İhtiyati Haciz Nedir

İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının ödenmesini güvence altına almak amacıyla mahkeme kararı ile borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan geçici nitelikte bir koruma mekanizmasıdır. İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

İhtiyati Haczin Şartları

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinde öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle talep konusu alacağın bir para alacağı olması zorunludur. Ayrıca söz konusu alacağın rehinle teminat altına alınmamış bulunması ve kural olarak muaccel, yani vadesi gelmiş olması gerekir.

Bu şartların varlığı aranırken, ihtiyati haczin yalnızca para alacaklarına özgülenmiş bir koruma yolu olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim bir malın teslimine, bir işin görülmesine ya da para dışındaki edimlere ilişkin talepler bakımından ihtiyati haciz yoluna başvurulması mümkün değildir.

Vadesi Gelmemiş Alacaklar Bakımından İhtiyati Haciz

Kural olarak ihtiyati haciz, vadesi gelmiş alacaklar için öngörülmüş olmakla birlikte, İİK m. 257/2 hükmü kapsamında bazı istisnai durumlarda henüz muaccel olmayan alacaklar için de bu yola başvurulabilir.

Bu istisnai haller aşağıdaki şekilde sayılabilir:

- Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması,

- Malvarlığını gizleme veya elden çıkarma hazırlığı içinde olması,

- Kaçma hazırlığında bulunması veya fiilen kaçmış olması,

- Alacaklının haklarını bertaraf etmeye yönelik hileli işlemler yapması

Bu hallerden birinin varlığı halinde, henüz vadesi gelmemiş borç bakımından da ihtiyati haciz kararı verilebilir.

İhtiyati Hacizde Görevli ve Yetkili Mahkeme

İhtiyati haciz taleplerinde görevli mahkeme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir.

- Genel kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.

- Ancak uyuşmazlığın ticari nitelikte olması halinde görev Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.

- Eğer esasa ilişkin dava açılmışsa, ihtiyati haciz talebi bu davaya bakan mahkemeden istenir.

İhtiyati haciz taleplerinde yetkili mahkeme, İcra ve İflas Kanunu’nun 258. maddesinin yaptığı atıf uyarınca, aynı Kanun’un 50. maddesinde düzenlenen genel yetki kurallarına göre belirlenir. Buna göre, dava açılmamışsa borçlunun yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup; dava açılmışsa davaya bakan mahkeme yetkilidir. Sözleşmeden doğan borçlarda sözleşmenin kurulduğu veya ifa edileceği yer, haksız fiillerde fiilin gerçekleştiği yer, kambiyo senetlerinde ise ödeme yeri mahkemesi yetkili kabul edilir.

İhtiyati Hacizde Sunulacak Belgeler ve Delillerin Değerlendirilmesi

İhtiyati haciz talebinde bulunulurken, mahkemenin alacağın varlığına ve haczi gerektiren sebeplerin mevcut olduğuna kanaat getirmesini sağlayacak nitelikte delillerin sunulması gerekmektedir. Bu aşamada alacağın kesin ve tam olarak ispatı aranmaz; önemli olan, sunulan bilgi ve belgelerle mahkemede alacağın varlığına ilişkin güçlü bir ihtimalin ortaya konulmasıdır.

Bu çerçevede, alacağa dayanak oluşturan fatura ve sözleşmeler, varsa teslimi gösteren belgeler, mahkeme kararları, borç ikrarını içeren yazılı beyanlar, özellikle kredi ilişkilerinde düzenlenen hesap kat ihtarları, çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetleri, taraflar arasında yapılmış sulh anlaşmaları ile borçluya gönderilen ihtarnameler önemli delil niteliği taşımaktadır. Bunun yanında, güncel uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı üzere, taraflar arasındaki WhatsApp ve mail yazışmaları ve benzeri elektronik iletişim kayıtları da, alacağın varlığını ortaya koyan ve yaklaşık ispatı destekleyen unsurlar arasında değerlendirilebilmektedir. Ayrıca borçlunun malvarlığını azaltmaya veya gizlemeye yönelik davranışlarını gösteren somut emareler de mahkemenin kanaat oluşturmasında dikkate alınır. Tüm bu delillerin bir bütün halinde, birbirini destekleyecek şekilde ve sistematik bir kurgu içerisinde sunulması, mahkemenin alacağın varlığına ilişkin kanaat oluşturmasını kolaylaştırmakta ve ihtiyati haciz talebinin kabul edilme ihtimalini önemli ölçüde artırmaktadır.

İhtiyati Hacizde Teminat

İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı, talebinin haksız çıkması halinde borçlu ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararları karşılamakla sorumludur. Bu nedenle kural olarak, mahkeme tarafından belirlenecek bir teminatın yatırılması zorunludur. Bununla birlikte bazı durumlarda teminat aranmayabilir. Özellikle alacağın bir mahkeme ilamına dayanması halinde, genel olarak teminat yükümlülüğü söz konusu olmaz. Ayrıca kanunda öngörülen bazı özel hallerde de (örneğin konkordato sürecine ilişkin belirli durumlarda) teminatsız ihtiyati haciz kararı verilebilmektedir. Teminatın miktarı ve türü, somut olayın özelliklerine göre hakim tarafından serbestçe belirlenir. Uygulamada çoğunlukla alacak tutarının yaklaşık %10 ila %15’i oranında teminat öngörülmektedir. Ancak taraflar arasında teminata ilişkin önceden yapılmış bir anlaşma varsa, bu husus da değerlendirmeye alınabilir. Öte yandan, yargılama sürecinde şartların değişmesi halinde hakim, teminatın artırılmasına, azaltılmasına, değiştirilmesine veya tamamen kaldırılmasına da karar verebilir.

İhtiyati Haciz Kararının İcrası ve On Günlük Süre

İİK madde 261/1’e göre: “Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.”

Alacaklı, mahkeme kararının verilmesinden itibaren 10 gün içinde kararın uygulanmasını ilgili icra dairesinden talep etmesi gerekmektedir. Bu süre içinde başvurulmaması halinde, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden ortadan kalkıp geçerliliğini yitirecektir.

İhtiyati Haczin Kesin Hacze Dönüşmesi

Alacaklı, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra; haczin borçlunun huzurunda yapılması halinde bu tarihten, borçlunun yokluğunda gerçekleştirilmesi halinde ise tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde genel haciz yoluyla icra takibi başlatabilir. Bu şekilde başlatılan takipte, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlunun süresi içinde itiraz etmemesi halinde, ihtiyati haciz herhangi bir işleme gerek kalmaksızın kesin hacze dönüşür.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, İcra ve İflas Kanunu’nun 168. maddesi uyarınca borçluya gönderilen ödeme emrine karşı itiraz süresi beş gün, ödeme süresi ise on gündür. Bu takip türünde, ödeme süresi dolmadan kesin haciz uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, henüz kesin haciz talep etme yetkisi bulunmayan alacaklı bakımından, ihtiyati haczin kesinleşme anı da bu sürelerle bağlantılı olarak belirlenir. Bu çerçevede, ihtiyati haciz; beş günlük itiraz süresinin sona ermesiyle değil, İİK m. 264 hükmü uyarınca on günlük ödeme süresinin dolmasıyla kesinleşir ve bu andan itibaren kesin haczin doğurduğu hüküm ve sonuçları, özellikle sıra cetveli bakımından, meydana getirir.

Borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, alacaklının bu itirazın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılması yoluna başvurması veya itirazın iptali davası açması gerekmektedir.

İhtiyati Haciz Sonrası Malvarlığının Hukuki Durumu

İhtiyati haciz, kesin hacizden farklı olarak alacaklıya satış yetkisi vermez. Malların hukuki durumu özel kurallara tabidir. Malların borçlunun veya üçüncü kişinin elinden alınmasına veya malların kullanımının engellenmesine her zaman yol açmaz. Hacizli malların fiilen borçlunun veya üçüncü kişinin kullanımında kalması mümkün olabilir; ancak bu mallar üzerindeki hukuki tasarruflar (satış, trampa vb.) alacaklının haklarını etkilemeyecek şekilde sınırlandırılır.

Haczedilen taşınmaz mallar bakımından haciz, tapu siciline işlenir ve borçlunun üçüncü kişilerle yaptığı hukuki işlemler, haciz kaydı dikkate alınarak değerlendirilir. İhtiyati haciz konulan malların satışı, ancak ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesinden sonra mümkündür. İhtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği süre boyunca hacizli malların paraya çevrilmesi veya satılması talep edilemez.

Borçlu veya üçüncü kişi, ihtiyati haczin kaldırılmasını isterse, icra dairesine borcun tamamı tutarında teminat göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını sağlayabilir. Bu durumda ihtiyati hacizli mallar üzerindeki haciz şerhi kaldırılır; fakat gösterilen teminat ihtiyaten hacizli kalmaya devam eder.

Av. Tuğba DÜZLEME

KAYNAKÇA

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
https://av-saimincekas.com/icra/ihtiyati-haciz/
https://www.forumadalet.net?topic=111545.0
https://www.ekinhukuk.com.tr/ihtiyati-haciz/
https://kulacoglu.av.tr/ihtiyati-haciz/
KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 12.07.2013 tarih, 2013/3490 E., 2013/4965 K.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 04.07.2013 tarih, 2013/2430 E., 2013/4652 K.