Yoksulluk Nafakası Kime Karşı İstenir?
Boşanma, ekonomik anlamda her iki taraf için de mühim sonuçlar doğurur. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşe, diğer eşten yoksulluk nafakası isteme hakkı tanımaktadır. Ancak bu hak sınırsız bir nitelik taşımaz. Nafaka talep edenin kusursuz ya da daha az kusurlu olması ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücüne sahip bulunması gerekir. Uygulamada mahkemeler, zaman zaman bu ikinci koşulu, yani borçlunun gerçek ödeme gücünü yeterince irdelemeden nafakaya hükmetmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025 yılında verdiği bir karar, bu gözden kaçan boyutu net bir olgu üzerinden gündeme taşımaktadır.
Engelli Eşten Nafaka İstenebilir mi?
Söz konusu davada davalı erkek; akıl hastası ve engelli bir bireydir, çalışabilecek durumda değildir ve herhangi bir geliri bulunmamaktadır. Buna karşın ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise her iki kararı da bozmuştur. Daire'nin gerekçesi şudur:
"Erkek akıl hastası olup engellidir. Davalı erkek çalışabilecek durumda değildir ve geliri bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3542, K. 2025/10509, T. 02.12.2025)
Nafaka Borçlusunun Ödeme Gücü Neden Önemlidir?
Yoksulluk nafakası, temelde bir dayanışma yükümlülüğüdür; boşanmanın ardından ekonomik açıdan zayıf kalan eşin korunması amacını taşır. Ancak bu koruma mekanizması, karşı tarafın da gerçekten bu yükü taşıyabilecek durumda olmasını gerektirir.
Akıl hastası ve engelli olan, herhangi bir geliri bulunmayan bir kişiden nafaka beklenmesi, hukuken mümkün görünse bile fiilen hayatın gerçekleri ile bağdaşmamaktadır. Üstelik nafaka yükümlüsü eş açısından orantısız bir yük oluşturur. Yargıtay bu kararıyla; nafaka yükümlülüğünün soyut bir borç ilişkisi olmadığını, borçlunun somut ekonomik gerçekliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Boşanma sürecinde nafaka taleplerinin değerlendirilmesi yalnızca talep edenin durumuna göre yapılmaz. Mahkeme; nafaka yükümlüsü olacak kişinin ekonomik ve sağlık durumunu da gözetmek zorundadır. Karşı tarafın engelli, çalışamaz ya da gelirden yoksun olması, nafaka talebinin reddedilmesini zorunlu kılabilir. Bu karar, boşanma davalarında nafaka tartışmalarının ne denli somut ve bireysel bir değerlendirme gerektirdiğini bizlere hatırlatmaktadır.

Av. Ziya CELEP





