T.C.
Yargıtay
9. Ceza Dairesi
2021/16850 E., 2023/1307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2014/498 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi; katılanın aşamalardaki anlatımı, iletişim tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamı nazara alınarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine dair savunmasının aksine suçu işlediği yönünde müştekinin mücerret beyanı haricinde mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, ceza davalarında suçun sabit kabul edilebilmesi için tüm unsurları ile birlikte mahkumiyete yeterli kanuni, kesin inandırıcı delil ile ispat edilmesi gerekeceğinden soyut, hiçbir yan delil ile ispatlanamayan müştekinin beyanlarına göre mahkumiyet kararı verilemeyeceği ve şüpheden sanık yaralanır hukuk genel kuralları karşısında sanığın üzerine atılı suçtan açılan kamu davasından beraatine karar verilmiştir.
2. 03.07.2014 tarihli Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca gönderilen iletişimin tespiti kaydının dosya arasına alındığı görülmüştür.
3. 05.05.2014-01.06.2014 tarihleri aralığını gösteren görüşme sorgu sonuçları çıktısı dosya arasındadır.
4. Tanık ....'nin mahkemece dinlenilmesinden vazgeçildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında "Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu delilller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ve aynı Kanunun 210 ncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda talimat mahkemesince çıkartılan çağrı kağıdının da tanığa bizzat tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında mahkemece, tanığın iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2014/498 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.





