T.C.

YARGITAY

12. Hukuk Dairesi

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2025/7778

KARAR NO : 2026/647

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

TARİHİ : 10/07/2025

NUMARASI : 2024/1427-2025/2117

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1427

KARAR NO : 2025/2117

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 14. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/03/2024

NUMARASI : 2024/44 Esas 2024/302 Karar

DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

KARAR TARİHİ : 10/07/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2025

Yukarıda mahal tarih ve numarası açıklanan ilk derece mahkeme kararı aleyhine süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla, HMK'nun 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme ve heyetçe yapılan müzakere sonunda, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davacının nafaka borçlusu olduğu İstanbul Anadolu 20.İcra Müdürlüğü'nün 2015/21682 Esas sayılı dosyasında, ödenmeyen nafaka alacağı için davacının almakta olduğu maaşına haciz konulduğunu ve işveren şirket ... San. Ve Tic.Ltd. Şti. tarafından gerekli kesintilerin dosyaya yatırılmaya başlandığını, davacının Ocak 2024 ayı içinde alması gereken maaşın tamamının işveren şirketçe icra dosyasına yatırıldığının davacı tarafından 18.01.2024 tarihinde öğrenildiğini, işveren tarafından daha öncesinden borçlunun maaşından 1/4 oranında kesinti yapılarak ödeme yapıldığını, müdürlükçe nafakanın eksik yatırıldığı gerekçesi ile işverenin icra dosyasına borçlu olarak eklendiğini ve haciz işlemi uygulandığını, işverence borçlunun maaşının tamamen haczinin hukuka aykırı olduğu düşüncesi ile müvekkilinin maaşınından 1/4 oranında kesinti yaptıklarını belirterek hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, müdürlükçe aylık nafaka borcunun borçlunun maaşından fazla olması nedeniyle maaşının tamamının icra dosyasına yatırılması gerektiği yönünde karar verildiğini, müvekkilinin maaşının tamamına haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek 02.01.2024 tarihli Müdürlük kararının iptaline ve müvekkilin maaşından aylık olarak yapılacak toplam kesintinin 1/4 oranında olmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından davacı borçlu aleyhine, İstanbul Anadolu 19. Aile Mahkemesi'nin 2013/938 E. Sayılı dosyasından kesinleşen nafaka alacaklarını tahsile yönelik İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2015/21682 E. Sayılı takip dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın nafaka borcunu hiç bir zaman düzenli ödemediğini, yaklaşık olarak 700.000 TL civarında birikmiş nafaka borcu bulunduğunu, davacının nafaka borcunu ödememek için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 8. Aile Mahkemesinin 2016/847 E. sayılı nafakanın kaldırılması/indirilmesi davası açtığını ve davanın reddedildiğini, kararın kesinleşmesinden hemen bir gün sonra davacının tekrar İstanbul Anadolu 11. Aile Mahkemesinin 2019/872 E sayılı dosyası ile nafakanın kaldırılması için dava açıldığını, davada nafaka miktarının 2.500 TL ye indirilmesine karar verilmiş ise de, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesinin 2021/959 E. Sayılı kararı ile kaldırılarak nafakanın aynı koşullar ile devamına karar verildiğini, akabinde davacı tarafından İstanbul Anadolu 21. Aile Mahkemesinin 2022/1904 E. Sayılı dosyası ile yeniden nafakanın kaldırılması/ indirilmesi davası açıldığını, davacının ödeme gücü olmasına rağmen sürekli dava açtığını, ve nafaka ödemelerini de ancak hakkında açılan icra ceza davaları neticesinde ödediğini, davacı tarafça İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 02.01.2024 tarihli kararını şikayet konusu yapılmış ise de, icra müdürlüğünün kararının usul ve yasaya uygun verilmiş bir karar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "..Somut olayda borçlu aleyhine birikmiş ve devam eden aylar nafakasının tahsili amacıyla ilamlı takip başlatılmış olup, İcra Dairesi'nce borçlunun maaşına haciz konulmuştur. Takip dayanağı nafaka alacağı olup işleyen nafaka alacağı adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir. Bu nedenle işleyen aylık nafakanın tamamı için maaşa haciz konulmasında Yasaya aykırılık yoktur. Ancak birikmiş nafaka alacağı için genel nitelikteki düzenleme olan İİK'nun 83. maddesinin uygulanması zorunludur.

Bu kapsamda mahkememizce yapılan değerlendirmede icra müdürlüğünce davacı borçlunun birikmiş değil işleyen nafaka borcunun tamamı yönünden haciz uygulanmış olmakla şikayetin yerinde olmadığı kanaatiyle.." şeklinde açıklanan gerekçeleriyle,

Şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.

Davacı vekili dava dilekçesindeki beyanlarla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, İİK'nın 16. maddesine dayalı memur işlemini şikayete ilişkindir.

Davacı borçlu tarafça, müdürlük kararıyla maaşının tamamına haciz konulması işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla haczin kaldırılması için şikayette bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmektedir.

Takip dayanağı nafaka alacağı olup adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir. Bu nedenle işleyecek aylık nafakanın tamamı üzerinden maaş üzerine haciz konulmasında yasaya aykırılık yoktur. Ancak birikmiş nafaka alacağı için genel nitelikteki düzenleme olan İİK'nun 83.maddesinin uygulanması zorunludur.

İİK.nun 83.madde hükümlerine göre, borçlunun ve ailesinin geçimi için İcra Müdürlüğü'nce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4'den az olamaz. Buna göre icra takibi başlatıldıktan sonra birikmiş nafaka alacağı için, maaştan 1/4 kesinti yapılabilir ise de, işleyecek nafakanın tamamı için kesinti yapılır.

Buna göre, borçlunun maaşından öncelikle her ay için işleyen nafakanın kesilmesi, bakiye maaşın 1/4'ünün de birikmiş nafakaya mahsubu, birikmiş nafaka borcu tahsil edildikten sonra 1/4 kesintilerin itiraz edilmeksizin istenebilir hale gelen sair borcu ödeninceye kadar devam etmesi gerekir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi esas no: 2014/19253 karar no: 2016/3557)

Somut olayda, borçlunun maaşı işleyecek nafaka alacağının tamamı için haczedilmiş olup, davacı borçlunun aylık maaşının aylık nafaka alacağından daha düşük olması nedeniyle işveren tarafından maaşının tamamının icra dosyasına yatırılmasında ve bu yöndeki müdürlük kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

O halde, Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, HMK'nun 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen ilama yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İstinaf başvurusuna ilişkin alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından bu konuda peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın başvurandan tahsiline,

3-İstinaf başvurusuna ilişkin masrafların başvuran üzerinde bırakılmasına;

4-İstinaf başvurusuna ilişkin yatırılan istinaf gider avansının sarf edilmeyen kısmının ilamın kesinleştirme işlemine müteakiben başvurana iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde verilen Dairemizin bu kararına karşı, İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361-(1). ve 365-(1). maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmek üzere TEMYİZ yoluna başvurulabileceğine, 10/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.