Koleksiyonculuk

Fransızca collection kelimesinden dilimize giren “koleksiyon” kavramının kökeni, Latince “toplamak” anlamına gelen collectio (colligere) fiiline dayanır. Türk Dil Kurumu tarafından bu kavram; öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü olarak tanımlanır.

Özünde kadim bir zevki barındıran koleksiyonculuk (koleksiyonerlik), insanlık tarihinin en eski eğilimlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim insan, eski çağlardan itibaren önemli bulduğu, anlam yüklediği nesneleri toplama ve muhafaza etme ihtiyacı hissetmiştir. Tarihsel süreç içerisinde değişim ve gelişim gösteren bu eğilim, zamanla kurumsallaşarak müzecilik faaliyetlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamış; bununla birlikte koleksiyonculuk olgusu sürekliliğini korumuştur. Özellikle coğrafi keşiflerin ardından farklı kültürlere ve dünya tarihine yönelik ilginin artması, antik dönem eserlerinin sistematik biçimde koleksiyon konusu hâline getirilmesine yol açmıştır.

Son yüzyıllarda “tarihi miras” ve “kültür varlığı” kavramlarının ulusal ve uluslararası hukuk literatüründe yer edinmesiyle birlikte, koleksiyon konusu nesnelerin taşıdığı tarihsel değer, hukukun bu alandaki sınırları belirlemesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, örneğin Roma Dönemi’ne ait bir sikke koleksiyonuna sahip olan kişinin koleksiyonu, korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğini haiz olduğundan, devletin bu koleksiyon üzerinde hukuki denetim ve müdahalesi söz konusudur. Nitekim bu tür koleksiyonlar, ‘2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’ ile ‘Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’ hükümleri çerçevesinde koleksiyoncuya birtakım yükümlülükler yüklemektedir.

Hukuki Sorumluluk

Koleksiyonda yer alan eserlerin, korunması gerekli kültür varlığı niteliğini taşıması hâlinde koleksiyoncunun mevzuattan doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerekir. Hangi eserlerin kültür varlığı mahiyetinde olduğu ise 2863 sayılı Kanun’un 23. maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Her ne kadar hukukumuzda kültür varlığı koleksiyonculuğuna izin verilmişse de anılan faaliyet, sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Bu durum, Anayasamızın 63. maddesinde düzenlenen devletin kültür varlıklarını koruma yükümlülüğü ile doğrudan ilgilidir. Kültürel mirasın gerçek veya tüzel kişiler elinde olması, devletin koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

Ülkemizde kültür varlığı koleksiyonculuğu ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı denetim ve gözetimi altında gerçekleştirilebilir; aksi hâlde bu faaliyet hukuka aykırılık teşkil eder. 2863 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca, gerçek ve tüzel kişiler, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilecek izin belgesi ile korunması gerekli taşınır kültür varlıklarından oluşan koleksiyonlar oluşturabilmektedir. Koleksiyoncular, faaliyetlerini Bakanlığa bildirmek ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda taşınır kültür varlıklarını envanter defterine kaydetmekle yükümlüdürler. Ayrıca koleksiyoncular, ilgili müzeye tescil ettirdikleri eserleri, Kültür ve Turizm Bakanlığına en az on beş gün önceden bildirmek suretiyle kendi aralarında değiştirebilmekte veya satabilmektedir. Bununla birlikte, söz konusu eserlerin satın alınmasında öncelik hakkı Bakanlığa aittir.

Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’te, koleksiyoncu olabilecek kişilere ilişkin şartlar, izin belgesi usulü, koleksiyonun el değiştirmesi ve yer değiştirmesi gibi hususlar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 5. maddesine göre, koleksiyonculuk yapmak isteyen kişiler, gerekli belgelerle birlikte en yakın müze müdürlüğüne başvurmakta; yapılacak inceleme neticesinde uygun bulunmaları hâlinde kendilerine izin belgesi verilmektedir. Söz konusu izin belgesi, koleksiyoncuya sınırsız bir tasarruf yetkisi tanımamakta; aksine koleksiyonun idarenin denetim ve gözetimi altında bulunduğunu ortaya koymaktadır. Şartların oluşması hâlinde izin belgesinin iptali de mümkündür. Nitekim koleksiyonda yer alan eserlerin yerinin değiştirilmesi dahi müze müdürlüğünün iznine tabi tutulmuştur (Yönetmelik m. 6). Ayrıca koleksiyonların yılda en az bir kez denetlenmesi, eserlerin korunma koşullarının sürekliliğinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.

Mevzuata Aykırılık Hâlinde Oluşabilecek Suçlar

Yasa ve Yönetmelik hükümlerine aykırılığın söz konusu olduğu durumlarda koleksiyon, hukuka uygunluk vasfını yitirmekte; koleksiyoncu ise cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır. 2863 sayılı Kanun’un 67. maddesinde düzenlenen haber verme yükümlülüğüne aykırılık ile kültür varlığı ticaretine ilişkin ihlaller, uygulamada en sık karşılaşılan suç tipleri arasında yer alır. Bunun yanı sıra, Kanun’un 73. maddesinde “özel müze ve koleksiyonculara ilişkin hükümlere aykırı hareket” bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve yaptırıma bağlanmıştır.

Yine koleksiyona konu eserlerin usul ve yasaya aykırı şekilde ülkemizden çıkarılması hâlinde, ‘yurt dışına çıkarma yasağına aykırılık’ suçu oluşur. Bununla birlikte, koleksiyonerlik başvurusu sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya sahte belge tanzim edilmesi ya da kullanılması hâlinde, Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu; mevzuata aykırı olarak gerçekleştirilen satış işlemleri bakımından, somut olayın özellikleri çerçevesinde suçun unsurlarının oluşması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 157. ve 158. maddeleri uyarınca dolandırıcılık suçu oluşabilecektir.

Taşınır kültür varlığı koleksiyonculuğu, diğer koleksiyonlardan farklı olarak 2863 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik ile özel düzenlemelere tabi tutulmuştur. Bu farklılığın temelinde, söz konusu varlıkların devlet malı niteliğinde kabul edilmesi yatmaktadır. Bu itibarla, ülkemizde hukuka uygun şekilde taşınır kültür varlığı koleksiyonu oluşturmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, 2863 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik’te öngörülen usul ve esaslara uygun hareket etmeleri zorunludur. Dolayısıyla taşınır kültür varlıklarının koleksiyonu, devri ve satışı ancak mevzuatta öngörülen özel kurallar çerçevesinde gerçekleştirilebilmektedir.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin;

09.01.2020 tarihli 2018/984 E. 2020/269 K. sayılı kararı;

“Olay günü sanığın içerisinde bulunduğu araçta ele geçirilen ve 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu tespit edilen 13 adet tarihi eser ile ilgili olarak sanığın aşamalardaki savunmalarında kendisinin koleksiyonerlik belgesinin olduğunu ve bu belge ile kültür varlıklarını topladığını, dava konusu eserleri Amasya Müze Müdürlüğüne teslim etmek amacıyla Çorum’dan aldığını ancak teslim edemeden yolda yakalandıklarını belirttiği, dosya kapsamında Amasya Müze Müdürlüğü tarafından sanık ... adına düzenlenmiş “Taşınır Kültür ve Tabiat Varlığı Koleksiyonu Sikke Defteri” örneğinin bulunduğu, tüm bu anlatımlardan sanık ...'ın koleksiyoner belgesi ile koleksiyonculuk yapan bir kişi olduğu, davaya konu eserleri olay günü kimliği belirsiz kişiden satın aldığı ve bağlı olduğu Amasya Müze Müdürlüğüne götürüp kaydettirmeden önce yakalandığı, 2863 sayılı Kanunun 26. maddesi ve “Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi” hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca, koleksiyona sonradan dahil edilen eserlerin, en geç 1 ay içerisinde envanter defterine kaydedilmesi gerektiği, olayda ise, sanık ...'ın koleksiyonuna dahil etmek istediği eserleri aldığını beyan ettiği tarihten itibaren henüz 1 aylık sürenin dolmadığı ve sanığın beyanlarının aksine delillerin elde edilemediği, bu nedenlerle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli ölçüde delillerin bulunmadığının anlaşıldığı olayda hükmün isteme uygun olarak onanmasına karar verilmiştir.”

14.12.2023 tarihli 2020/12035 E. 2023/5664 K. sayılı kararı;

“1.Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen 26.01.2014 tarihli raporda, envanter defterine kayıtlı olup haczedilen diğer eserlerle birlikte yediemin deposunda bulunmayan 5 ve 7 envanter numarasıyla belirtilen sayfaların sanığın adresinde olduğu, haciz işlemleri sonucu yediemin deposunda koleksiyona kayıtlı eserlerle birlikte muhafaza edilen ancak koleksiyonda kayıtlı olmayan 1 adet Kuran-ı Kerim Sayfası ve 1 adet Hilye-i Şerif ile ilgili Müze Müdürlüğüne bildirimde bulunulmadığı, anılan eserlerin yerinde incelenmesinin uygun olacağının belirtildiği, T.C. ... Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 04.06.2014 tarihli yazısında, sanığın envanterine kayıtlı 8 eser ile birlikte toplam 10 adet eserin İstanbul 17. İcra Müdürlüğünün 2013/5308 sayılı dosyasında haczedilerek yediemin deposuna alındığı, ancak mevcut halde Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü emanetinde bulunan söz konusu eserler üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2863 sayılı yasa kapsamına giren envanter defterine kaydı olmayan ve müzeye bildirimi yapılmamış bir adet Kuran-ı Kerim sayfası ve 1 adet Hilye-i Şerif olmak üzere 2 eserin tespit edildiği belirtilerek sanığın koleksiyon izin belgesinin ilgili yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü gereğince iptalinin talep edildiği, 04.06.2014 tarih ve 108616 sayılı makam onayı ile sanığın koleksiyon izin belgesinin iptal edildiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç unsurlarının belirlenmesi açısından, Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğünden, sanık hakkında düzenlenen tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin, İstanbul 17. İcra Müdürlüğünün 2013/5308 sayılı dosyasında haczedilerek yediemin deposunda kayıt altına alındığı belirtilen eserlerin adet ve özelliklerinin bildirilmesinin, 26.01.2014 tarihli raporda kayıtlı olduğu bildirilen 5 ve 7 envanter numaralı eserlerin ve haciz işlemeleri sonucu yediemin deposunda koleksiyona kayıtlı eserlerle birlikte muhafaza edilen ancak koleksiyona kayıtlı olmadığı bildirilen Kuran-ı Kerim sayfası ve Hilye-i Şerif’in aynı eserler olup olmadığı hususunun ve raporda eserlerin yediemin deposunda muhafaza altında olduğunun belirtilmesine rağmen, sanığın savunmasında eserleri Bedesten Çarşısında esnaf olan ...' iade ettiğini bildirmesi karşısında rapordaki ve sanığın beyanlarındaki çelişkinin giderilmesinin istenmesi, ...’ün tanık sıfatıyla beyanlarının tespiti ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Dava konusu eserler araştırılıp ele geçirildikten sonra üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bağımsız bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgisi, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün 04.06.2014 tarihli yazısına istinaden hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.”

16.02.2021 tarihli 2018/3209 E. 2021/1615 K. sayılı kararı;

1- Her ne kadar mahkemece, sanığa denetim için çıkartılan tebligatların usulüne uygun olmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; adres değişikliği hususunun bildirilmesinin sanığın yükümlülüğünde olduğu ve bu nedenle, öncelikle sanığın koleksiyonerlik belgesinde, eserlerin bulunduğu adres olarak bildirilen adrese tebligat çıkartılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde, kuruma bildirmiş olduğu ikametgah adresine tebligat çıkartılması gerektiği anlaşılmakla; Müze Müdürlüğünden, sanığa ilişkin tüm belgelerin celbi sağlanarak, hangi belgelerin, hangi adrese tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının tetkiki ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklar Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 8/2. maddesi gereğince, koleksiyoncuya ait bir kültür ve tabiat varlığının kaybolması, çalınması ve zarar görmesi halinde durumun derhal bildirilmesi gerektiği, 11. maddesinde de; koleksiyoncunun, taşınır kültür ve tabiat varlıklarını koleksiyon izin belgesinde gösterilen yerin dışında bulunduramayacağı, koleksiyonunun yerini değiştirmek isteyen koleksiyoncunun yazı ile izin isteyeceği ve izin olmadan yer değişikliği yapılamayacağı hususlarının düzenlendiği, sanığın, 210 adet eseri, 27 nolu belgede belirtilen, eserlerin bulunduğu adres olarak bildirdiği adres kapanmasına, eserlerin de ... isimli şahısta olduğunu ileri sürerek şahıs hakkında suç duyurusunda bulunmasına rağmen bu hususları Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak ilgili makamlara bildirmediği, ancak belirtilen hususlara eldeki dosya iddianamesinde değinilmediği anlaşılmakla, sanığın bahsi geçen eylemi hakkında suç duyurusunda bulunulup, eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.”

02.11.2023 tarihli 2020/11082 E. 2023/4705 K. sayılı kararı;

“Sanık ...'ın suç tarihinde koleksiyonerlik belgesi bulunmakta ise de, bu belgenin sahibine istediği tarihi eseri istediği şekilde alıp/satma/muhafaza etme yetkisi vermediği, diğer bir deyişle koleksiyoncu belgesine sahip olmanın kişiye sonsuz hareket serbestliği sağlamadığı, belge sahibinin yasa kapsamındaki eserleri muhatabından usulünce teslim alıp bunu makbuza bağlaması ve bir aylık yasal süre içinde usulüne uygun şekilde defterine kaydedip müzeye bildirimde bulunması gerektiği, suça konu eserlerin aracın ön cam ile motor kısmı arasına gizlenmiş şekilde bulunmuş olması ile ihbarın içeriği dikkate alındığında, sanığın eyleminin bir bütün halinde 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçunu" oluşturduğu gözetilerek sanığın anılan madde uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, "haber verme yükümlülüğüne aykırılık" suçundan hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.”

Av. Güliz KAZAZOĞLU

Kaynakça

1. GÜNAY, Erhan, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasındaki Suçlar, Ankara, Seçkin Yayınları, 2021

2. ÜLGEN, Mert, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Ticareti ve Yurt Dışına Çıkarılması Suçları, İstanbul, On İki Levha Yayınları, 2020

3. ÇEVİKÇELİK, Muradiye, Türk Hukukunda Taşınır Kültür Varlığı Koleksiyonculuğu, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, C. 13, S. 1, s. 309-343

4. AYDOS, Oğuz Sadık, Taşınır Kültür Varlığı Koleksiyonculuğuna İlişkin Değerlendirmeler, Ankara Barosu Dergisi, 2008, S.4, s. 62-75

5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, RG: 12.10.2004/ 25611

6. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, RG: 23.07.1983/18113

7. Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik RG: 23.03.2010/27530

8. Kararlara erişim: https://karararama.yargitay.gov.tr/ (20.03.2026)

9. https://sozluk.gov.tr/ (23.03.2026)