T.C.

Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

2012/6186 E., 2012/8888 K.

"İçtihat Metni"

Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:

Mahkemece mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin kararların niteliği gereği temyiz yoluna tabii olmayıp itirazı kabil kararlardan olduğu gerekçe gösterilerek davacı tarafın temyiz isteğinin reddine karar verilmiş ise de; 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesi hükmüne göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı HUMK'nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağına göre; mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararı anılan yasal düzenlemelere uygun değildir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz isteminin reddine ilişkin 24.02.2012 günlü 2011/806-1044 E.K. sayılı yerel mahkemenin Ek Kararının ortadan kaldırılmasına, temyiz inceleme isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçildi.

Dava, yetki belgesine dayalı mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece miras bırakanın mirasçılarının bulunamadığı, ... ... isimli kişi ile miras bırakan arasındaki soybağının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da davanın niteliğine uygun düşmemiştir.

Yetki belgesine dayalı açılan bu tür davalarda ret kararı verilemez. Mutlaka dosya içeriğine uygun bir mirasçılık belgesi verilmelidir.

Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalar kural olarak mirasçılar tarafından açılabilir. Ancak mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerin de bu tür davaları açabilecekleri de doktrinde ve uygulamada kabul edilmektedir. Bu tür davalarda davanın kabulüne karar verilebilmesi için miras bırakanın nüfusa kayıtlı olması zorunlu olmadığı gibi mirasçıların kimler olduğunun tam olarak belirlenmesi de şart değildir. Miras bırakanın gerçekte yaşadığının ancak nüfusta kayıtlı olmadığının belirlenmesi halinde mahkemece mirasçılarının araştırılması, mirasçı bırakmaksızın ölen kişilerin mirasının son mirasçı sıfatıyla devlete kalacağı olgusu da gözönünde bulundurularak mirasçılık belgesinin verilmesi gerekir. Nüfusta kayıtlı olmayan miras bırakanın ölümü ve ölüm tarihi ile geriye mirasçı olarak kimleri bıraktığı olgularının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29-30. maddeleri hükümleri dikkate alınarak her türlü delille kanıtlanabileceği de kuşkusuzdur. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.

Somut olaya gelince; davanın Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/620 Esas sayılı dosyasından verilen yetki belgesine dayanılarak ... ...'nün mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle açıldığı, anılan kişinin ise nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.

O halde; mahkemece dava açan tarafın ispat imkansızlığı da gözetilerek yetki belgesine dayanak olan dava dosyası getirtilerek içeriği incelenmeli, tapu kaydı ve dayanağı belgeler getirtilerek bunlar da miras bırakanın kimlik bilgilerinin belirlenmesine yarayacak bir bilgi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, özellikle tapu kaydının mahkeme ilamı ile oluştuğu gözönüne alınarak ilgili dava dosyası getirtilip incelenmeli, bu yolla miras bırakanın ölüp ölmediği, mirasçı olarak kimleri bıraktığı belirlenmeye çalışılmalı, miras bırakanın mirasçı bırakmaksızın öldüğünün belirlenmesi halinde mirasının son mirasçı sıfatıyla devlete kalacağı düşünülmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın diğer davayı çözümsüz bırakacak şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacılar ... ve arkadaşlarına iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.