1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine ilişkin Lahey Sözleşmesi velayet hakkını en iyi koruyan düzenlemedir.

Önce bu düzenleme ile ilgili ve yıllar önce benim karar verdiğim bir davadan söz etmek istiyorum.

Bir yabancı ülke de o ülke vatandaşı ile evlenen Türk kadın eşi ile geçinemeyince 2-3 yaşlarındaki çocuğunu da alıp Türkiye’ye dönmüş. O ülkede olay günün konusu olmuş, tüm medya olay hakkında birçok yayınlar yapmış, uzmanlar yorumlarda bulunmuş. Hatta dosyaya konan bir gazete haberine göre o ülkenin başbakanı bile bizim ilgili makamları aramış.

Benim için asıl sorun Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine ilişkin Lahey Sözleşmesinin bu olayla ilgili olarak uygulanın mümkün olup olmayacağı idi. Çünkü sözleşme ancak bu sözleşmenin tarafı olan ülkeler için uygulanıyordu ve somut olaydaki ülke olaydan sonra sözleşmeye taraf olmuştu. Doktrinde ve yargı kararlarında benzer bir örnekte bulamamıştım. Sonuçta o ülkenin olaydan sonra Lahey sözleşmesine taraf olduğu ve çocuğun sosyal çevresinin annesinin sosyal çevresi olacağı gerekçesi ile çocuğun yabancı ülkeye geri gönderilmesine, babaya teslimine ilişkin isteme ret kararı vermiştim, karar da Yargıtay onayından geçerek kesinleşmişti.

Bu olayı anımsamamın nedeni 2017'de Litvanya'da evlenen Prof. Dr. Veysi Çeri- Monika Çeri ve ortak çocukları ile ilgili yargısal süreç.

Çiftin, çocukları 2018 doğumlu. Çeri çifti, 17 Ağustos 2022'de Litvanya'nın Vilnius şehrinde anlaşmalı olarak boşandı. Vilnius Şehir Bölge Mahkemesi, anne ile babanın karşılıklı onayına dayanarak ortak çocuğun yerleşim yerinin anne tarafından belirlenmesine hükmederek, yılın belli zamanlarında babanın çocuğunu görmesine karar verdi.

Monika görüş gününde velayeti kendisine verilen çocuğu babasına getirdi fakat geri alamadığı ve babası tarafından kaçırıldığı ve kendisine bir buçuk yıl gösterilmediğini ileri sürerek yargı yoluna başvurdu. Taraflar arasındaki velayet davasında ise geçici velayetin baba Çeri'ye verilmesi kararı kaldırılarak, çocuk kaçırma davasının sonucunun beklenilmesine karar verildi. Veysi Çeri hakkında açılan, 'Uluslararası çocuk kaçırma' davasında mahkeme, baba Çeri'nin çocuğu haksız olarak alıkoyduğuna hükmederek, “çocuğun annesi ile birlikte yaşadığı mutad-alışılmış yerleşim yerine geri gönderilmesine

ilişkin hüküm kurdu. Bu hüküm Yargıtay tarafından onaylandı.

Çocuk Kaçırma hakkındaki Lahey Sözleşmesin de kural, çocuğun derhal mutad-alışılmış meskeninin bulunduğu ülkeye geri gönderilmesini sağlamaktır.

Ancak çocuk geri istendiğinde çocuğun bulunduğu ülkenin geri göndermeden kaçınabileceği durumlarda sözleşmede düzenlemiştir.

Lahey Sözleşmesi; m. 12/2 uyarınca taraf devletin, adli veya idari makamına başvuru anında çocuğun yerinin değiştirilmesi ya da alıkonulmasından itibaren bir yıldan daha fazla bir süre geçmiş ise çocuğun yeni çevresine uyum sağladığının belirlenmesi halinde geri vermeyebilir.

m. 13/1-(a) Çocuğun bakımını yüklenmiş bulunan kişi veya kurum, yer değiştirme veya alıkoyma döneminde, çocuğun koruma hakkını etkili şekilde yerine getirmiyor idiyse veya yer değiştirmeye veya alıkoymaya onay vermiş veya daha sonra kabul etmiş ise, yetkili resmi makam çocuğun geri dönmesini sağlamak zorunda değildir.

m. 13/1-(b) Çocuğun geri dönmesinin, çocuğu fiziki veya psikolojik bir tehlike ile karşı karşıya bırakacağı veya başka bir şekilde hoş görülmeyecek bir duruma düşüreceğinin saptanması halinde, ilgili yargısal makamların geri vermeyi önleme yetkisi vardır.

m. 13/1-(c) Çocuk istismarı (fiziksel ve/veya cinsel) ve aile içi şiddet iddialarını içeren olayların varlığı durumunda geri isteme, “önemli risk veya hoş görülmeyecek durum” gerekçesiyle redde bilir.

m. 13/2 Adli veya idari makam keza çocuğun geri dönmek istemediğini ve görüşünün göz önünde bulundurulmasının uygun olacağı bir yaşa ve olgunluğa erişmiş bulunduğunu gözlerse, geri dönmesi istemini redde bilir.

Yine Sözleşmenin 4. Maddesi anlamında mutad meskenin belirlenmesinde sadece çocuk esas alınacak ve onun kaçırıldığı veya alıkoyulduğu iddia olunan tarihten hemen önceki günlerde sosyal çevresini nerede kurduğuna ve sosyal hayatına nerede devam ettiğine bakılacak iade davasına konu teşkil eden çocuk küçük yaşta ise ve bu sebeple annesine bağımlı yaşamakta ise kaçırılma veya alıkoyulma tarihinden hemen önceki tarihte annenin mutad meskeni ile çocuğun mutad meskeni aynı yer olacaktır” şeklindedir. Bu görüş ile anneye bağımlı yaşayan küçük çocuğun mutad meskeninin, annenin mutad meskeni neresi ise orası olduğunu kabul edilmiştir.

Veysi Çeri, oğlunun annesinden psikolojik ve fiziki şiddet gördüğünü, kendisinin yanındayken ise mutlu olduğunu babasından ayrılmak istemediğini ve tüm bu olayların her aşamasında doktor ve uzman raporlarının mevcut olduğunu anlattı.

Yargıtay 2. HD. 2017/6098 E, 2017/12945 K, 20.11.2017 günlü kararında da:

“Babanın ortak çocuğa ilgisiz olduğu, çocuğa karşı fiziksel şiddete yönelik davranışlarda bulunduğu, bu sebeple ortak çocuğun cismani olarak zarar gördüğü gibi psikolojik gelişiminin de tehlikeye girdiği, çocuğunun mutad meskenine iadesi halinde fiziki ve psikolojik bir tehlikeye maruz kalacağına dair ciddi bir riskin varlığının kabulü gerekir. Bu itibarla çocuğun mutad meskene iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerekir.“ denilmektedir.

Tükonfed Genel Başkanı sayın Aydın Ağaoğlunun gönderdiği videoyu da izledim.

Babasına sarılmış, babadan koparılmak istemediğini hıçkırarak belirten, gözyaşları içinde bir çocuk. Yabancıya benzeyen sarışın bir kadın çocuğun babanın boynuna sıkı sıkıya sarılmış kollarını açıp almaya çalışıyor. Avukatlar görevliler vs..Hani sözleşmedeki çocuğun yüksek çıkarları!

Baba Veysi Çerinin anlattığına göre: “Almakla da kalmayıp hastane epikrizinde de yazıldığı üzere 39.5 derece ateş ve febril konvülsiyon tanısına rağmen çocuğun tedavisini reddedip hayatını tehlikeye atarak çıkardılar. Bu süreçte sürecin kademeli olması gerektiğini ısrarla belirtmeme rağmen adeta eşya gibi ve hayatını tehlikeye atarak çocuğu aldılar. Oğlum 3 yıldır burada harika bir çevre bulmuş ve gelişimi için mükemmel bir ortamda büyütüyorken, aniden bu ortamdan ve sevip alıştığı kişilerden koparıldı.”