T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
2017/2294 E., 2017/6035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tahliye ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulü ile kiralananın tahliyesine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait taşınmazda 06/03/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olarak oturduğunu, sözleşme süresinin 1 yıl olup, kira bedelinin 250,00 TL olduğunu, davalının işyerine ait kira bedellerini ödemediğini, aynı zamanda sözleşmeye göre yasak olmasına rağmen taşınmaza devren kiralık ilanı astığını, davalının birikmiş kira borçları ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile Lüleburgaz 2. Noterliği'nden kiracıya ihtarname çekildiğini, davalının buna rağmen kira bedellerini ödemediğini ve sözleşmeye aykırılığı gidermediğini, dava tarihine kadar birikmiş 11.045,64-tl kira alacağı olduğunu, temerrüt ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile davalının tahliyesini, 11.045,64-tl kira alacağının tahsili ile 222,75-tl iki adet ihtar giderinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kira borçlarını ödemesine rağmen haksız ihtarlar çekildiğini, Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6752 esas sayılı takip dosyasında haksız takibe başlandığını, kira borcu bulunmadığını, sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, tahliye için kanunun aradığı şartların meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira alacağına ilişkin davanın kısmen kabulü ile 1883,77 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın icra dosyasına ödenmiş olduğu anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Tahliye talebine ilişkin olarak davalının kira bedellerini ödemede temerrüde düşmesi sebebi ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi hükmü uyarınca; temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmiş ise bu husus da göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir.
Olayımıza gelince; kiraya verenin kiracıya göndereceği temerrüt ihtarnamesinde talep edilen kira parasının otuz gün içinde ödenmesinin yazılması, bu süre içinde ödenmediği takdirde akdin feshiyle tahliye davası açılacağı hususunun ihtar edilmesi zorunludur. Davacının, davalı kiracıya 21.02.2014 tarihinde keşide ettiği ilk ihtarnamede; ödemenin yapılabilmesi için 30 günlük sürenin verilmediği ayrıca ihtarnamenin de usulüne uygun olarak muhatabına tebliğ edilmediği, 24.04.2014 keşide tarihli ikinci ihtarnamede ise; yine 30 günlük ödeme süresinin verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca çatılı işyeri olan kiralanan için davalı kiracıya çekilen ihtarda 30 gün süre verilmemiş olması nedeniyle çekilen ihtar hukuki sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle alacağa ilişkin hükmün ONANMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile tahliyeye yönelik hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
2015/3123 E., 2016/373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel(istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak ... kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Davacı tarafından 2013 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira bedelleri için davalıya keşide edilen ihtarnamelerin bir kısmında 3 günlük ödeme süresi verildiği, bir kısmında ise 30 günlük ödeme süresi verilmesine rağmen kira bedelleri ödenmediği takdirde akdin feshedileceği ve tahliye davası açılacağı belirtilmeksizin yasal yollara başvurulacağı ibaresinin yazıldığı ihtarnamelerin Türk Borçlar Kanunu'nun 315.maddesinde belirtilen yasal şartları taşımadığından geçerli bir temerrüt ihtarı olarak kabul edilemeyeceği, yine davacı tarafından davaya dayanak yapılan ....İcra Müdürlüğüne ait 2013/11191 Esas sayılı icra takip dosyasının takip talepnamesinde tahliye istemi bulunmadığından icra müdürlüğünce borçluya tahliye ihtarlı örnek 13 ödeme emri tebliğ olunmasının alacaklıya tahliye açısından bir hak vermeyeceği, .... İcra Müdürlüğünün 2014/1307 Esas sayılı dosyasında ise davalıya ödeme emri tebliğ tarihinin 12.02.2014 olduğu ve davanın 30 günlük ödeme süresi başlamadan 07.02.2014 tarihinde açıldığı anlaşıldığından mahkemece şartları oluşmadan temerrüt nedeniyle tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar ...ve ... vekili olarak davaya cevap veren ve yargılamaya katılan Av. ...'un ....'ni temsile yetkili olduğu konusunda dosyada bir vekaletname bulunmadığından mahkemece davalı şirket tarafından verilen bir vekaletname olup olmadığı araştırılarak sonucuna vekalet ücreti hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün her iki taraf yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





