T.C.
Yargıtay
Ceza Genel Kurulu
2024/85 E., 2026/71 K.
"İçtihat Metni"
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza
SAYISI : 545-87
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-a-e-h, 53/1, 58... . maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Salihli Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.01.2021 tarihli ve 126-2 sayılı resen istinafa tabi hükmün, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından da istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 12.04.2021 tarih ve 968-993 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafi ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 07.11.2022 tarih ve 11648 -8615 sayı ile; "...Sanık ...'nin iş arkadaşı olması nedeniyle tanıdığı maktulün evinde altın ve para bulunduğu bilgisini diğer sanık ... ile paylaştığı, bu para ve altını alıp ortaklık yapma konusunda konuştukları, bu plan dahilinde sanık ...'nin diğer sanık ...'ya ulaştığı, sanıklar ... ve ...'nin olay günü maktulün evine girerek maktulle karşılaşmaları sonucu öldürdüklerine dair iddia ve kabule göre; sanık ...'nin üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediğine, diğer sanıklar ... ve ...'nın kasten öldürme eylemlerine katıldığına dair, mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile mahkûmiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Salihli Ağır Ceza Mahkemesince 21.02.2023 tarih ve 545-87 sayı ile; "...Sanık ...'nin maktulenin evine girmeleri hususunda ... ve ... ile anlaştığı, ...'ye maktulenin evini gösterdiği, altınların yerini tarif ettiği, olaydan sonra ... ile konuşarak gelişmeleri takip ettiği, öldürme olayında haberi olmasına rağmen ... ile olay akşamında evinde birlikte kaldığı, ... ile ilgilendiği ve yardımcı olduğu, sanığı ihbar etmediği, dolayısı ile kasten öldürme dahil sanıklar ... ve ...'nin eylemlerinin planlayıcısı olduğu, her durum ve sonuçta diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği, bu nedenlerle nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağma eylemlerinden sorumlu tutulması gerektiği, ancak sanıkların eylemlerine maktulenin evini göstermek, altınların yerini tarif etmek suretiyle etkin fonksiyonel şekilde icrai faaliyetlerle de katıldığından, ...'nin eylemlerinin azmettirme olarak değil, iştirak olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.'' şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2023 tarihli ve 40954 sayılı bozma istemli tebliğnamesi ile dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarına kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 09.01.2024 tarih ve 5354-75 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN
Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen nitelikli kasten öldürme suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle direnme kararına konu hüküm kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER
İncelenen dosya kapsamından;
Salihli Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada, 21.02.2023 tarihli oturumda bozma ilamı okunarak duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet savcısına, sanık müdafilerine, katılanlara ve katılanlar vekiline bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcısı tarafından "Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulması talep ve mütalaa olunur." şeklinde talepte bulunulduğu, iddia makamından esas hakkındaki mütalaası sorulmadan ve hazır bulunan sanık müdafiilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarih ve 197-206, 19.02.2025 tarih ve 144-80, 05.02.2025 tarih ve 110-54, 12.09.2024 tarih ve 362-243; 10.07.2024 tarih ve 307-233 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).
Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.
Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde:
Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 21.02.2023 tarihli celsesinde bozma ilamı okunarak duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet savcısına, sanık müdafilerine, katılan ve katılan vekillerine bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu, ancak Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulması talep olunur." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığı gibi hazır bulunan sanık müdafilerine savunma imkânı da tanınmadığından savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün yukarıda açıklanan usule aykırılıklar nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 545-87 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü alınmadan ve hazır bulunan sanık müdafilerine savunma yapma hakkı tanınmadan hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2- Dosyanın, Salihli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.





