Küreselleşme, sınır ötesi ticaretin artması ve gümrük rejimlerinin karmaşıklaşması, kaçakçılık suçlarının hem nicelik hem nitelik bakımından çeşitlenmesine yol açmıştır. Kaçakçılık suçları 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiş olup, ceza mevzuatı ile birlikte uygulanmaktadır.
Kaçakçılık suçu, yurda giriş veya çıkışı gümrüğe tabi bir eşyanın gümrük işlemleri yapılmadan ülkeye sokulması veya ülkeden çıkarılmasıdır. Gümrük işlemleri, devletin bazı mali hakları elde etmesine ve gümrükten geçen eşyanın standardını tespit etmeye yaradığından tüm kaçakçılık suçları kamu zararına neden olmaktadır. Kaçakçılık suçu nedeniyle oluşan kamu zararı eşyanın gümrüğe tabi tutulmamasından kaynaklandığından, uygulamada bu suça “gümrük kaçakçılığı suçu” da denilmektedir
Kaçakçılık suçu, doktrinde genel olarak ekonomik ceza hukuku kapsamında değerlendirilir. Korunan hukuki değer ;
- Devletin mali çıkarları,
- Gümrük düzeni,
- Ekonomik kamu düzeni,
- Piyasa güvenliği ,
olarak ifade edilmektedir.
KAÇAKÇILIK SUÇUNUN UNSURLARI
- MADDİ UNSUR
Suçun konusu ‘’eşya’’dır. Bu eşya, gümrük işlemlerine tabi tutulmadan ülkeye sokulursa ,
Gümrük vergisi ödenmeden dolaşıma sokulursa ,
Sahte belge ile ithal/ihraç edilirse ,
Kaçak olduğu bilindiği halde satın alınır veya taşındığı taktirde iş bu suç oluşabilir.
-MANEVİ UNSUR
Kaçakçılık suçu kasten işlenebilir. Failin eşyanın gümrük mevzuatına aykırı olduğunu bilmesi gerekir. Yargıtay uygulamasında ‘bilme’ unsuru özellikle önemlidir. Salt bulundurma her zaman suç oluşturmaz; kaçak olduğunu bilerek hareket etme vasfı aranır. Yargı uygulamasında kastın varlığı, eşyanın piyasa değerinin çok altında olması, bandrol bulunmaması , gizli bölmelerde taşınması , ticari miktarın varlığı gibi olgularla birlikte değerlendirilmektedir.
NİTELİKLİ HALLER ;
Kanunda bazı durumlar cezayı artıran neden olarak düzenlenmiştir;
Suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi ,
Kamu Görevlisinin suça iştirak etmesi ,
Silah kullanılması ,
Sahte belge düzenlenmesi ,gibi durumlarda ceza genellikle yarı oranında artırılmaktadır.
- Silah kaçakçılığı suçu, Uyuşturucu Kaçakçılığı Suçu , Kaçak Tütün ve Alkol Üretme Suçu ,Kültür ve Tarihi Eser Kaçakçılığı Suçu gibi suç türleri bakımından TCK’da belirtilen maddeler önemli rol oynar. Ancak her ‘’kaçakçılık’’ fiili 5607 sayılı kanun kapsamında değildir. Örneğin;
Uyuşturucu ithal ve ihraç suçu TCK m.188’de,
Silah Kaçakçılığı suçu 6136 sayılı kanunda,
Kültür ve tabiat varlıklarının yurt dışına çıkarılması 2863 sayılı kanunda düzenlenmiştir. Bu durum, normlar arası ilişki bakımından ‘’özel kanunun önceliği’’ ilkesini gündeme getirecektir.
AKARYAKIT VE PETROL KAÇAKÇILIĞI SUÇU
Türkiye'de, yakıtın kaçak olup olmadığını belirlemek için ulusal etiketleme sistemi kullanılmaktadır. Ulusal etiketleme, Türkiye'de dolaşımda olan benzin, dizel ve biyodizele enjekte edilen kimyasal bir maddedir. Enjekte edilen miktar Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenir ve petrol piyasasının denetimini sağlamayı amaçlar. Özellikle, benzin istasyonlarında yapılan denetimlerde, ulusal etiketlemesi olmayan benzin veya dizelin "kaçak yakıt" olarak kabul edildiği tespit edilir.
ALKOL, TÜTÜN VE SİGARA KAÇAKÇILIĞI SUÇU
Sigara veya alkollü içecek (alkollü içki) kaçakçılığı suçu, gümrük vergisi ödenmeden ve mali yükümlülüklerin ihlali suretiyle sigara, alkollü içecek veya tütünün ülke dışına veya ülkeye sokulması eylemini ifade eder. Sigara veya alkollü içecek kaçakçılığı suçu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı) ile düzenlenmiştir. Kaçak malların tütün, tütün ürünleri, etanol, metanol veya alkollü içecek olması durumunda, soruşturma ve kovuşturma Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı) 3/10. maddesi uyarınca yapılır.
TEMEL KAÇAKÇILIK SUÇLARININ CEZASI
1- EŞYAYI GÜMRÜK İŞLEMLERİNE TABİ TUTMAKSIZIN ÜLKEYE SOKMA/ ÜLKEDEN ÇIKARMA SUÇU; Bu halin işlenmesi halinde, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, Adli para cezası olarak ise 10.000 güne kadar cezalandırılır. Bu her olayın oluş şekline göre değişmektedir.
2- ALDATICI İŞLEM VE DAVRANIŞLARLA EŞYAYI İTHAL ETME SUÇU (m. 3/2): Gümrük vergisinin tam veya kısmi olarak ödenmemesi, sahte belgelerin kullanılması ya da diğer aldatıcı işlemler ve davranışlarla gerçekleştirildiğinde, gümrük kaçakçılığına dair bu suç biçimi ortaya çıkmaktadır. Uygulamada, aldatıcı işlemlerle mal ithalatı genellikle sahte resmi belge veya özel belge yasaları kapsamında değerlendirilen belgelerin kullanılması yoluyla yapılmaktadır. Eşyayı, aldatıcı işlemler ve davranışlar aracılığıyla gümrük vergileri ödenmeksizin ülkeye getiren birey 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezası ve on bin güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalır (5607 sayılı K. m. 3/2).
3- BELİRLİ BİR AMAÇ İÇİN GETİRİLEN EŞYAYI YURTDIŞINA ÇIKMIŞ GİBİ GÖSTERME SUÇU (m.3/4): Gümrük kaçakçılığı suçunun bu şekli, eşyayı sahte belgelerle yurt dışına çıkıyormuş gibi gösterme eylemiyle ortaya çıkmalıdır. Fail, özel evrakta sahtecilik veya resmi belgelerde sahtecilik suçlarının kapsamına girebilecek sahte bir belge ile eşyayı belirli bir hedef için kullanmak ya da işlemek amacıyla ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi kapsamında getirmektedir. Belirli bir hedef için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile yoluyla yurtdışına çıkmış gibi gösteren kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır (5607 sayılı K. m.3/4).
4- TANIMLANAN FİİLLERİN İŞLENMESİNE İŞTİRAK ETMEKSİZİN İTHALAT KAÇAKÇILIĞI KONUSU EŞYAYI BİLEREK VE TİCARİ AMAÇLA SATIN ALMAK, SATIŞA ARZ ETMEK,TAŞIMAK VEYA SAKLAMAK SUÇU;
Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu madde de kaçak olarak yurda sokulan ve ithali serbest olan eşyadır. Bu madde ile; kaçakçılık fillerinin tanımlandığı 3/1.4.maddesi’nin dışındaki diğer fıkraların konusu olan eşyalar bu fıkranın kapsamı dışındadır. Suçun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde verilecek cezalar 10.fıkra hükmü bakımından ½ den 2 katına artırılacak, ancak bu madde kapsamında verilecek ceza 3 yıldan fazla olamayacaktır. Bu kaçakçılık fiili uygulamada sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu madde kapsamında; Yargıtay 7.Ceza Dairesi kişisel ve ticari amaç ayrımına vurgu yapmış, kişisel amacın varlığı varsa suçun oluşmayacağına dair kararları mevcuttur.
5-ÖZEL KANUNLARI GEREĞİNCE GÜMRÜK VERGİLERİNDEN KISMEN VEYA TAMAMEN MUAF OLARAK İTHAL EDİLEN EŞYAYI İTHAL AMACI DIŞINDA BAŞKA BİR KULLANIMA TAHSİS ETMEK,SATMAK VEYA DEVRETMEK YA DA BU ÖZELLİĞİNİ BİLEREK SATIN ALMAK VEYA KABUL ETMEK SUÇU:
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu madde 3/6’da;özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden, satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
6-İTHALİ KANUN GEREĞİ YASAK OLAN EŞYAYI ÜLKEYE SOKMAK YA DA EŞYANIN BU ÖZELLİĞİNİ BİLEREK SATIN ALMAK,SATIŞA ARZ ETMEK,SATMAK,TAŞIMAK VEYA SAKLAMAK SUÇU:
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu madde 3/7’de,ithali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi aynı ceza ile cezalandırılır hükmü mevcuttur. Bu kanunda özel olarak sayılan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içeceklerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin taklitlerini ülkeye sokma fiili halinde ise madde 3/16.hükmü uygulanacaktır.
7-İHRACI KANUN GEREĞİ YASAK OLAN EŞYAYI ÜLKEDEN ÇIKARMAK SUÇU:
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu madde 3/8’de,ihracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
ETKİN PİŞMANLIK ;
5607 sayılı kanunun 5.maddesi etkin pişman pişmanlık hükümlerini düzenlemektedir. Failin, suçu yetkili makamlara bildirmesi , kamu zararını karşılaması halinde ceza indirilebilir veya kaldırılabilir. Bu düzenleme, kaçakçılık suçlarının mali yönünün ağır basması nedeniyle cezalandırmadan çok zararın giderilmesini teşvik etmeyi amaçlar.
Kaçakçılık suçuna karışan kişi, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
-Soruşturma evresi sona erinceye kadar öderse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
-Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar öderse, verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
TEŞEBBÜS
KMK‟da teşebbüse ilişkin herhangi bir hüküm yoktur. Kanunun niteliğinden bahsettiğimiz kısımda da değindiğimiz gibi bu takdirde 5237 sayılı TCK md.5‟in atfıyla TCK md.35‟te80 düzenlenen teşebbüs hükmü bu suç açısından da uygulama alanı bulacaktır. Şu hususun altını çizmek gerekir ki, KMK md.3/18‟de teşebbüs halinde kalan suçların tamamlanmış gibi cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu takdirde, suçun teşebbüs halinde kalması durumunda faile uygulanacak yaptırım bakımından 5237 sayılı TCK md.35/2 değil KMK md.3/18 atfıyla ilgili fıkradaki tamamlamış suça verilecek ceza uygulanacaktır.
İŞTİRAK
KMK teşebbüste olduğu gibi iştirak halini de ayrıca düzenlememiştir. 5237 sayılı TCK md.5 uyarınca, TCK md.37-41 arasında düzenlenen iştirak hükümleri kaçakçılık suçlarında da uygulanacaktır. Bu değerlendirmeler ışığında, suç münferit olarak işlenebileceği gibi bir veya daha çok kişi tarafından da işlenebilir. Suçun birden çok kişi tarafından işlenmesi halinde, faillerden her biri müşterek fail olarak değerlendirilecektir. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, KMK md.4/3‟te düzenlenen toplu kaçakçılık suçu oluşmuş olacaktır. Suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise md.4/1 uygulanacaktır. Kaçakçılık suçu faillerine 5237 sayılı TCK md.3982 uyarınca yardım edenler, toplu ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde değerlendirilmeyerek bu madde uyarınca cezalandırılacaklardır
İÇTİMA
KMK'da içtimaya ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK md.5 uyarınca TCK md.42-44 çerçevesinde bir değerlendirme yapılacaktır. Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın Türkiye'ye ithal etme suçu, fail tarafından alınmış bir suç işleme kararına istinaden değişik tarihlerde işlendiği takdirde, TCK md.43 çerçevesinde zincirleme olarak işlenen tek bir suç vardır ve ceza ağırlaştırılarak verilir. Fail yapmış olduğu tek bir fiil ile kanunun çeşitli hükümlerini ihlal ediyorsa, TCK md.44 uyarınca ihlal ettiği hükümlerde belirtilen cezalardan en ağır olanı ile cezalandırılır. Bu duruma örnek olarak; ithali kanun gereği yasak olan bir eşyanın Türkiye'ye gümrük işlemlerine tabi tutulmadan ithal edilmesi verilebilir. Fail yapmış olduğu tek bir fiille KMK md.3/1 ve md.3/7 hükümlerini ihlal etmiştir. Fail, 5237 sayılı TCK md.44‟de düzenlenen fikri içtima uyarınca bu maddelerden en ağır cezayı düzenleyen KMK md.3/7 yani kanun gereği yasak eşyayı ithal etme suçundan dolayı cezalandırılacaktır.
SİGARA VE ALKOL KAÇAKÇILIĞI SUÇU CEZAYI AZALTAN SEBEPLER
Ayrıca unutulmamalıdır ki 5607 sayılı kanunun 3/22 maddesine göre “sigara ve alkol kaçakçılığı suçunda kaçakçılık suçuna konu eşyaların değerinin fahiş olması durumunda ceza miktarı yarısından bir katına kadar arttırılır. Suça konu eşyaların değerinin hafif olması durumunda ise verilecek ceza yarısında kadar, pek hafif olması durumunda ise üçte birine kadar indirilir. Yani kaçakçılık konusu malların piyasa değerine göre verilecek cezanın miktarında azalma durumu olabilmektedir.
Burada fahiş, hafif ve pek hafif değerden ne anlaşılacağı Yargıtay 7.Ceza Dairesinin kararlarında kabul görmüş olduğu miktara göre belirlenecektir. 2022 yılı için 250.000 TL ve üzeri değer fahiş değer olarak kabul edilmektedir. 30.000 TL- 80.000 TL arası hafif, 30.000 TL ve aşağısı ise pek hafif değer olarak kabul edilir. Türk Ceza Kanunu m.43 kapsamında zincirleme suç hükümleri uygulandığında kaçakçılığa konu eşyaların toplam değeri değil her fiil kapsamında ayrı ayrı olarak değer tespiti yapılmalıdır.
UYGULAMA BAKIMINDAN SORUNLAR ;
1-Kastın yeterince araştırılmaması sonucunda eşyanın varlığının tek başına mahkumiyet gerekçesi yapılması hatalıdır. Kişisel kullanım ile ticari amaç ayrımı somut ölçülere bağlanmadan karar verilmesi hukuka aykırı kararlara zemin hazırlamaktadır. Arama işlemlerinin hukuka aykırılığından ötürü usulsüz arama sonucu elde edilen deliller tartışılmalıdır. Adli arama kararı dahi olmaksızın, önleme aramasında elde edilen delillere istinaden soruşturmanın başlatılması ile hükme esas alınamayacağı aşikardır. İzahı olunan sebeplere rağmen bazı hallerde bu durumun göz ardı edildiğini görmekteyiz.
Bu kaçakçılık fiilleri analiz edildiğinde açıkça görülmektedir ki, kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan ithali yasak olmayan eşyanın, üçüncü kişiler (kaçakçılık suçuna iştirak etmemiş) tarafından satın alınması, bulundurulması, kullanılması veya taşınması fiillerinin kaçakçılık suçunu oluşturabilmesi için, üçüncü kişinin söz konusu eşyanın kaçak eşya olduğunu bilmesi ve ticari amaçla bu fiil veya fiilleri işlemesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle üçüncü kişilerin satın aldığı, bulundurduğu, kullandığı veya taşıdığı eşyanın kaçak eşya olduğunu bilmemesi halinde kaçakçılık suçu oluşmayacağı gibi aynı zamanda üçüncü kişinin kaçak olduğunu bildiği eşyayı ticari amaç olmadan (tüketim veya bağış amacıyla) satın alması, kullanması, bulundurması veya taşıması da kaçakçılık suçunu oluşturmayacaktır.
Yargıtay da; “Miktar itibariyle kişisel kullanım sınırları içinde kaldığı anlaşılan dava konusu sigaraların, bir markaya ait 200 paket olmasına, dosya kapsamı ve sanığın aşamalardaki savunmalarında ele geçen sigarayı ticari amaç için değil, kişisel kullanım amacıyla satın aldığını beyan etmesine göre; sanığın savunmasının aksine, ele geçen sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine kararı verilmesini” yasaya aykırı bulmuştur.
NİHAİ OLARAK ;
Kaçakçılık suçu, ekonomik düzeni korumaya yönelik ağır yaptırımlar içeren bir suç tipidir. Ancak uygulamada çoğu dosya, usule ilişkin eksiklikler, arama kararlarının hukuka aykırılığı veya bilme unsurunun ispatlanamaması nedeniyle tartışmalıdır.
Bu nedenle kaçakçılık suçlarında hem maddi unsurlar hem de usul hükümleri titizlikle değerlendirilmelidir. Özellikle savunma makamının:
- Bilme unsuru
- Hukuka uygun delil
- Müsadere şartları
gibi olgular üzerinde yoğunlaşması büyük önem taşımaktadır.
Av. Onur Erhan DUVA
KAYNAKÇA :
Resmi Gazete , 5607 Sayılı Kanun
Doç. Dr. Ahmet BOZDAĞ
Artuk, Mehmet Emin / Gökcen, Ahmet / Alşahin, Mehmet Emin / Çakır, Kerim: Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara.
Centel, Nur / Zafer, Hamide / Çakmut, Özlem: Türk Ceza Hukukuna Giriş, İstanbul.
Hakeri, Hakan: Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara.
Özbek, Veli Özer / Doğan, Koray / Bacaksız, Pınar / Tepe, İlker: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara.
Tezcan, Durmuş / Erdem, Mustafa Ruhan / Önok, Murat: Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara.
Yenisey, Feridun / Nuhoğlu, Ayşe: Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul.
Av. Baran Doğan, Av. Talha Yayla, Av. Ahmet Mutlu






