T.C.

Yargıtay

8. Ceza Dairesi

2025/2287 E., 2025/5618 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/43 E., 2024/1382 K.
SUÇ : Çocuğa karşı eziyet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e yönelik olarak çocuğa karşı eziyet suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. Sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e yönelik kasten basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin beraat kararına hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz istemi vasfa dair olmadığından sanık müdafinin bu hükme dair temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e karşı silahla kasten yaralama suçundan kurulan hükme, sanık ... hakkında katılan çocuklara karşı eziyet suçundan kurulan beraat hükümlerine dair yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

a-)Ankara 58. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/274 Esas, 2021/106 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in katılan çocuk ...'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ... 'in katılan çocuk ...'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

b-)Aynı kararla; sanık ...'in katılan çocuk ...'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in katılan ...'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; kararlar, katılan ... vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2022/43 Esas, 2024/1382 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesinin hükümlerinin 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Akabinde;

a-)Sanık ...'in katılan ...'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in katılan ... 'e yönelik eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 3-b-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

b-) Sanık ...'in katılanlar ...'e ve ...'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Katılanlar ... ve ... Vekillerinin Temyiz İstemleri
Sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna; sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kurulan hükümde suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ve sanığın eyleminin eziyet suçunu oluşturduğuna; ayrıca, cezaların alt sınırdan tayin edilerek lehe hükümlerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Katılan ... Vekilinin Temyiz istemi
Sanık ... hakkında beraat hükümleri kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ...'in ...'e yönelik eylemi yönünden suç vasfında hataya düşüldüğüne ve eziyet suçundan hüküm kurulması gerektiğine; diğer kurulan hükümlerde ise alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

3.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Her iki katılana yönelik kurulan hükümlerin hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine; katılan ...'e yönelik olarak kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 86/3. maddesi uyarınca artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...'in katılan ...'in boşandığı eşi olduğu, katılan çocukların ise bu evlilikten olan çocuklar olduğu, suç tarihinde sanık ... ile sanık ...'in birlikte yaşadıkları ve katılan çocukların sanıklarla yaşadığı, sanıkların iştirak halinde katılan çocukları elleriyle, oklavayla yaraladığı, falakaya yatırmakla ve dövmekle silahla öldürmekle tehdit ettikleri, katılan çocuk ...'yı falakaya yatırdıkları, saçlarını kestikleri ve elektrik verdikleri iddiasına ilişkin olarak;

1.Sanık ... hakkında katılan çocuk ... 'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin ve sanık müdafinin temyiz istemlerinin; ayrıca sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e yönelik kasten basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin beraat kararına hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde;

5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanık ... hakkında katılan çocuklar ...'e ve ... 'e karşı eziyet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre ve sanığın atılı suçları işlemediğine dair savunmalarına göre değerlendirme yapılmıştır. Sanığın aşamalarda değişmeyen atılı suçu işlemediğine dair savunmaları ile katılan çocukların ilk beyanlarında sanığın kendilerine eziyet teşkil eden eylemden bahsetmedikleri gibi tanık rehber öğretmenin sanık hakkında yaralama yahut diğer eylemlere yönelik katılan çocuğun kendisine beyanda bulunmadığına dair beyanları ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında beraat hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne dair temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 43-56, 27.12.2005 gün ve 121-171, 29.11.2005 gün ve 123-151 sayılı kararlarında da açıklandığı ve Dairemizce de benimsendiği üzere sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e karşı çocuğa karşı kasten yaralama suçundan kurulan kesin nitelikteki hükme ilişkin suçun yaptırımı daha ağır olan eziyet suçunu oluşturdurduğuna dair suç vasfına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istemleri üzerine bu hususla sınırlı biçimde inceleme yapılmıştır.
a-)5237 sayılı Kanun'un 96. maddesinde "Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi..." ibaresi yer almakta; yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmamaktadır. Madde gerekçesinde ise "Eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir." denilmektedir. Dairemizin 2021/18090 Esas, 2024/1209 Karar sayılı ve 2021/3207 Esas, 2021/18333 Karar sayılı ilamları başta olmak üzere süregelen uygulamalarına göre; eziyet suçunu kasten yaralama, kötü muamele gibi suçlardan ayıran unsur süreklilik ve sistematiklik unsurlarını bünyesinde barındırmasıdır.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanığın katılan çocuk ...'e yönelik eylemlerinin incelenmesinde; katılan ... hakkında düzenlenen 18.05.2019 tarihli adli raporda sol el içi ve sağ kalçada morluk ve ekimoz olduğunun, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirlendiği, bu yaralama izlerinin 06.05.2019 tarihinde meydana gelen olayda oluştuğu, raporda eskiye dair yaralanmaların tespit edilmediği belirtilmiştir. Katılan ...'in sıcağı sıcağına alınan ilk beyanında; sanık ...'in ablası olan ... 'e şiddet uyguladığı gün eline ve kalça bölgesine oklava ile vurduğunu beyan ettiği, sanık ...'in ilk savunmasında ve Bölge Adliye Mahkemesince alınan savunmasında olay tarihinde katılan ...'in eline oklava ile vurduğunu beyan ettiği, katılan ...'in rehber öğretmeni olan tanık ...'nin beyanında katılan ...'ya sanıkların benzer şiddet eylemlerini kardeşlerine de uygulayıp uygulamadığını sorması üzerine katılan ...'nın sanıkların kardeşlerine (... ve ...) yönelik şiddet eylemlerinde bulunmadıklarını beyan ettiğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; sanık ...'in sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde katılan ... 'e yönelik eylemlerde bulunduğunun sabit olmadığı gibi sanığın doktor raporuyla uyumlu ikrarına göre katılan çocuk ...'in eline ve kalça bölgesine ele geçmeyen oklava ile vurmaktan ibaret eyleminin sistematiklik ve süreklilik unsurlarını içermediği anlaşıldığından sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka uygun olup bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b-)Sanığın eylemine uyan suçun cezasının üst sınırının 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlendiği dikkate alındığında ve Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... Basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5/1-d maddesinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'nun 251/3. maddesine göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

1.Sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin ve sanık müdafinin temyiz istemlerinin; ayrıca sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e yönelik kasten basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin beraat kararına hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde;

Gerekçenin (1) bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin ve sanık müdafinin bu hükme yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. fıkrası uyarınca REDDİNE,

2. Sanık ... hakkında katılan çocuklar ...'e ve ... 'e karşı eziyet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede;
Gerekçenin (2) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2022/43 Esas, 2024/1382 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

3.Sanık ... hakkında katılan çocuk ...'e karşı kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne dair temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;

Gerekçenin (3) bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2022/43 Esas, 2024/1382 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 58. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.