T.C.

Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

2023/4851 E., 2023/5694 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/111 E., 2023/225 K.

KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacılar vekili, 24.07.2006 tarihinde ölen mirasbırakan ...'nın terekesinin borca batık olması nedeni ile mirası hükmen reddin tespitini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece terekede ölüm anında herhangi bir aktif olmadığı, murisin sebep olduğu trafik kazası nedeniyle haksız eyleminden ... tazminat sorumluluğuna ilişkin borçların terekenin pasifini oluşturduğunu; pasifinin aktifinden fazla olduğu terekenin borca batık olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 10.12.2015 tarih ve 2013/173 Esas, 2015/99 sayılı Kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarih ve 2016/10082 Esas, 2019/4457 Karar sayılı ilâmında; davacı ... kendisine asalaten 04.12.2005 doğumlu ...’ya ve 07.11.1995 doğumlu ...’ya velayeten dava açtığını, ...’ya kayyım tayin ettirilmeksizin ve 07.11.2013 tarihinde ... olan ...’nın davaya bizzat muvafakati veya vekile bizzat verdiği vekaletname sağlanmaksızın işin esasının incelenerek karar verilmesinin doğru görülmediği, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığı ve mirasçının terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadığının araştırılmadığı, davacı vekilinin mirasın reddine ilişkin vekaletnamesinde ... yetki bulunmamasına rağmen bu eksiklik tamamlatılmadan yargılamaya devam edilmesinin de doğru görülmediği, davalı ...’nun harçtan muaf olduğunun düşünülmemesi ve davanın niteliği yargılama gideri ve harçtan davalının değil davacıların sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 23.09.2021 tarih ve 2020/439 Esas, 2021/380 sayılı Kararıyla; davacıların murisi ...'nın vefat ettiği 24.07.2006 tarihinde her ne kadar aktif olarak bir malvarlığı bulunmasa da, borcu da bulunmadığı, Trabzon İş Mahkemesinin 2008/178 Esas sayılı dosyasında çıkan 87.877,21 TL borcun murisin ölüm anında terekesinin pasifinde yer almadığından terekenin ölüm tarihi itibariyle borca batık olmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 23.09.2021 tarih ve 2020/439 Esas, 2021/380 sayılı Kararına karşı süresi içinde davacı ..., Kayyım ... ve davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 26.12.2022 tarih ve 2022/3969 Esas, 2022/8021 Karar sayılı ilâmında; miras bırakanın haksız eyleminden ... tazminat sorumluluğuna ilişkin borçların da terekenin pasifi içerisinde terekeye dahil olduğu, Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ile Trabzon İş Mahkemesinin 2008/178 Esas sayılı dosyasında çıkan 87.877,21 TL borcun murisin ölüm anında terekesinin pasifinde yer almadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında haksız fiil mahiyetindeki trafik kazasından dolayı dava dışı 3. kişinin mirasçılarına bağlanan aylığa ilişkin borç haksız fiilin gerçekleştiği tarihte ortaya çıktığı ve bu haliyle murisin pasifinde yer aldığı görüldüğünden, TMK 605/2 maddesinde belirtilen şekilde murisin borçlarını ödemeden aczinin bu tarih itibariyle anlaşılır olduğu, haksız fiil nedeniyle pasifinin aktifinden fazla olduğu, dosya içerisindeki tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler ve murisin gelir durumundan anlaşıldığından açılan davanın kabulüne, miras bırakan .... T.C. kimlik numaralı ...'nın ölüm tarihi olan 24.07.2006 günü itibarı ile terekesinin borca batık olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın Türk Medeni Kanunu'nun 606 ncı maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde açılmadığını, murisin ölüm anında herhangi bir aktif veya pasifinin olmaması, murisin yalnızca sebep olduğu trafik kazası nedeniyle borçlarının olmasının terekenin borca batıklığını göstermediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi.

3. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

HUMK'un 440/III- 2 nci bendi gereğince ilama karşı kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolunun açık bulunduğuna,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.