T.C.

Yargıtay

12. Ceza Dairesi

2024/577 E., 2025/6280 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/211 E., 2023/2509 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Esastan ret, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ... müdafii, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 68, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının sanık ... yönünden kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 68, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın tüm aşamalarda olayı doğru olarak anlattığına, sanık beyanları dikkate alındığında sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

B. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine, HTS kayıtlarının içerik ve taraf belirlemesi yapılmaksızın tahmine ve varsayıma dayalı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, mahkemenin alt sınırdan ayrılma gerekçesinin belirtilmediğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, istinabe evrağı ve bilirkişi raporunda ayrıntısı yer alan tarihi eserler ve taklit eserlerin sanık ... sevk ve idaresindeki araç ile 27.09.2016 tarihinde Türkiye'den yurt dışına çıktığı; bu eşyalara 29.09.2016 tarihinde Macaristan ülkesi gümrüğünde el konulduğu; sanığın bu eşyaların niteliğini bilmediğini ve eşyaları kendisine diğer sanık ...'ın verdiğini; ancak sanık ...'ın bu savunmayı kabul etmediği; her iki sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği; eylemin oluşu nazara alındığında sanık ... yönünden mahkumiyetine yeter somut delilin dosyada bulunmadığı; sanık ...'un savunmasına ele geçen eserlerin niteliği ve adedi ile araçta bulundukları mahal bakımından itibar edilemeyeceği, suçtan kurtulmaya yönelik bulunduğu; bu hal ile işbu sanığın ele geçen kültür ve tabiat varlıklarını 2863 sayılı Kanuna aykırı olarak yurt dışına çıkardığının sübuta erdiği değerlendirilmiş; Sanık ...'ın beraati ile sanık ...'un mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin ve sanık ... müdafini istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; sanıklar ... ve ...'ın olay tarihinde ve öncesinde uluslararası yük taşımacılığı yapan firmalarda şoför olarak çalıştıkları, olay tarihinden önce aynı firmada şoför olarak çalışan sanıkların gerek aynı firmada çalışmaları gerekse aynı şehirde oturmaları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları ve arkadaş oldukları, sanık ...'ın diğer sanık ...'u HTS kayıtları ile de sabit olduğu üzere olaydan 2-3 gün önce cep telefonundan arayarak yurt dışına gidip gitmeyeceğini, yurt dışına gittiği takdirde güzergahının ne olduğunu sorduğunu, sanık ...'un da diğer sanığı tanıması ve arkadaş olmaları nedeniyle yurt dışına çıkış yapacağı tarihi ve taşıyacağı yüke göre yurt dışında hangi ülkelerden geçeceğine ilişkin güzergahını sanık ...'a söylediği, sanık ...'ın .. Gümrük Müdürlüğü'nden yük alarak yurt dışına götüreceğini ve varış noktasına kadar yol güzergahını öğrenen sanık ...'ın dosyada mevcut HTS kayıtlarına göre kullanmış olduğu 0535 ...... nolu telefon ile diğer sanık ...'u arayarak ... Gümrük Müdürlüğündeki işlemlerin yapılması sırasında suça konu eşyaları kendisine vermek üzere buluşmak istediği, sanık ...'un da bunu kabul ederek HTS kayıtlarına göre her iki sanığında kullandığı cep telefonlarının "TEM'deki kamyon garajının karşı gişeler sonrası- .. TEM bağlantı yolu ...." baz istasyonundan 24.09.2016 günü sinyal almaları karşısında sanık ...'un savunma ve beyanında belirttiği üzere sanık ... ile TEM otoyolunda ... civarında yolun sağındaki boş bir alanda buluştukları, sanık ...'ın suça konu eşyaları paketlenmiş bir halde diğer sanık ...'a bunları daha sonra ismini ve telefon numarasını bildireceği yurt dışındaki bir kişiye teslim etmesi gerektiğini söyleyerek teslim ettiği, sanık ...'un da suça konu eşyaları alarak aracın bir kısmını aracın torpido gözüne bir kısmını ise sürücü kabinindeki koltuğun altına koyduğu, .. Gümrük Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabına göre sanık ...'un sevk ve idaresinde ki 34 ... - 34 .... numaralı plaka sayılı tır ve ona bağlı dorse ile 26.09.2016 tarihinde .... Gümrük Müdürlüğünde Tır Karnesiyle tescil işlemi yapılarak yurt dışı edilmek üzere .... Gümrük Müdürlüğüne sevk edildiği, sanık ...'dan suça konu eşyaları alarak yurt dışına çıkan sanık ...'un sevk ve idaresindeki aracın 29.09.2016 tarihinde saat 23:50 sularında ... Ulusal Vergi ve Gümrük İdaresi ..-... ilçesi Vergi ve Gümrük Dairesi Emniyet Müdürlüğü ve Gümrük Memurları tarafından M-5 otoyolunda bir istasyonda durdurularak kontrol edildiği, yapılan kontrol sırasında sürücü kabininde bir çantada 14 madeni para ve koltuğun altında bir kap ve iki bakır nesne bulunduğu, bunun üzerine kamyonda yapılan detaylı incelemede farklı şekil ve dekorasyonlarda 101 adet nesnenin ele geçirildiği, ele geçirilen eşyalar üzerinde ... ülkesi adli birimlerince yapılan incelemelerde suça konu eşyaların bir kısmının sahte olduğunun fakat bir kısım eserlerin tarihi eser niteliğinde olduğunun, tarihi eser niteliğindeki objelerin ise ..., ... ve Türkiye kökenli olduklarının anlaşıldığı, bunun üzerine ...'un Macaristan adli makamlarınca ifadesinin alınarak 30.09.2016 tarihinde tutuklandığı, daha sonraki süreçte ... adli makamlarınca soruşturmanın Türkiye'ye devredildiği yine ele geçen eşyaların da ülkemize iade edildiği, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde muhafa altında tutulan suça konu nesneler üzerinde yaptırılan incelmemeye göre düzenlenen 17.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda suça konu eşyaların iki gruba ayrıldığı, birinci grupta incelenen 1-85 envanter numaralı olanların Anadolu kökenli eseler olduğu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 23. Maddesinin "a" bendinde belirtilen arkeoloji ve sanat tarihi açısından belge değeri taşıyan ve ait oldukları dönemin sosyal kültürel, teknik ve ilmi özellikleri ile birlikte seviyesini yansıtan taşınır kültür varlıkları kapsamında tescil ve tasnife tabi tutularak müzelerde korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu, ikinci grupta incelenen 86-100 envanter numaralı olanların ise Mezopotamya kökenli eserlerin modern taklitleri olduğu ancak 2863 sayılı Yasa kapsamında kültür varlığı olmayıp tescil ve tasnife tabi tutularak müzelerde korunması gerekli, kültür varlığı niteliğinde olmadığının belirtildiği anlaşılmakla dosya kapsamı ile oluşan vicdani kanaate göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde üzerlerine atılı müsnet suçu işledikleri kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar sanık ... üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek diğer sanık ...'un olaydan önce kendisinden araç tipi bir soğutucu aldığı, bunun parasını ödemediğini ve bundan kaynaklanan alacak-verecek meselesinden dolayı aralarında bir husumet bulunduğunu belirterek sanık ...'un bu nedenle kendisine iftira attığını beyan etmiş ise de; Sanık ...'un savunma ve beyanlarında olay tarihinden önce sanık ...'dan araçlarda kullanılmak üzere 2. el araç tipi bir buzdolabını 150 Euro 'ya satın aldığını ancak bunun parasını kendisine ödediğini, bir müddet aynı firmada çalıştıklarını, olay tarihi öncesi ve sonrasında zaman zaman görüştüklerini, gerek araç tipi buzdolabı satın alınması gerekse başkaca herhangi bir meseleden dolayı, olay tarihinden önce aralarında bir husumet yada düşmanlık bulunmadığını, nedensiz bir yere sanık ...'a bir iftirada bulunacak şekilde aralarında bir tartışma yada çekişme bulunmadığını beyan etmesi, yine dosyada celp edilen HTS kayıtlarına göre sanıklar ..n ile .. arasında olay tarihinden önce değişik gün ve saatlerde bir çok kez görüşme bulunduğu, aralarında husumet ve düşmanlık bulunan kişiler arasında bu şekilde telefon görüşmesi bulunmasının olağan hayatın akışına uygun olmadığı, sanık ...'ın alacağını alamadığından bahisle diğer sanık ...'a karşı açmış olduğu bir dava veya icra takibi bulunmadığı, sanık ...'un .. Gümrük Müdürlüğünde gümrükleme işlemleri yapıldığı sırada suça konu eserlerin TEM otoyoluna çıkmadan Sancaktepe-Samandıra civarında yolun kenarındaki bir boşlukta buluştuklarında diğer sanığın kendisine verdiğini belirttiği şeklindeki beyanın dosyaya celp edilen HTS kayıtlarına göre her iki sanığın 24.09.2016 tarihinde "TEM otoyolu Sancaktepe mevkindeki baz istasyonundan sinyal almış olmaları nazara alındığında sanık ...'un suça konu obje veya eserleri yurt dışında kimliği belirlenemeyen kişi veya kişilere teslim etmek üzere sanık ... ile buluşarak teslim aldığının sabit olduğu anlaşılmış olup, tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın savunma ve beyanlarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir,

Sanık ... ve müdafii savunma ve beyanlarında, suça konu eşyaların sanık ... tarafından kapalı paketler halinde verildiğinin sanık ...'ın bahse konu eşyaları verirken bir kaç kutuyu açarak bunların içerisindeki paslanmış, küflü ve kısmen çürümüş haldeki çubuk yada boru şeklindeki objeleri göstererek .. ülkesinde tamir edileceğini söyleyerek verdiğini, suça konu eşyaların bir kısmının 2863 sayılı Yasa kapsamındaki korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olduğunu sanığın ... ülkesinde yakalandığında bu eşyalar üzerine kolluk görevlilerince veya uzman kişilerde inceleme yapıldığında öğrendiklerini bu bakımdan sanık ...'un suç işleme kastının bulunmadığının bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğini beyan etmişler ise de; tüm dosya kapsamına göre sanık ...'un suça konu eşyaları aracın şoför mahalinde dışarıdan bakıldığında gözle görülemeyecek şekilde aracın koltuğunun altına, torpido gözü gibi yerlere koyarak bir anlamda suça konu eşyaların başkaları tarafından veya ülkemizdeki gümrük kapısından geçerken görevlilerce görünmesini engellemeye çalıştığı, suça konu eşyalar ile birlikte yakalanmış olması ile mesleği ve uğraşısına göre uzun süredir uluslar arası yük taşımacılığı yapan firmalarda şoför olarak çalışmış olması nazara alındığında kendi savunma ve beyanlarına göre kısmen paslanmış çürümüş veya küflenmiş çubuk şeklindeki bir nesnenin tamirinin ülkemizdeki teknoloji, sanayi ve teknik anlamdaki olanaklara göre tamiri mümkün iken .. ülkesine tamir amaçlı götürülmek üzere teslim aldığı şeklindeki savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, kanaatine varılarak bu yöndeki savunma ve beyanlarına itibar edilmeyerek yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararına karşı sanık ... müdafii tarafından ileri sürülen nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca sanık ... .. yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, diğer sanığın beyanlarının atfı cürum niteliğinde olduğu, HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyet için yeterli olmayacağı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2025 tarihinde karar verildi.