T.C.

Yargıtay

2. Ceza Dairesi

2023/3126 E., 2024/7096 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin atılı suçu işlemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1- O yer Cumhuriyet savcısının yokluğunda verilen ilk derece mahkemesinin kararının 07.11.2016 tarihinde mahkemece onaylandığı ve bu şekilde Cumhuriyet Başsavcılığı açısından görüldü ekranına düştüğü, istinaf uyuşmazlığının giderilmesine ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 6108-10951 sayılı ilâmında da belirtildiği gibi "Elektronik imza ile imzalanarak elektronik ortamda gönderilen kararlar yönünden Cumhuriyet Savcısının İstinaf kanun yoluna başvuru süresinin özel ve sonraki düzenleme olması sebebiyle CMK’nın 38/A maddesi gereğince kararın Cumhuriyet Savcısının UYAP ekranına düştüğü tarihte tebliğ edilmiş sayılacağından, CMK’nın 39/1. maddesi gereğince gün ile belirlenen süreler tebligatın yapıldığının ertesi günü başlar, hükmü gereğince mahkeme dosyası ve hükmün Cumhuriyet Savcısının görüldü ekranına düştüğü tarihin ertesi günü başlayacağı ayrıca dosyanın fiziki olarak Cumhuriyet Savcısına teslimine gerek olmadığı" dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin kararının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yedi günlük süreden sonra 16.11.2016 tarihinde istinaf edilmesi nedeniyle, istinaf isteminin süre reddine karar verilmesi gerektiği halde, Cumhuriyet Savcısının aleyhe istinaf başvurusu geçerli sayılarak hükmün sanık aleyhine düzeltilmesi,

2- Kabule göre de,

5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın gereği için aynı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.