I. Konunun Çerçevesi ve Problem: “Satış gibi gösterilen bağış” neden dava konusu olur?

Muris muvazaası, mirasbırakanın (muris) sağlığında yaptığı bir taşınmaz temlikinin, tapuda satış (veya bazen ölünceye kadar bakma) gibi gösterilmesine rağmen gerçekte bağış iradesiyle ve çoğu kez mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılması hâlidir. Bu olgu, uygulamada tapu iptali ve tescil davalarının en yoğun alanlarından birini oluşturur.

Muris muvazaası, kanunlarımızda ayrı bir başlık altında düzenlenmiş “isimli” bir dava türü değildir; ancak TBK m.19’daki yorum/muvazaa ilkesi (gerçek ve ortak irade) ile taşınmaz devrinin resmî şekil şartları (TMK m.706; TBK m.237; Tapu Kanunu m.26 çerçevesindeki resmî senet düzeni) birlikte değerlendirilerek çözülür. Bu çerçevede Yargıtay, 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ekseninde yerleşik bir yaklaşım geliştirmiştir (örn. 1. HD 2015/5611 E., 2015/5415 K.; 1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.).

Atıf: TBK m.19; TMK m.706; TBK m.237; Tapu Kanunu m.26. Ayrıca karar dili için bkz. 1. HD 2015/5611 E., 2015/5415 K.; 1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.

II. Hukuki Nitelendirme: Muris muvazaası “nisbî (mevsuf) muvazaa” mıdır?

Doktrinde muris muvazaası çoğunlukla nisbî (mevsuf/vasıflı) muvazaa olarak ele alınır. Bunun anlamı şudur: Taraflar bir işlem yapmak istemektedir; ancak işlemin türünü (satış yerine bağış) dış dünyaya karşı farklı göstermektedir. Muris muvazaasında tipik olarak:

• Görünürdeki işlem: Tapuda satış (resmî senet).

• Gizli işlem: Bağış (gerçek irade).

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu tanımı istikrarlı biçimde tekrarlar: Muris gerçekten sözleşme yapmak ve taşınmazı devretmek ister; ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla bağışı satış/ölünceye kadar bakma gibi gösterir (1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.; 1. HD 2024/2600 E., 2025/2631 K.).

Atıf: 1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.; 1. HD 2024/2600 E., 2025/2631 K.

III. Kanuni Dayanaklar: Neden “şekil şartı” muris muvazaasında belirleyicidir?

Muris muvazaası davalarında iki ayrı geçersizlik hattı birlikte yürür:

1) Görünürdeki satış sözleşmesi, tarafların gerçek iradesine uymadığı için muvazaalı sayılır (TBK m.19’un yorum ilkesiyle bağlantılı).

2) Gizli bağış, taşınmaz devri yönünden resmî şekle tabi olduğundan; resmî şekil şartları sağlanmadıysa geçersizlik gündeme gelir (TMK m.706; TBK m.237).

Yargıtay karar dili bu sonucu açıkça kurar: Görünürdeki işlem gerçek iradeye uymadığından; gizli bağış da TMK 706, TBK 237 ve tapu resmi şekil rejimi bakımından şekil koşullarından yoksunsa; miras hakkı zedelenen mirasçılar tapu iptali ve tescil isteyebilir (1. HD 2015/5611 E., 2015/5415 K.; 1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.).

Atıf: TBK m.19; TMK m.706; TBK m.237; Tapu Kanunu m.26; 1. HD 2015/5611 E., 2015/5415 K.; 1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.

IV. Yargıtay’ın Kriterleri: Mahkeme “muris hangi amaçla devretti?” sorusunu nasıl çözer?

Muris muvazaasında kritik mesele, murisin “iç dünyası”dır: gerçek amaç mal kaçırma mıdır, yoksa gerçek satış/bakım ilişkisi midir? Yargıtay bu nedenle olgusal (fiilî) değerlendirmeyi ön plana alır ve şu yaklaşımı benimser:

• Murisin gerçek irade ve amacının tespiti “iç sorun” niteliğindedir.

• Bu nedenle deliller eksiksiz toplanmalı, birlikte değerlendirilmelidir.

• Ülke/yöre gelenekleri, olayların olağan akışı, haklı/makul neden, alım gücü, bedel-değer farkı, beşerî ilişki gibi olgular dikkate alınır.

Bu kriter seti, 1. Hukuk Dairesi kararlarında yerleşik biçimde formüle edilmiştir (1. HD 2016/682 E., 2019/1535 K.; 1. HD 2018/2956 E., 2020/4789 K.; ayrıca güncel anlatım için 1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.).

Atıf: 1. HD 2016/682 E., 2019/1535 K.; 1. HD 2018/2956 E., 2020/4789 K.; 1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.

V. İspat ve Delillendirme: “Her kayırma” neden yetmez? Hangi deliller kritik?

Doktrinde ve uygulamada sıklıkla görülen hata, “bir evlat kayrıldıysa mutlaka muvazaa vardır” varsayımıdır. Oysa muris, sağlığında malvarlığı üzerinde tasarruf edebilir; muris muvazaasında belirleyici olan, satış görünümünün gerçekte bağışı gizlemek için kullanıldığı ve bunun mirasçıdan mal kaçırma amacı taşıdığı yönündeki ispat örgüsüdür.

Yargıtay bu nedenle ispatın olgu temelli kurulmasını ister. Özellikle şu delil grupları pratiğin merkezindedir:

1) Alım gücü analizi: Davalının (lehtarın) gelir düzeyi, ödeme kapasitesi, kredi kullanımı, birikim iddialarının hayatın olağan akışıyla uyumu.

2) Ödeme izi: Banka transferi, havale/EFT dekontları, elden ödeme iddiasını destekleyen tutarlı olgular.

3) Bedel-değer farkı: Tapu satış bedeli ile gerçek piyasa değerinin farkı (bilirkişi, emsal).

4) Fiilî kullanım: Taşınmazdan kim yararlandı? Kirayı kim aldı? Muris oturmaya devam etti mi?

5) Haklı/makul neden: Murisin satış yapmasını gerektiren borç/ekonomik ihtiyaç var mı?

6) Beşerî ilişki: Husumet, bakım ilişkisi, aile içi denge.

Bu bakış, özellikle “iç sorunun dışa vurumları” üzerinden değerlendirme yapılacağını açıkça vurgulayan kararlarda somutlaşır (1. HD 2016/682 E., 2019/1535 K.; 1. HD 2018/2956 E., 2020/4789 K.).

Atıf: 1. HD 2016/682 E., 2019/1535 K.; 1. HD 2018/2956 E., 2020/4789 K.

VI. Uygulama Tipleri: Hangi tapu devirleri muris muvazaası iddiasına daha “açık” olur?

Aşağıdaki kategoriler, uygulamada en sık muris muvazaası iddiasına konu olan temlik örüntüleridir:

(A) Bedelin çok düşük gösterildiği satışlar

Tapuda bedel, çoğu zaman harç/masraf nedeniyle düşük gösterilse de; bedel ile gerçek değer arasındaki “makas” aşırı ise ve alım gücü zayıfsa, bu olgu muvazaa iddiasını güçlendirebilir. Yargıtay’ın kriter listesinde “satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark” açık biçimde vurgulanır (1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.; 1. HD 2016/682 E., 2019/1535 K.).

(B) Bedelin hiç ödenmediği (veya ispatlanamadığı) satışlar

Ödeme izi yoksa, özellikle alım gücü de yoksa satış görünümü ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.

(C) Ölünceye kadar bakma görünümlü devirler

Bakım edimi gerçek ve sürekli değilse; aile içi doğal destek ilişkisinin ötesine geçmiyorsa ve diğer emareler de varsa muvazaa tartışması yoğunlaşır. Yargıtay muris muvazaası tanımında “satış veya ölünceye kadar bakma” görünümünü birlikte anmaktadır (1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.; 1. HD 2024/2600 E., 2025/2631 K.).

(D) Murisin malvarlığının tamamına yakınının tek mirasçıya devri

Bu hâlde mal kaçırma kastı tartışması artar; ancak yine de otomatik sonuç yoktur. Haklı/makul neden + fiilî ödeme + aile içi denge gibi olgular belirleyicidir.

VII. Doktrin Notları: Tenkis–Denkleştirme–Muris Muvazaası ayrımı neden önemlidir?

Öğretide muris muvazaası ile saklı payı koruyan davalar (tenkis) ve miras paylaşım içi düzeltmeler (denkleştirme) arasındaki fark sık vurgulanır:

• Muris muvazaası: Temelde “işlemin görünürde satış olsa da gerçekte bağış olduğu” ve “mal kaçırma amacıyla yapıldığı” iddiasına dayanır; hedef, resmî senede dayalı tapu kaydının iptali ve terekeye dönüş / mirasçılar adına tescildir.

• Tenkis: Tasarruf (bağış/vasiyet vb.) geçerli olsa bile saklı payı ihlal ettiği ölçüde “indirilmesi”dir (burada işlemin geçersizliğinden çok, saklı payın korunması gündemdedir).

• Denkleştirme (TMK m.669): Altsoya yapılan bazı sağlararası karşılıksız kazandırmaların miras paylaşımında hesaba katılmasıdır.

Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: Her olayda “muris muvazaası” doğru hukuki yol değildir; bazen tenkis/dengkleştirme daha uygun düşebilir. Ancak satış görünümü altında bağış ve mal kaçırma amacı güçlü ise muris muvazaası, tapu iptali/tescil için daha doğrudan bir yol sunar (1. HD 2015/5611 E., 2015/5415 K. çizgisi).

VIII. Sonuç: Hangi tapu devirleri iptal edilir?

Yargıtay uygulamasında “iptal edilme” ihtimali, tek bir işarete değil, olguların toplamına bağlıdır. İptal riskinin yükseldiği tipik örüntü şudur:

1) Tapuda satış/bakım sözleşmesi var; fakat fiilen bağış emareleri güçlü,

2) Lehtarın alım gücü zayıf; ödeme izi yok,

3) Bedel gerçek değerin çok altında,

4) Murisin satış yapmasını haklı kılan makul neden yok,

5) Devir sonrası fiilî tasarruf muriste kalmış gibi,

6) Aile ilişkileri ve olayın olağan akışı “mal kaçırma” ihtimalini güçlendiriyor.

Bu çerçeve, Yargıtay’ın muris muvazaasını tanımlayan ve kriterleri sayan kararlarında açık biçimde kurulmuştur (1. HD 2023/2314 E., 2025/143 K.; 1. HD 2016/682 E., 2019/1535 K.; 1. HD 2018/2956 E., 2020/4789 K.; 1. HD 2015/5611 E., 2015/5415 K.).

IX. Kaynakça

A) İçtihat

1) Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2023/2314 E., 2025/143 K.2) Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2024/2600 E., 2025/2631 K. 3) Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2016/682 E., 2019/1535 K. 4) Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2018/2956 E., 2020/4789 K.5) Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2015/5611 E., 2015/5415 K.