T. C.
Y A R G I T A Y
6. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
Esas No : 2025/3731
Karar No : 2025/4503
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 17.09.2025
SAYISI : 2024/1113 E., 2025/1183 K.
DAVACI :
DAVALILAR :
DAVACI :
DAVALI :
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01.03.2022
SAYISI : 2019/254 E., 2022/184 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; borçluya ait taşınmazların satıldığını, Konya 3. İcra Dairesinin 2014/6863 Esas sayılı takip dosyasından düzenlenen 12.07.2019 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada yer alan SGK alacağının bulunmadığını, 2,3,4,5, ve 6. sıralardaki davalı alacaklıların alacaklarının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalılara ayrılan payların davacı alacağına tahsisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile borçlu arasındaki ticari ilişki gereği farklı tarihli bonolar aldığını, bonoların ödenmemesi üzerine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil şirketin dava dışı borçludan olan alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını, müvekkilinin takibine dayanak senetlerin tarihlerinin davacı alacağından önce olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemelerinin iş mahkemeleri olduğunu, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, dava dışı borçlu adına kurumda işlem gören sicillerine ait ödenmeyen borçlara istinaden 5 adet taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, müvekkili kurumun işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli kararı ile; asıl davanın davalı ... yönünden reddine, davalı .... yönünden kabulü ile; sıra cetvelinde bu davalıya ayrılan payın vekelat ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere davacının alacaklı olduğu takip dosyasına tahsisine, artan kısım bulunması halinde davalıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı .... vekili ile asıl ve birleşen davada davalı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2023 tarihli kararı ile tüm davalıların takip tarihlerinin davacının takip tarihinden önce olduğunu, önce doğan alacağın sonraki alacağa muvazaa teşkil etmeyeceği, davacı tarafça da, alacağının takip tarihinden önce doğduğunun iddia ve ispat edilmediği, buna göre davaya konu alacakların gerçek bir alacak niteliğinde olduğu, sıra cetvelinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek, asıl davada davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.06.2024 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davaya konu, 12.07.2019 tarihli sıra cetvelinin yapılan şikayet üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 28.11.2022 tarihli, 2022/1819 Esas, 2022/1955 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, bahsi geçen iptal kararının şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.11.2023 tarihli, 2023/268 Esas, 2023/3792 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bu durumda mahkemece; asıl ve birleşen davalara konu sıra cetveli iptal edilmek suretiyle ortadan kalkmış olduğundan, konusu kalmayan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaya konu, 12.07.2019 tarihli sıra cetvelinin yapılan şikayet üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 28.11.2022 tarihli, 2022/1819 Esas, 2022/1955 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, kararın kesinleştiği, bu durumda eldeki davanın konusuz kaldığı, dava tarihi itibarıyla tarafların haklılık durumu bakımından ise; davalı SGK dışındaki tarafların takip dayanağının senet olduğu ve davalıların takip tarihlerinin davacının takip tarihinden önce tarihli olduğu, önce doğan alacağın sonraki alacağa
muvazaa teşkil etmeyeceği, davacı tarafça da, alacağının takip tarihinden önce doğduğunun iddia ve ispat edilmediği, asıl davada davacının dava açmakta haklı olmadığı, birleşen davada davacının davalı SGK'nın alacağının yönelik itirazın bakımından ise; eldeki davaya konu 12.07.2019 tarihli sıra cetvelinin iptali üzerine yeniden düzenlenen 24.04.2025 tarihli sıra cetvelinde birleşen dosya davalısı SGK'ya 97.220,25 TL pay ayrıldığı, bu sıra cetvelinin kesinleştiği, davacı-birleşen dosya davacısının birleşen dosya yönünden kısmen haklı olduğu, asıl ve birleşen davaya konu sıra cetveli iptal edilmek suretiyle ortadan kalkmış olduğundan, konusu kalmayan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece asıl ve birleşen davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, mahkemece davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre sadece davacı vekiline vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hüküm fıkrasının kısmında 4. ve 6. bentlerinde davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen davada davalı SGK Konya İl Müdürlüğünün gerçek alacağını bildirmemesinden dolayı dava açıldığını, dava konusu sıra cetvelinin davalı SGK aleyhine iptal edildiğini, bu durumda SGK kurumu lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Birleşen davada davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; birleşen dava yönünden, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak müvekkili SGK aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine, hükmedilmesinin hem usul hem esas yönünden açıkça hukuka aykırı olduğunu, somut olayda SGK’nın menfaatinin devam ettiğini, alacağın niteliği itibariyle uyuşmazlığın ortadan kalkmadığını, bu nedenle, davanın reddi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin usul ekonomisine, hakkaniyete ve HMK’ya aykırı olduğunu, yine kararın gerekçesiz, belirsiz, eksik ve denetime elverişli olmadığını, SGK’nın savunma ve delillerine yeterince yer verilmediğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini kararın bozulması gerektiğini beyan etmişitir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının asıl ve birleşen davada davacı ... yükletilmesine, Birleşen davada davalı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.





