T. C.
Y A R G I T A Y
6 . H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
Esas No : 2025/3678
Karar No : 2025/4288
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 09.07.2025
SAYISI : 2024/728 E., 2025/783 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17.03.2022
SAYISI : 2021/811 E., 2022/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Essen Eyalet Mahkemesi'nde görülen ticari davada mahkemenin 15.04.2010 tarih ve 3 O 243/09 Karar sayılı ilamı ile davalıların müvekkilinden alacaklı olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin ise Almanya hukukunun kendine verdiği hukuksal hakkı kullanarak iflas yolu ile tüm borçlarının silinmesini talep ettiğini, İflas Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli kararı ile iflas yolu ile davalılara olan borçlar da dahil edilerek borçların silinmesine karar verildiğini, davalıların, müvekkilinin Türkiye'de mal varlığı olduğunu öne sürerek, bu borçların silinmesine itiraz ettiklerini, davalıların konuyu üst mahkemeye taşıdığını, üst mahkemenin de konuyu ayrıntılı bir şekilde inceleyerek yerel mahkemenin kararının doğru olduğunu ve onayladığını, kararın 16.06.2020 tarih ve 167IN 92/13 sayılı karar ilamı ile kesinleştiğini, böylece davalıların 14.05.2010 tarih ve 3, O, 243/09 karar sayılı ilamının da ortadan kalktığını ve varlığını yitirdiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlarının iflas yolu ile silindiğine ilişkin Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.06.2020 tarih ve 167IN 92/13 sayılı karar ilamının tanınması ve tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Essen Eyalet Mahkemesi'nde görülen ticari davada mahkemenin 15.04.2010 tarih ve 3 O 243/09 Karar sayılı ilamı ile davacı A.’ın müvekkillerine 50.000,00 Euro ödemesine karar verildiğini, bu kararın tanıma ve tenfizi için Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/256 Esas sayılı dosyasında, dava açtıklarını davanın kabul ile sonuçlandığını, davacı A.’ın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/256 Esas sayılı dosyasında görülen davada aynı itirazları ileri sürdüğünü, mahkemece itirazların reddine karar verildiğini, davacı eldeki bu davayı açarak Alman iflas kararının Türkiye'de tanınmasını talep etiğini, tanınması istenen yabancı iflas kararının gerçek kişinin iflasına dair bir karar olduğunu, MÖHÜK 54. maddeye göre Türkiye'de tanınması ve tenfizi mümkün olmadığını, tanınması ve tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının 2013 yılında verildiğini, 6 ve 3 yıllık sürelerin dolduğunu, şu anda davacının Almanya’da artık müflis olmadığını belirterek davanın reddin istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk hukuku açısında iflasın borcu sona erdiren bir durum olarak düzenlenmediğini, Türkiye'de iflas kararının verilmesiyle borçların silinmeyip, iflas tasfiye hükümlerine göre ödenmesinin mümkün olduğu, 5718 sayılı Yasanın 54/c. maddesi gereğince yabancı mahkeme hükmünün tenfiz edilebilmesi için kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerektiği, tenfizi istenen kararda yasada öngörülen diğer koşullar gerçekleşse dahi hüküm sonucu itibarı ile kamu düzenine aykırı ise tenfiz edilemeyeceği, davacının Alman mahkemesi kararı ile iflasına ve tüm borçlarının silinmesine dair kararın açıkça kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle tanıma ve tenfizinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davalılara hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.11.2016 tarihinde tamamlanan iflası ile tüm borçlarının silindiğini, Alman hukukuna göre iflas ile borçların silinmesine 3 yıllık süre içerisinde itiraz edilebildiğini, davalılar tarafından karara itiraz edildiğini, davalıların ileri sürdükleri tüm itirazları tek tek değerlendirdiğini ve iflasın kesinleşmesine karar verildiğini, söz konusu karar ile müvekkilinin iflas öncesinden olan ve iflas masasına konu olmuş yani iflasa girmiş alacaklardan borcunun kalmadığını, buna rağmen davalıların Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/256 E. sayılı dosyasının şu anda istinaf incelemesinde olduğunu, bu talepleri ile davalılar, Almanya'da da geçerliliği kalmayan, zaten icra edilmiş olan bir mahkeme kararının Türkiye'de tanınmasını sağlayarak vekil edeni mağdur etmeye ve haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, müvekkilin Almanya’daki iflasının şirket iflası olduğunu, Almanya'da verilen iflas kararının evrensel nitelikte olduğunu, kararın icra edildiğini ve müvekkilinin hiçbir borcunun kalmadığını, Alman yasalarına göre davalıların elinde bulunan ve hukuka aykırı olarak dava konusu edilen 15.10.2010 tarih ve 3 O 243/09 numaralı mahkeme kararının orijinalini ve apostilli halinin müvekkiline iade edilmesi için gerekli sürecin başlatıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iflasa dair yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.





