ayırıma gidilmesi mümkün olmayacağından, isnat olunan suçlara konu tüm fiiller yönünden sanıklardan ve müdafilerinden savunma yapmalarının istenilmesi,
CMK m.201 uyarınca; iddia makamının ve tarafların doğrudan soru sorma hakkı bulunmakla birlikte, bu hakkın sadece ilgili taraflarca kullanılmasının sağlanması,
Şikayetçi beyanlarının ve katılma işlemlerinin tamamlanmasından sonra delillerin ikamesine başlanacağı, CMK m.215 uyarınca suç ortağının, tanığın veya bilirkişinin dinlenmesinden ve herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine sorulması gerekmekle birlikte, delil mahiyetindeki her belgenin okunmasından, her bir tanığın dinlenmesinden sonra ayrı ayrı bu usulün uygulanması, çok sayıda sanık ve sanık sayısından daha fazla müdafi olabileceği gözetildiğinde mümkün olamayacağından, delillere karşı beyanda bulunma hakkının CMK m.216 uyarınca delillerin tartışılması aşamasında kullanılması,
Bu şekilde delil ikamesi aşaması da tamamlandıktan sonra delillerin tartışılması, yani son beyan ve savunmaların alınmasına başlanılması ve sırasıyla; katılanların ve vekillerinin beyanlarının, iddia makamının mütalaasının ve sonrasında sanıklar ile müdafilerinin esas hakkında savunmalarının ve son sözlerinin tespiti ile yargılamanın bitirilmesi,
Sanık sayısı fazla olan davalarda; savunma hakkının özüne kısıtlama getirilmeden, fakat sanık ve müdafi sayısının çokluğu da düşünülerek, her bir sanığa isnat edilen fiille ve buna ilişkin “delil tartışması” ile sınırlı olacak şekilde iddia ve savunma haklarının kullanılması sağlanarak, esas hakkında beyan ve savunmaların makul sürede sonuçlandırılması,
Yargılama sırasında ortaya çıkabilecek her türlü sorunun da usul kurallarının emredici hükümlerine aykırı davranılmadan pratik çözümlerle halledilmesi, mahkemenin baktığı bir dava dosyası bulunduğunda, zorunluluk olmadıkça duruşmaya ara verilmeden yargılamaya devam edilerek bitirilmesi,
Hususları dikkate alınmalıdır.
Prof. Dr. Ersan Şen
Av. Taner Akıncı
(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)