İlam Niteliğindeki Belgenin İlamsız İcrası[1]’ndan sonra Beylikdüzü’nden Pınar Hanım aradı. YİBK 2017/2 ilamı ilamsız takibe koymayı yasaklıyor ama biz gene de ödeme emri düzenletiyoruz dedi.

Durdum bir. E oluyor mu, icra memurunun icra emrini göndermemesi[2] sadece 2004 İİK 32 ilamların icrasında mı geçerli? İİK 60 ödeme emrinde sorun olmuyor mu?

İşçinin alacağı, mesaisi, kıdemi her zaman net olmuyor. Hem fazla harç ödememek, hem de karşı vekalet ücreti[3] müvekkil aleyhine doğmasın diye en baştan tüm alacağı istemiyoruz. Dosya bilirkişiden geldikten sonra ıslahla artırımda bulunup aradaki farkı da istiyoruz normalde ama bazen aradaki meblağ az olabiliyor, risk aldığımızda da olur da hakim bir kısmını reddederse, maktu da olsa çıkacak vekalet ücretini her zaman iş sahibine anlatmak kolay değil. İlamda kaç yıllık alacak olduğu, mesai ücreti yazıyor ama taleple bağlılık ilkesi gereği biz ıslah etmediğimiz durumlarda hakim daha fazlasını veremiyor. Önce ilamda yazan kısım için ilamlı takipte bulunuyoruz, sonra geri kalan kısmı ilamsız takiple istiyoruz.

E itiraz etmiyor mu karşı taraf?

İşi bilenler etmiyor. İtirazın iptali durumunda bir de üstüne yüzde yirmi icra inkar tazminatını hükmedileceğini biliyorlar çünkü. Sonuçta bir önceki mahkeme kararıyla o alacağımız maddi hukuk aleminde ispatlandı, biz artık sadece miktarının tespitini yaptırıyoruz.

E peki karşı taraf demiyor mu tarafları aynı olan, konusu da aynı olan bir dava vardır, derdestlik itirazında bulunulmuyor mu?

6100 HMK 109 bize kısmi dava açma imkanı veriyor. Biz daha önce alacağımızın bir kısmını dava etmiştik, şimdi de geri kalanını dava ediyoruz. Bu 1136 AvK 135 gerekmediği halde ilama bağlı alacağı birden çok kaleme ayırarak icra takibinde bulunmak uyarı disiplin cezasının konusunu da oluşturmaz.

Çok aklıma yattı. Sonra dedim zaten tüm bunlar kanunda yazıyor. E yazıyordu da, senin niye aklına gelmedi daha önceden? Yazması önemli değil ki, ne zaman bilim yeni bir şey keşfetse, birileri çıkıyor bunlar zaten Kur’an’da yazıyordu der; önemli olan bilim keşfetmeden önce senin o ayetlerden okuyup bunu bulabilmen. Bizde de öyle; biri çıkıp söylüyorsa zaten kafadan atmıyordur, mutlaka kanuni bir dayanağı vardır. Ama önemli olan senin kanundan bakarak bunları bulabilmendir, tatbikatçılık budur.

Lakin biraz da içime tam sinsin istedim. Şöyle var mıdır buna dair bir yargı kararı diye bakacakken çok utandım; 4721 TMK 1 hakim, karar verirken bilimsel görüşlerden yararlanır der. Fakat bizde bilimsel görüş, yani uzman mütalaası istendiğinde bir de buna dair bir yargı kararı yok mudur diye sorulur ve buna çok kızarız; sanki bilimsel görüş bir tür ChatGPT Pro[4], yargı kararı ise bir kutsal metin. Al işte, sen de aynısını yaptın.

-------

[1] https://www.hukukihaber.net/ilam-niteliginde-belgenin-ilamsiz-icrasi-ozgur-turkes

[2] https://www.hukukihaber.net/icra-memuru-icra-emrini-gondermezse-ozgur-turkes

[3] https://www.hukukihaber.net/kanuni-vekalet-ucreti-vekilin-mi-ozgur-turkes

[4] https://www.hukukihaber.net/sanal-avukat-sorumlulugu