Hayatımız sürekli öngörüldüğü şekilde ilerlemeyebilir. İnsanlar ekonomik sıkıntılar veya hayatın karşılarına çıkardığı birçok sorun nedeniyle kendi geçimini sağlayamaz duruma düşebilir. Bu gibi durumlarda hukuk düzeni, aile bireyleri eve akrabalar arasındaki dayanışmayı esas alır.
Böyle bir durumda kanun koyucu geçimini sağlayamayan bir kişinin yalnızca eşinden ya da anne-babasından değil; dedesinden hatta başka kan kısımlarından da yardım nafakası talep edebileceğine karar vermiştir.
‘Yardım Nafakası’, yoksulluğa düşmüş bir kişinin, geçimini daha iyi sağlayabilmek için maddi gücü iyi olan belirli yakın akrabalarından dava yolu ile talep edebileceği bir nafaka türüdür. Önemle belirtmek gerekir ki bu nafaka türü, eşler arasında görülen boşanma davalarından bağımsız olup tamamen aile bireyleri eve akrabalar arasındaki dayanışmaya dayanır.
Fakat Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesi uyarınca yardım nafakası yükümlülüğü, belirli derecede kan hısımları arasında söz konusu olur. Buna göre üstsoy ve altsoy ile kardeşler birbirlerine nafaka vermekle yükümlü tutulabilir.
Eğer baba ya da annenin maddi gücü yerinde değilse veya vefat etmişlerse, dedeye karşı yardım nafakası davası açılabilir. Bununla birlikte; amca, dayı, hala ve teyze gibi akrabalar yardım nafakası yükümlüsü değildir. Ayrıca aralarında kan bağı bulunmayan kişilerden de yardım nafakası talep edilmesi mümkün değildir.
Yardım Nafakasının Koşulları Nelerdir?
1.Yardım nafakası, üstsoy ve altsoy ile kardeşlerden talep edilebilir.
2.Yardım nafakası talep eden kişinin ekonomik durumunun yetersiz olması, yani geçimini sağlayamaması gerekmektedir.
3.Yardım nafakası, ilk olarak altsoy ve üstsoy arasında talep edilmektedir.
4.Yardım nafakası talebi için dava açılması ve mahkeme kararı alınması gerekmektedir.
Yardım Nafakası İçin Görevli ve Yetkili Mahkeme Nedir?
Yardım nafakası davalarında görevli mahkeme, Aile Mahkemesi olup yetkili mahkeme ise davacı ya da davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Av. Fatma ER





