T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
2017/14141 E., 2018/4525 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının uzun yıllardan beri kiracısı olduğunu, kira ödemelerindeki aksamalar ve düzensizlikler nedeniyle kira ilişkisinin artık çekilmez bir hal aldığını, davalı adına keşide edilen ... 2. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 28/07/2015 tarihli ihtarname ile, ödenmeyen kira alacaklarının tahsilinin istenmesine rağmen, 30 günlük sürede kira borcunun ödenmediğini belirterek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Türk Borçlar Kanununun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; hükme esas alınan 28.07.2015 keşide tarihli ihtarnamede, ödenmeyen kira bedellerinin 30 gün içinde ödenmesi, aksi halde hukuk mahkemelerinde dava açılacağı ve takip başlatılacağı bildirilmiş olmasına rağmen, sözleşmenin feshedileceği ve davalı aleyhinde tahliye davası açılacağı hususları açıkça belirtilmemiştir. Kiraya veren tarafından keşide edilecek temerrüt ihtarnamesinde kira bedelinin otuz gün içinde ödenmesi gerektiği, bu süre içinde ödenmediği takdirde akdin feshiyle tahliye davası açılacağı hususunun ihtaren bildirilmesi zorunlu olup, bu haliyle davaya dayanak ihtarname tahliyeye yönelik hukuki sonuç doğurmayacağından, tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2- ) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alının temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
2009/2946 E., 2009/5200 K.
TEMERRÜT NEDENİYLE KİRALANANIN TAHLİYESİ
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 260 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 2007 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ayı kira bedeli toplamı 1.250 YTL'yi ödememesi üzerine 17.10.2007 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin 22.10.2007 tarihinde tebliğine rağmen davalının yasal 30 günlük sürede ödeme yapmadığını belirterek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı kira bedellerinin bir kısımı elden, kalan kısmını ise davacının banka hesabına yatırdığını ve davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel(istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davanın dayanağı olan 17.10.2007 keşide 22.10.2007 tebliğ tarihli ihtarnamede dört aylık kira bedeli toplamı 1.250.YTL'nin 30 gün içerisinde ödenmesi istenmiş ise de bu yasal süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde akdin feshinin ve kiralananın tahliyesinin isteneceği belirtilmeksizin sadece yasal yollara başvurulacağından söz edilmiştir. Temerrüt ihtarnamesinde akdin bozulacağının açıkça belirtilmesi gerekir. "Yasal yollara başvurulacağı" deyimi, kira alacağı hakkında yasal yollara başvurma anlamına da geleceğinden, kesin olarak tahliye isteğini kapsamaz. Bu durumda söz konusu ihtarnamenin B.K.260.maddesi anlamında yasal içerikli bir ihtarname olduğu kabul edilemez. Bu şekilde yasal içerikli olmayan ihtarname hukuki sonuç doğurmayacağından mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 2.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





