Nafaka ödememe cezası, kanunda nafaka yükümlüsünün nafaka ödememesi durumunda İİK m.344 kapsamında tazyik hapsiyle cezalandırılması şeklinde tanımlanmıştır. Türk Medeni Kanunu m.175 gereğince boşanmadan kaynaklı olarak yoksulluğa düşecek taraf, kusurunun daha ağır olmaması durumunda diğer taraftan süresiz olarak nafaka talebinde bulunabilir. Bu talep sonucunda nafaka alacaklısına, borçlu tarafından düzenli olarak aylık nafaka ödemesinde bulunulması gerekmektedir. Ancak çoğu zaman nafaka borçluları bu yükümlülüklerini ihlal ederek bazen geç ödemede bulunmakta bazen de hiç nafaka ödemesinde bulunmamaktadır.

Nafaka alacaklısına gerekli ödemede bulunmayan ve nafaka yükümlülüğünü ihlal suçunu işleyen kişilere karşı öncelikle icra takibi yolu seçilmeli, daha sonrasında bu yoldan da bir sonuç elde edilememesi durumunda icra ceza hâkimliğine şikayet dilekçesi ile başvurularak kişinin tazyik hapis ile cezalandırılması talebinde bulunulabilir. Kişinin bu yola başvururken, dava şartlarını taşıması önem arz etmektedir. Şikayetin gerekli şartları taşımaması durumunda bu yoldan bir sonuç elde edilmesi mümkün olmayacaktır.

Nafaka, yasaların belirlediği durumlarda, genellikle zaruret içinde bulunan kimseye kanunda belirtilen yükümlüler tarafından verilmesi gerekli mali yükümlülüktür. Ancak çeşitli türlere ayrılması nedeniyle, her nafaka türünün ödenmemesi için ceza öngörülmemiştir. Nafaka alacakları, haciz sırasında birinci sıradadır. Bunun anlamı, nafakasını ödemeyen kişinin başka kişilere veya kurumlara borcu olsa bile, ilk önce nafaka alacağı tahsil edilir. Ayrıca nafaka borcunun alacaklısı, borçlunun mal varlığına süre bakımından önce haciz koyduranlardan bile, daha önce nafaka alacağına kavuşur. Nafaka, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olmak üzere dörde ayrılmaktadır.

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak isteyebileceği bir nafaka türüdür. TMK 175.madde gereğince yoksulluk nafakasının şartları; boşanmaya karar verilmiş ve karar kesinleşmiş olmalıdır, taraflardan biri talepte bulunmalıdır, boşanma yüzünden yoksulluğa düşülmesi gereklidir, nafaka talep eden eşin kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekmektedir, takdir edilecek nafakanın bunu ödeyecek olan eşin mali gücü ile orantılı olmalıdır.

Tedbir nafakası, evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin kendisi için ve müşterek çocuklar için talep ettiği nafakaya, tedbir nafakası denir. TMK m.197 hükmüne göre evlilik birliği devam etmekle beraber, ayrı yaşamakta haklı olan eşin diğer eşten talep ettiği nafaka tedbir nafakasıdır.

İştirak nafakası, çocukların bakımına katkıda bulunmak üzere diğer eş tarafından ödenecek olan nafakaya iştirak nafakası denilmektedir. TMK m.182/3 son cümlesi gereğince eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu hüküm velayet hakkı kendisine verilmeyen eşin çocuklar için ödeyeceği nafakayı, başka bir ifade ile çocuğun giderlerine iştirak edilen nafakayı düzenlemektedir. Zira tarafların boşanmış olması, velayet kendisine verilmemiş olan anne ya da babanın çocuğun bakım giderlerine katılma yükümlülüğüne son vermez.

Yardım nafakası, aralarında akrabalık bağı olan kimselerin yoksulluğa düşmesi durumunda yani ekonomik olarak güçsüz duruma düşmesi nedeniyle maddi durumu daha iyi olan kişilerin yaptığı yardımdır. Yardım nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesinde düzenlenen nafaka türüdür. Temelini ailelerin birbirini desteklemesinden alan yardım nafakası uygulamada genellikle alt soy, üst soy ya da kardeşlere yöneltilmektedir.

Nafakanın Ödenmemesi ve Tazyik Hapsi

Nafaka, yasadan doğan ve mahkeme kararı ile meydana gelen bir çeşit yasal yükümlülüktür. Mahkeme kararı ile hükme bağlanan nafakanın ödenmemesi halinde icra takibi başlatılabilir ve icra takibi ile tahsil edilemezse nafaka yükümlüsünün şikayet edilmesiyle birlikte 3 aylık ödenmeyen nafaka tutarı nedeniyle tazyik hapsine tabii tutulması gündeme gelir.

İcra ve İflas Kanunumuzun 344. Maddesine Göre: “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.” ilgili madde hükmü gereğince nafakanın ödenmemesi halinde şikayet tarihinden geriye dönük olarak üç aylık nafakanın ödenmemesi sebebiyle nafaka yükümlüsü aleyhine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.

İcra ve İflas Kanununun 344. maddesi gereğince; nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir, hapsin tatbikine başladıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Nafaka yükümlülüğünü ihlal suçunun oluşabilmesi için bazı koşulların varlığı aranmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikâyet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerektiği içtihat edilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu m. 344 “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.” hükmü yer almaktadır. Nafaka alacağının ödenmemesi halinde nafaka alacaklısı icra ceza mahkemesine başvurarak şikayette bulunabilir. Mahkemenin mahkumiyet hükmü kurabilmesi için; nafaka hükmünün verilmesi ile şikayet tarihi arasında bir aylık nafaka borcunun doğmuş olması ya da icra emrinin tebliğinden sonra nafakanın ödenmemesi İcra ve İflas Kanunun 344.maddesinin uygulanması için yeterlidir. Nafaka ödememe cezası tazyik hapsidir.

Nafaka borcunun ödenmemesi nedeniyle şikayet etme hakkı, İcra ve İflas Kanunun 347.maddesine göre bu bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Tazyik hapsinde, nafaka borçlusu kendisine düşen yükümlülüğü yani nafaka borcunu ödemesi için ancak belirli bir süreye kadar ki kanunda bu süre üç aya kadar hürriyetinden yoksun bırakılır.

Bu madde gereğince kişinin borçlu hakkında nafaka borcundan kaynaklı olarak icra takibi başlatması durumunda geçmişe dönük 3 aylık borçtan kaynaklı olarak, borçlu hakkında tazyik hapis hükümleri uygulanması mümkündür. Kişi hakkında nafaka yükümlülüğünü ihlalden kaynaklı olarak verilecek tazyik hapis süresi 3 ayı geçemez. Kişinin borcunu tazyik hapis cezası sürecinde ödemesi durumunda, tazyik hapis hükümlerinin uygulanmasına devam olunmayacaktır. İcra ceza mahkemesinde bu hususta karar verilmesi adına şikayet bulunmak için bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Nafaka borcunun ödenmemesi nedeniyle ceza davası açılabilmesi için şartlar;

Nafaka ödemesine hükmedilen kişinin nafaka borcunu ödememesi halinde geriye dönük olarak nafaka borcu birikmiş ise birikmiş nafaka borcu için de icra takibi başlatılabilir. Nafaka alacaklısı, geriye dönük olarak on yıllık nafaka borcunun ödenmesi için icra takibi başlatabilir. Birikmiş nafaka borcunun, nafaka borcu için yapılan takiplerden farkı birikmiş nafaka borcu adi alacak durumundadır. Adi alacak olduğu için birikmiş nafaka alacağı için icra ceza mahkemesinde şikayet yoluna başvurulamaz ve nafaka borçlusu aleyhine borcunun ödenmemesi halinde tazyik hapsi öngörülmemiştir.

Aylık nafaka alacağı, kamu alacakları gibi öncelik alacak konumundadır. Bu nedenle aylık nafaka borcundan dolayı icra takibi yapılıp borçlunun haczedilen malına haciz konulması durumunda birinci sıradan haciz sahibi olurken birikmiş nafaka borcunda bu durum söz konusu olmayacaktır. Mahkeme tarafından nafakaya ilişkin verilen hükmün kesinleşmesi ile zamanaşımı işlemeye başlar. Nafaka alacakları için zamanaşımı on yıldır. On yıllık zamanaşımı geçen nafaka alacakları için icra takibi başlatılamaz.

Nafakanın ödenmemesi, yalnızca icra takibi ile değil aynı zamanda tazyik hapsi yaptırımı ile de karşılık bulmaktadır. Bu süreçte hem alacaklı hem de borçlu taraf açısından hukuki hakların doğru şekilde kullanılması büyük önem taşır. Özellikle usule uygun başvuru yapılmaması veya sürelerin kaçırılması, hak kayıplarına yol açabilir.