T.C.

Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

2025/1105 E., 2025/5220 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/854 E., 2024/2142 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/767 E., 2021/713 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 07.07.2020 tarihinde öldüğünü, murisin .... Noterliğinde düzenlenen 12.12.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetname ile müvekkillerini ve müvekkili ...'ın kızı ...'ı mirasçılıktan çıkardığını, murisin yapmış olduğu bu işlemin haksız ve gerçek dışı nedenlere dayandığından iptali gerektiğini, murisin, torunu olan ...'a karşı cinsel istismar suçundan dolayı yargılanarak hapis cezası aldığını, kararın onanarak kesinleştiğini, cezası infaz olunduğu sırada murisin öldüğünü, üzerine atılı suçu işlediği mahkeme kararı ile sabit olduğundan kendisine iftira atıldığını, toplum önünde küçük düşürüldüğünü ileri sürerek müvekkillerini mirasçılıktan çıkaramayacağını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesinde sayılan mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin bulunmadığını, aksine murisin alt soyuna karşı suç işlediğini ileri sürerek, .... Noterliğinde düzenlenen 12.12.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin hukuka ve şekle aykırı olması sebebiyle iptalini, bu mümkün olmadığı takdirde davacıların saklı payı oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin geçerli olduğunu, davacıların vasiyetnameden haberdar olduğunu ve davanın süresi içinde açılmadığını, murisin hüküm giydiği ceza davasında davacıların müşteki ve tanık olarak yer aldıklarını, bu şekilde sürekli aile bağlarını koparan, kopmasına sebep olan hâl, tutum, davranış ve eylemlerde bulunmuş olduklarını, ceza davasında murisin cinsel istismar suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin bulunmaması gerekçesiyle davanın kabulüne, .... Noterliğinin 12.12.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin vasiyetnamede ".... bu zamana kadar yapmış oldukları maddi ve manevi ezalardan dolayı" cümlesinin müphem olduğu, açık ve somut sebep içermediği, devam eden kısımda ise ceza dosyasının sebep olarak belirtildiği, ceza dosyasında yargılanan murisin atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, buna göre ispat yükü üzerinde bulunan davalının çıkarma sebepleri bulunduğunu ispat edemediği anlaşıldığına göre Mahkemece yazılı gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık dinletme taleplerinin yasaya aykırı olarak reddedildiğini, mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin mevcut olduğunu, davacıların iddialarının düpedüz iftira olduğunu, davacıların kötüniyetli olduğunu, davacıların vasiyetnameden 2014 yılından bu yana haberdar olduklarını, davanın süresinde açılmadığını, müteveffanın son arzusuna itibar edilmesi gerektiğini, asgari bir Türk evladının kendisine yahut yakınına karşı böylesi kötü, yüz kızartıcı bir suça karışmış kimsenin mirasçısı olarak kalmayı dilemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açılan davanın Türk örf adetleri ile de bağdaşmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasçılıktan çıkarmaya yönelik vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.