Bu yıl ülkemizin de komşu olduğu geniş bir bölgede savaşın gerek insanlara ve gerekse doğaya verdiği korkunç zararların gölgesinde ve acılı günlerde “ Dünya Tüketiciler Günü “ kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletlerin 1985 yılında aldığı kararla 15 Mart günü, Dünya Tüketici Hakları Günü olarak kabul edilmiştir. Ülkemizde ise her yıl 15 Mart Dünya Tüketiciler Gününün içinde bulunduğu hafta 15-21 Mart Tüketiciyi Koruma Haftası olarak kutlanmaktadır.

Tüketicinin korunması ile ilgili olarak anayasamızın 172. maddesinde; “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder” demektedir.

Tüketici yaşamını ve çalışmalarını sürdürebilmek için bir mal ve hizmet edinip kullanan kişidir.

Günümüzde tüketici sorunlarının çok kapsamlı olduğu bir gerçektir.

Biz de “4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ”08.03.1995 tarih ve 22221 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır. Kanun 8 Eylül 1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile Uluslar arası Tüketici Birlikleri Örgütü tarafından ilan edilen sekiz hak Türk tüketicisine da tanınmış olur

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicilerin sağlık, güvenlik ve ekonomik çıkarlarını korumak, zararlarını tazmin etmek, çevresel tehlikelerden korumak, aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini desteklemektir..

Bu günkü “Dünya Tüketiciler Gününde Uluslararası Tüketici Birlikleri Örgütü tarafından kabul edilen ve 8 hakkı özetle tanımlamak istiyorum.

1. Temel İhtiyaçların Karşılanması Hakkı

İnsanın insan olmaktan doğan ve hayatını devam ettirebilmesi için gereken asgari gereksinimlerini karşılayabileceğini belirten bu hak, tüketicinin en temel hakkıdır. Bu hak beslenmeden- barınmaya-eğitime kadar tüm temel hakları kapsar.

2. Güvenlik ve Güven Duyma Hakkı

Sağlık ve can güvenliğinin korunması istemek hakkı şeklinde de yer alan bu hak; tüketiciye sunulan mal ve hizmetlerin, tüketicinin yaşamını ve sağlığını olağan koşullar altında tehlikeye düşürmeyecek derecede güvenilir ve kaliteli olmasını belirler. Ülkemizde de yaşanan bir çok olayda özellikle beslenmeye ilişkin ürünlerin zehirlenmelere, yaralanmalara ve ölümlere neden olduğunu görmekteyiz.

3. Bilgi Edinme Hakkı

Bu hak, tüketicinin satın alacağı mal ve hizmet hakkında, satın almadan önce ve hatta sonra her türlü bilgiyi edinme hakkıdır.

Tüketiciler, satın almadan önce alacakları malların fiyatları, kaliteleri ve nitelikleri hakkında; malları aldıktan sonra da kullanım talimatı vb. gibi araçlarla yardım almak hakkına sahiptirler. Bu amaçla ürün kullanma el kitapçığından edinme hakkına da sahiptirler.

4. Seçme Hakkı

Tüketicilerin, gereksinimlerini karşılayacak mal ve hizmetleri de seçme hakkı vardır.. Bu sebeple tüketiciye seçme hakkını kullanabileceği birden çok mal ve hizmetlerin seçenekleri sunulmalıdır.

Mal ve hizmet sunumunun çok olması, tüketicilerin bu mal ve hizmeti daha düşük fiyatlarda elde etme olanağı sağlar.

5. Temsil Edilme Hakkı

Tüketicilerin hak ve menfaatleri ile ilgili olan yetkili kuruluşlarca alınan kararlara tüketicilerin adına temsilen örgütleri aracılığıyla katılmalarıdır. Halen çok etkili olarak faaliyette bulunan ve gönüllü uzmanlardan oluşan Tüketici Konfederasyonu ve diğer tüketici örgütleri bir çok alanda bu temsil edilme hakkını başarı ile yerine getirmektedir.

Bireysel olarak seslerini duyurmada güçlük çeken tüketiciler, örgütlü tüketici haline geldiğinde daha güçlenmekte ve bir hak arama unsuru haline gelebilmektedir.

6. Zararın giderilmesini isteme hakkı

Bu hak ayıplı bir mal satın alan ve bu yüzden zarar gören yada kendisine eksik bir hizmet sunulan tüketicinin, bu mal yada hizmet nedeni ile uğradığı zararın giderilmesini isteme hakkıdır. Tüketici bu hakkını yargılama ekonomisine uygun olarak en hızlı ve ucuz olarak tüketici sorunları hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri aracılığı ile kullanabilmelidir.

2026 yılı için tüketici hakem heyetlerine başvuru sınırı 186.000 TL olarak belirlenmiştir. Değeri bu tutarın altında kalan uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru yapmak zorunludur. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar için Tüketici Mahkemelerine başvurulması gerekmektedir

Ülkemizde de zararın giderilmesini isteme hakkı, 1995 yılında yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun da yer almıştır. Kanunda önce ayıplı mal veya hizmet tanımlanmış, daha sonra ise tüketicinin korunması ile ilgili olarak tüketiciye sunulan seçenekler belirtilmiştir.

Tüketicinin önce zararının giderilmesini ilgili mal ve hizmetin satın alındığı bireyden ya da tüzel kişiden isteyecektir.. Tüketicinin bu istemi yerine getirilmez yada zararı tam olarak giderilmez ise 2026 yılı için 186.000 TL sınırına kadar “Tüketici Sorunları Hakem Heyeti”ne bu sınırının üstündeki zararları için tüketici mahkemelerine başvuracaktır. Bu mahkemeler de tüketiciler yada tüketici örgütleri tarafından açılacak tüm davalar her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulmuşlardır.

7. Eğitilme Hakkı

Tüketicinin haklarını koruyabilmesi için bilgi sahibi, bilgi sahibi olabilmesi içinde eğitim alması zorunludur.

Eğitimli olan tüketici gereksinim duyduğu bilgileri nerede ve nasıl bulacağını, bilgiyi nasıl değerlendirebileceğini ve kullanılabileceğini bilir ve bunu en iyi şekilde değerlendirir.

8. Sağlıklı Bir Çevreye Sahip Olma Hakkı

1982 Anayasasının 56. maddesi, "Sağlıklı ve Dengeli Çevrede Yaşama Hakkı"nı temel bir hak olarak düzenler. Bu maddeye göre, herkes sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip olup, çevreyi geliştirmek, sağlığını korumak ve kirlenmeyi önlemek devletin ve vatandaşların ortak ödevidir.

Yaşama hakkının temel koşullarından birisini oluşturan ve vazgeçilmez nitelikte olan temel tüketici haklarından birisi de “sağlıklı bir çevrede yaşama hakkıdır”.

Çevre tükendiği takdirde, insan da tükenir.

Üzülerek belirtelim ki son yıllarda çevreye verilen zararlar büyük boyutlara ulaşmıştır. Savaşlar, orman yangınları, doğaya zarar verecek şekilde maden aramaları, doğayı gözetmeyen enerji üretimleri gibi çalışmalarla doğa hırpalanmakta zarar görmektedir.

Bilinçli tüketici, satın aldığı mal ve hizmetlerde çevreye zarar vermeyenleri seçmelidir., Su kaynakları başta olmak üzere doğaya zarar vermemeyi ilke edinmelidir.