"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/803
Karar No : 2024/4772
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mineral Mad. San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Uşak İli, Eşme İlçesi hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan IV. Grup ... no'lu işletme ruhsatına ilişkin olarak, 3213 sayılı Maden Kanunun 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin alınmadığından bahisle aynı Kanun'un 24/11. maddesi uyarınca davacı adına 62.743,00-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin, davacının işletme ruhsatının yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde 7. maddede yer alan izinlerin ibraz edilmediğinden bahisle tesis edilmiş olduğu, bu izne ilişkin olarak ise davacı tarafından ruhsatın devralınmasından yaklaşık bir buçuk yıl sonra 7. madde izinlerinden olan ÇED kararı için 24/07/2017 tarihinde ilgili idareye başvurulduğu, Maden Kanunu'nda çevresel etki değerlendirmesi işlemleri ve diğer izinlere ilişkin işlemlerin ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirileceği düzenlemesi yer almasına rağmen "ÇED Belgesi"nin halen düzenlenmediğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı idare tarafından, ruhsat sahiplerince 7. madde kapsamındaki izinlerin süresinde verilmemesi nedeniyle 3 yıllık sürenin sonunda idari para cezası uygulanmasının Maden Kanunu'nun emri olduğu, mevzuatta bu konuya ilişkin hiçbir istisnaya yer verilmediği, mücbir sebep ve beklenmeyen hallerin "işletme izinli sahalar" hakkında uygulanacağı ileri sürülmekteyse de, 7. madde kapsamındaki izinlerin süresinde verilmemesi nedeniyle yaptırım uygulanmasının amacının, verilmiş olan ruhsatların atıl bir durumda kalmasını önlemek ve bir an önce faaliyete başlanılmasını sağlamak olduğu nazara alındığında, Madencilik Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde yer alan hükmün, işletme izni almak için yapılacak başvurularda da uygulanmasının ve idarece her başvuru özelinde ruhsat alanının özelliklerine göre yapılacak araştırma sonucunda ruhsat sahiplerinin bu üç yıllık süreci nasıl değerlendirdiği, söz konusu izinlerle ilgili olarak kusurunun bulunup bulunmadığı da göz önüne alınarak yapılan bir değerlendirme sonrasında yaptırım uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinin hakkaniyet gereği olduğu, bu durumda; Madencilik Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi uyarınca, ruhsat sahibinin süresi içinde izin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığının, gerekirse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınarak idarece açıklığa kavuşturulması, ruhsat sahibinin izin alınmamasında bir kusuru var ise, süresi içinde izin alınmamasının beklenmeyen hal kapsamında değerlendirilmemesi, kusuru yok ise beklenmeyen halin varlığının kabul edilmesi, dolayısıyla ruhsat sahibinin süresi içinde izin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığı hususunun davalı idarece ortaya konulmasının gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarece bu yönde inceleme ve araştırmada bulunulmaksızın doğrudan üç yıllık süre içinde gerekli izinlerin alınmadığından bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görüldüğünden, idarece gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun benzer bir uyuşmazlıkta verdiği 03/04/2017 tarih ve E:2015/4982, K:2017/1525 sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu, diğer yandan, davacı tarafından ruhsatın devralınmasından yaklaşık bir buçuk yıl sonra 7. madde izinlerinden olan ÇED kararı için 24/07/2017 tarihinde ilgili idareye başvurulduğu, Maden Kanunu'nda çevresel etki değerlendirmesi işlemleri ve diğer izinlere ilişkin işlemlerin ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirileceği düzenlemesi yer almasına rağmen, ÇED izin sürecinin ilgili idarece halen sonuçlandırılmadığı, ÇED başvurusunun kanunda öngörülen sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle davacıya külfet yükletilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ÇED raporunun alınamamış olmasının mücbir sebep olmadığı, mücbir sebep müessesesinin ancak işletme izinli sahalarda uygulama alanı bulduğu, sahaya henüz işletme izni düzenlenmediği, davacının Kanunda öngörülen izinleri alarak idareye sunamadığının sabit olduğu, Kanunun açık hükmü gereği işlem tesis edildiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uşak ili, Eşme ilçesi sınırları içerisinde ve davacı şirketin uhdesinde bulunan IV. Grup ... ruhsat numaralı maden işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak 23.06.2015 tarihinde maden işletme ruhsatının düzenlendiği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin alınmadığından bahisle, aynı Kanun'un 24/11. maddesi uyarınca şirket hakkında 62.743,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işleme karşı 27.12.2018 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edildiği, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ...tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla başvurunun görev yönünden reddine karar verildiği, bunun üzerine söz konusu idari para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 24.06.2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi " başlıklı 24. maddesinin 11. fıkrasında, "(Değişik onbirinci fıkra: 4/2/2015 – 6592/13 md.) 7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nin 110. maddesinde, "(1) Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan ÇED kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için Kanunun 24 üncü maddesinin 11. fıkrası gereğince işlem tesis edilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz ve ruhsat iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Madencilik faaliyetleri kapsamında, maden işletme ruhsatının alınması, tek başına maden üretim faaliyetlerinde bulunabilmek için yeterli olmayıp, maden işletme ruhsatının alınmasından itibaren, işletme faaliyetine başlayabilmek için, Maden Kanununun 7. maddesinde belirtilen zorunlu izinlerin de alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Maden Kanununun 7. maddesinde belirtilen izinlerin tamamlanmasından sonra ruhsat sahipleri tarafından mevzuatta aranan belgeler ile işletme izni talebinde bulunulmakta ve gerekli incelemeler neticesinde uygun görülmesi halinde, madenin işletmeye alınabilmesi için davalı idarece işletme izni verilmektedir.
İşletme izni için alınması gereken üç temel izin; ÇED belgesi, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olup, bunlar dışında varsa davalı idare kayıtlarına işlenmiş özel alanlar ile ilgili izinlerin alınması gerekebilmektedir. İzinlerin, işletme ruhsatı alınmasından itibaren üç yıl içinde tamamlanması gerekmektedir. Maden Kanununun 24. maddesinin 11. fıkrasında, üç yıl içinde izinlerin tamamlanarak davalı idareye sunulmaması halinde, ilgililer hakkında idari para cezası uygulanması öngörülmüştür.
Uyuşmazlıkta, 03.08.2015 başlangıç tarihli dava konusu ruhsatın 15.12.2015 tarihinde davacı şirket tarafından tüm hak ve vecibeleriyle devralındığı, 7. madde izinlerinden olan ÇED belgesi almak için uzunca bir süre (yaklaşık bir buçuk yıl) herhangi bir girişimde bulunulmaksızın beklenildiği, daha sonra ÇED başvuru dosyasının 24.07.2017 tarihinde Bakanlığa sunularak ÇED sürecinin başlatıldığı, süreç devam ederken davacı tarafından, 7. madde izinlerine yönelik kanunî sürenin bitimine yaklaşık altı ay kala, 27.02.2018 tarihli dilekçe ile Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden "ÇED sürecinin devam ettiğine dair" yazı istenildiği, karşılığında ilgili idarenin ...tarih ve ... sayılı yazısı ile ÇED sürecinin safahati açıklanarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında ÇED sürecinin devam ettiğinin bildirildiği, ÇED başvurusu yönünden zımnen ret işlemine karşı dava açılmamış olduğu, davacı şirketin gerekli tüm izinleri tamamlayarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından, sözü geçen izin başvurularının Kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılmamasında kusurlu bulunduğu açıktır.
Bu nedenle anılan durumun beklenmeyen hal kapsamında da görülemeyeceği, aynı zamanda, Maden Kanununun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu dikkate alındığında, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki zorunlu izinlerin tamamının üç yıllık süre içinde alınmamış olması sebebiyle anılan Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca davacı şirketin idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 25/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X) - Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen nihaî kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Yerel Mahkeme kararında yer alan "mücbir sebep" müessesesine ilişkin açıklamaların yerinde olmadığı, Anayasa Mahkemesinin 01/11/2017 tarih ve E:2017/36, K:2017/147 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Mahkemece, ruhsat sahibinin kusuru ve ihmali olup olmaması durumuna göre yaptığı değerlendirmeye göre, davacıya atfı kabil kusur bulunmadığına ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.





