T.C.

Yargıtay

Ceza Genel Kurulu

2025/397 E., 2026/1 K.


"İçtihat Metni"

YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2-3

HÜKÜM : Sanığın haksız mal edinme suçundan 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 13/1, 14, 5237 sayılı TCK'nın 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 33.333 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve zoralıma ilişkindir.

I. HUKUKİ SÜREÇ

Haksız mal edinme suçundan sanığın 3628 sayılı Kanun’un 13/1, 14, TCK'nın 62... /1-2-3-5. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 33.333 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, 2 yıl süre ile aynı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmasına ve İzmir İli ... ilçesi 32 pafta, 97 ada ve 79 parsel sırasında kayıtlı bulunan 9 numaralı taşınmaz, İzmir İli ... ilçesi, 1 pafta ve 34 parsel sırasında kayıtlı 2 bahçeli kargir dubleks ev niteliğindeki taşınmaz ile İzmir İli ... ilçesi 1134 ada, 27... pafta 11 parsel sırasında kayıtlı ofis cinsi taşınmazın değerleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle zoralımına ilişkin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince verilen 10.10.2024 tarihli ve 2-3 sayılı hükmün, sanık müdafii ve malen sorumlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama istekli 09.12.20 24... .09.2025 tarihli tebliğnameleri ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii; suça konu edilen ve zoralımına karar verilen taşınmazlar yerinde görülmeden değerleri tespit edilerek bilirkişi raporu düzenlenmesi, hüküm kurulurken üç vergi müfettişinden oluşan heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılması, bilirkişi heyetinde sanığın yaşam tarzı, sosyal durumu ve yapılan harcamalar gibi hususlarla ilgili uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin olmaması, satın alınan taşınmazların değerinin gerçek dışı ve fahiş olarak, satılan taşınmazların değerinin ise gerçek bedelleri hesaplanmadan tapuda belirtilen bedel üzerinden belirlenmesi, İzmir ili ... ilçesindeki yazlığın ...'nda bulunan yazlıkla takas edilip üzerine bir miktar para verilerek alındığının göz ardı edilmesi, sanığa ait olduğundan bahisle zoralımına karar verilen taşınmazlardan ikisinin sanığın eşinin üzerine kayıtlı olması, sanığın eşinin maaşının ....net isimli internet sitesi üzerinden yaklaşık olarak tayin edilmesi, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulunun içtihatlarına uygun şekilde bilirkişi heyetinden rapor aldırılmaması, suça konu taşınmazların büyük kısmının sanığın eşine kalan miras edinimlerinden ve bunların satılmasıyla alındığının dikkate alınmaması, süresinde mal beyanında bulunulmaması, gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması ve banka aracı kılınmadan taşınmazların satın alınması hususlarının mahkûmiyet hükmünün gerekçesine yansıtılması, taşınmazlarla ilgili işlemlerin taraflarının dinlenmemesi, haksız mal edinme suçunun oluşmadığı gözetilerek beraat kararı verilmemesi, sanığa ait mallar ile eşine düşen miras payının haksız olarak edinildiği kabulüyle kanuna aykırı şekilde zoralım kararı verilmesi,

Malen sorumlu ... vekili; maliki olduğu taşınmazlar hakkında zoralım kararı verildiği hâlde malen sorumlunun kovuşturma aşamasında duruşmalardan haberdar edilmemesi ve karşı kanun yollarına başvurma imkânından alıkonulması, böylelikle mülkiyet hakkının ihlal edilmesi, iddianamede ya da esas hakkındaki mütalaada sanığın eşi olan malen sorumluya ait taşınmazların müsaderesi isteminde bulunulmaması, buna rağmen taşınmazların sanığa ait olduğu ve haksız edinildiği yanılgısıyla müsadere edilmesi, hüküm kurulurken satılan ve satın alınan taşınmazların kaynağı ile değerini yanlış ve eksik hesaplayan bilirkişi raporuna dayanılması, ...'nda bulunan taşınmazın satış ve ...'de bulunan yazlığın alış tarihleri ile takasa konu edildiğinin dikkate alınmaması, sanık ... malen sorumlunun yıllar içerisinde yaptıkları tasarruflar ve sanığın eşinin ailesinden kalan mirasın göz ardı edilmesi, sanığın eşinin malen sorumlu olarak davaya katılmasına, temyiz başvurularının kabulüne, taşınmazlar üzerindeki tedbirlerin ve zoralım kararının kaldırılmasına, sanık ... eşi lehine hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Gerekçe ve istemleriyle temyiz talebinde bulunmuşlardır.

III. GEREKÇE

Suç tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcı vekili olan sanığa müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun'da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre;

01.01.2015-31.12.2019 tarihleri arasındaki dönemde ailevi gelirleri ile asgari giderlerine nazaran mal varlığındaki artışı, tasarruf edilebilir miktarın on katından fazla olduğu belirlenen sanığın haksız mal edinme suçunu işlediği kabul edilen olayda;

Sanığın ve ailesinin 01.01.2015-31.12.2019 tarihleri arasında mal varlığında meydana gelen artışın 8.139.218,64 TL'lik kısmının kaynağı tespit edilememiş ve mal varlığındaki söz konusu artışın sanık ... ailesinin gelirlerinden tasarruf edebilecek miktarın on katından fazla olduğu bilirkişi raporları ile de ortaya konulmuştur. Yine, dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler uyarınca sanık ... malen sorumlu tarafından edinilen yedi adet taşınmaz ile iki adet otomobil, 06.01.2020 tarihli genel mal beyanında bildirilmesine rağmen bu hususta kanuni süreye uyulmamıştır. Genel mal beyanına konu dört adet taşınmaz ile iki adet taşıt, gerçek değerinin altında beyan edilmiştir. Malen sorumluya ait banka hesabındaki 269.146,74 TL ile çocuğuna ait taşıt ise genel mal beyanında hiç bildirilmemiştir. Yüksek tutarlı satın alma işlemlerinde ispat niteliği taşıyan bankanın aracı kılınması gerektiğini bilebilecek konumdaki sanık, taşınır ve taşınmaz mallarını nakit ödeme yoluyla satın almıştır. Yine sanık ... malen sorumluya veraset yoluyla intikal eden taşınmazlar dışında kalan menkul veya nakit değerin intikal ettiğine dair kanıtlayıcı herhangi bilgi ya da belge dosyaya sunulmamıştır. Sanığın kaynağını açıklayamadığı taşınmazların evlilik birliği içerisinde salt eşinin adına kayıtlı olmasının ise malen sorumluyu iyiniyetli üçüncü kişi konumuna getirmeyeceği kabul edilmiştir.
Tüm bu hususlar bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde;

3628 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca sanığın müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken 2 yıl süre ile TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmedilmesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığa isnat olunan haksız mal edinme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen sonuca etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda şahsileştirilerek uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve malen sorumlu vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davasının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmelidir.

Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; "Sanığın eylemlerinin dört yıla yayılması ve haksız edinilen taşınmazların da bu süre zarfında farklı tarihlerde edinilmesi karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği; ancak aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı görüşündeyim." düşüncesiyle ve hükmün farklı gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle,

Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi ise; ''Konusunda uzman emlak bilirkişisi, hukukçu bilirkişi ve Sayıştay denetçisinden oluşan üç kişilik bağımsız bilirkişi heyetinden rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmayan, denetimi ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan raporla eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi'' gerekçesiyle Karşı oy kullanmışlardır.

IV. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin sanığın haksız mal edinme suçundan mahkûmiyetine ilişkin 10.10.2024 tarihli ve 2-3 sayılı hükmünün ONANMASINA,2. Dosyanın, Yargıtay 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.