T.C.
Yargıtay
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
2009/8351 E., 2009/14675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, dava dışı ... adına başlattığı İcra takibindeki alacağın davalıya temlik edilmesi üzerine, davalının vekaletini alarak icra takibine davalı adına devam ettiğini, davalının kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek vekalet ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı avukatın temlik aldığı icra dosyasındaki alacağın tahsili için vekili olarak takibe devam ettiğini, dosya borçlusu olan kooperatif aleyhine, babası adına da başka bir takipte vekillik yaptığını, babasına ait dosya için bankalara yazı yazarak alacağını tahsil ettiği halde kendi dosyası için taşınmaz hacizlerini tercih ettiğini, bu nedenle kendisini haklı olarak azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının Avukat olduğu dava dışı ... adına ... 2. İcra Dairesinin 2007/1304 esas sayılı dosyası ile dava dışı SS. ... Konut Yapı Kooperatifi aleyhinde takip başlattığı, Ömer Tekelinin alacağını 6.3.2008 tarihinde davalıya temlik etmesi neticesinde davalının vekaletini alarak dosyaya kaldığı yerden vekil olarak devam ettiği, aynı kooperatif adına alacaklısı Nevzat Tekel0i olan icra takibini 2009/8351-14675 ise ... İcra Dairesinin 2007/1124 Esas sayılı dosya üzerinden yürüttüğü, ... dosyası için icra müdürlüğünce borçlunun bankalardaki alacaklarına haciz konulması için yazılar yazdırdığı ve bunun neticesinde dosyaya borçlu kooperatife ait paraların dosyaya aktarılmasını sağladığı buna karşılık davalıya ait dosyada ise sade gayrimenkul haczine gittiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının azledilmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususundadır. Avukatlık Kanunun 174. maddesinin 2. fıkrası avukatın kusur ve ihmalinden dolayı azledilmesi halinde ücretin ödenmesinin gerekmediğini, hükme bağlamaktadır. Davacı avukatın aynı borçluya karşı başlattığı İcra takibinde davalıya ait dosyada üçüncü şahıslara haciz ihbarnamesi göndermemekle daha çabuk ve kolay elde edilebilecek olacağının tahsil sürecinin geciktirildiği ve dolayısı ile özensiz davrandığı açıktır. Vekalet ilişkisi güvene dayanan bir sözleşme olduğuna göre davacı avukatın kendisi tevdi edilen islerde özensiz davranması müvekkilinin güvenini sarsar. Bu nedenle mÜvekkil vekili bulunan davacı avukatı azletmekte haklıdır. Böylece azil haklı olduğuna gÖre davacı avukat her hangi bir ücret isteyemez. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı gerekçe ile ısteğin kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 496.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.





