Özet

Bursa’nın Gürsu ilçesinde, borcunu ödemediği gerekçesiyle hakkında icra takibi başlatılan bir kişinin; alacaklı konumundaki işletme sahibi Elif Çalışkan ile avukat olan kız kardeşi Hatice Kocaefe’ye tabancayla ateş ettiği, avukatın yaşamını yitirdiği ve diğer mağdurun dizinden yaralandığı olay kamuoyuna yansımıştır. Bu çalışma; icra takibi gibi “adli işlemler” bağlamında avukata yönelen saldırıların, ceza hukuku ve avukatlık mevzuatı ışığında nasıl nitelendirileceğini; avukata yönelik saldırının hangi ölçüde hâkim ve savcılara yönelik saldırı rejimiyle kesiştiğini; özellikle Avukatlık Kanunu m.57 ve TCK m.82/1-g’nin uygulama koşullarını ve delillendirme sorunlarını tartışmaktadır.

1. Giriş: “Avukata saldırı”nın sıradan şiddet suçu olmaktan çıkması

Avukata yönelik saldırılar, her zaman yalnızca bir bireyin yaşam hakkı veya vücut dokunulmazlığına yönelen eylemler olarak kalmaz. Saldırı, avukatın yürüttüğü mesleki faaliyeti hedef alıyor ve bu faaliyet yargısal sürece (dava, savunma, icra takibi gibi) bağlı ise, şiddetin etkisi “taraflar arası husumet” sınırını aşarak adalet hizmetinin işleyişine sirayet eder. Bu nedenle Türk hukukunda avukatın konumu, bazı alanlarda “özel koruma” mantığıyla güçlendirilmiştir.

Somut olayda saldırı gerekçesinin “icra takibi başlatılması” olarak aktarılması, değerlendirmeyi doğrudan şu sorulara yöneltir: (i) Avukatın hedef alınması, görevi nedeniyle mi gerçekleşmiştir? (ii) Bu bağ kurulabiliyorsa öldürme/yaralama suçlarında nitelikli hâller gündeme gelir mi? (iii) Avukatlık Kanunu m.57’nin “hâkimlere karşı suç hükümleri uygulanır” hükmü, olaya nasıl yansır?

2. Avukatın yargı düzenindeki yeri ve icra takibinin niteliği

Avukatlık Kanunu m.1, avukatlığı “kamu hizmeti ve serbest bir meslek” olarak niteler. Ceza hukuku bakımından ise kritik ayrım, avukatın her faaliyetinin değil; özellikle “yargısal faaliyete iştirak” eden işlerinin (dava takip, savunma, adli işlemleri takip) yargı fonksiyonuyla ilişkisidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, icra takibi yürütmenin “adli işlemleri takip etmek” kapsamında olduğuna ve bu bağlamda avukatların “yargı görevi yapan” tanımı içinde ele alındığına işaret etmektedir (CGK 2021/287 K.). Bu yaklaşım, icra takibi nedeniyle avukatın hedef alınması iddiasında “görev bağlantısı”nı tartışmanın merkezine yerleştirir.

İcra takibi, borcun devletin cebri icra gücüyle tahsilini sağlayan, icra daireleri üzerinden yürüyen ve yargısal denetime açık bir süreçtir. Avukat bu süreçte müvekkili adına icra dosyasını takip eder, tebligat/haciz/satış gibi işlemleri yürütür ve çoğu zaman borçlunun tepkisi “alacağa” değil “takibi yürüten avukata” yönelir. Bu olgu, saldırının “kişisel husumet” mi yoksa “takibi durdurma/sindirme” mi amacıyla yapıldığının araştırılmasını zorunlu kılar.

3. Avukatlık Kanunu m.57: Hâkimlere karşı suç hükümlerinin avukata uygulanması

Avukatlık Kanunu m.57; görev sırasında veya yapılan görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlarda, hâkimlere karşı suçlara ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenleyerek normatif bir koruma sağlar. Bu hüküm iki düzeyde önem taşır:

1) Simgesel ve sistemik düzey: Savunma fonksiyonuna saldırının, yargı fonksiyonuna saldırı olduğu kabulünü güçlendirir. Hâkim–savcı–avukat üçlüsünün yargısal faaliyet içindeki bütünleyici rolü vurgulanır.

2) Uygulama düzeyi: TCK’da bazı suçlarda mağdurun sıfatı veya fiilin kamu göreviyle bağlantısı, cezayı ağırlaştıran nitelikli hâl doğurur. Avukata saldırının “görev nedeniyle” işlendiği saptanırsa, bu nitelikli hâllerin tartışılması daha güçlü bir zemine oturur.

Önemle belirtilmelidir: m.57, öldürme suçu bakımından otomatik olarak “nitelikli öldürme”yi zorunlu kılan bir düzenleme değildir. Ancak m.57, mahkemelerin olaya bakışını “sıradan bir husumet cinayeti” kalıbından çıkarıp “yargı fonksiyonunu etkileyen saldırı” çerçevesine taşımada kuvvetli bir yorum dayanağıdır.

4. Kasten öldürme ve “kamu görevi nedeniyle” nitelikli hâl (TCK m.82/1-g)

Somut olayda avukatın ölmesi nedeniyle temel suç tipi, kasten öldürmedir (TCK m.81). Bunun yanında TCK m.82/1-g, öldürmenin “kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle” işlenmesini nitelikli hâl sayar ve ağırlaştırılmış müebbet yaptırım öngörür. Avukatın “icra takibi/adli işlem” nedeniyle hedef alınması, bu hükmün tartışılmasına elverişlidir.

Ancak burada kritik olan, “avukat kamu görevlisidir” gibi soyut bir kabule dayanmak değil; “nedeniyle” bağının somutlaştırılmasıdır. Uygulamada şu deliller belirleyici olur: failin icra takibine ilişkin tehditleri (ör. “dosyayı kapat”, “takibi kaldır”), tebligat/haciz/satış gibi işlemlerle zaman yakınlığı, avukatın dosyadaki rolü (asıl vekil mi, sadece eşlik eden kişi mi), saldırının hedef seçimi (neden doğrudan avukat?). Bu bağın güçlü biçimde ortaya konulması, m.82/1-g uygulamasının meşruiyetini ve kanunilik ilkesine uygunluğunu sağlar.

5. İkinci mağdur açısından suç vasfı: teşebbüs–yaralama ayrımı

Elif Çalışkan’ın dizinden yaralanması, otomatik olarak “kasten yaralama” sonucunu doğurmaz. Failin öldürme kastıyla ateş edip etmediği; atış sayısı, mesafe, hedef alınan bölge, eylemin sürdürülüp sürdürülmediği, olayın kesilme nedeni gibi unsurlarla belirlenir. Eğer öldürme kastıyla icraya başlanmış ve ölüm neticesi failin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşmemişse, kasten öldürmeye teşebbüs (TCK m.35) tartışılacaktır. Öldürme kastı ispatlanamazsa kasten yaralama (TCK m.86) gündeme gelir. Bu ayrım, soruşturmanın adli tıp raporları ve olay yeri delilleriyle derinleştirilmesini gerektirir.

6. Sonuç

İcra takibi gibi yargısal süreçlerle bağlantılı bir nedenle avukatın hedef alınması, ceza hukuku bakımından yalnızca “bir kişiye karşı işlenmiş şiddet” olarak değil; savunma fonksiyonunu ve yargının işleyişini etkileyen bir saldırı olarak değerlendirilmelidir. Avukatlık Kanunu m.57 bu değerlendirmeyi normatif düzeyde destekler. TCK m.82/1-g bakımından ise kilit mesele, saldırının avukatın yürüttüğü icra takibi nedeniyle işlendiğinin delillerle ortaya konulmasıdır. Bu bağ kurulabildiği ölçüde, avukata yönelik saldırının hâkim ve savcıya yönelik saldırılarda görülen “yargı fonksiyonunu koruma” yaklaşımıyla kesiştiği söylenebilir.