T.C.

Yargıtay

5. Ceza Dairesi

2021/5630 E., 2021/5494 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi


Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarı itibarıyla yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 318. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine ve mahkumiyet hükümleri bakımından ise vekalet ücretine hasren, katılan ... ... vekilinin tüm hükümlere, müdafilerin de sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıklar ... ve ... haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

CMK’nin 138. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme ile iletişimin denetlenmesi tedbiri sırasında, yapılan soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan, fakat 135. maddede sayılan suç veya suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delilin elde edilmesi durumunda bu delilin kullanılabileceğinin kabul edilmiş olması, tedbirin uygulanması sonucu elde edilen delillerin 135. maddede sayılan suçlarla sınırlı olmak kaydıyla aynı soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olan suçlar yönüyle kullanılabileceği kabul edilebilir ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nin "Tesadüfen elde edilen deliller" başlıklı 138. maddesinin ikinci fıkrası "Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135’inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir" şeklindeki düzenlemeye uygun şekilde hareket edilmesinin zorunlu olduğu, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulandığı sırada elde edilen tesadüfi delillerin hukuka uygun kabul edilip kullanılabilmeleri için, bu delilin elde edildiğine ilişkin derhal savcılığa bilgi verilmesi gerektiği, suç tarihi itibarıyla CMK'nin 135. maddesi kapsamında bulunmayan suçlara ilişkin dinleme kayıtlarının aynı Kanun'un 138/2. maddesi gereğince bu suçların delili olarak kullanılamayacağı, ceza muhakemesinde temel hak ve özgürlükleri sınırlayan kurallar ihlal edilerek toplanan delillerin hukuka aykırı sayılması, kanuna aykırılıktan daha geniş bir içeriğe sahip olan hukuka aykırılık kavramının kapsam ve çerçevesi belirlenirken, gerek pozitif hukuk metinlerine gerekse kişilerin temel hak ve hürriyetlerine ilişkin evrensel hukuk ilkelerine aykırılık bulunup bulunmadığının gözetilmesi ve aykırılığın varlığı durumunda "hukuka aykırılığın mevcudiyetinin" kabul edilmesi gerektiği, tesadüfi delil elde edildikten sonra dinlemenin bitirilmesi beklenerek veya dinlemeye devam edilip başka tesadüfi deliller de elde edildikten sonra bilgilendirilme yapıldığı takdirde de tesadüfi delillerin hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceği, sanık ... hakkında ... ilinde yapılacak ihalelere fesat karıştırılacağından bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmadaki iletişimin denetlenmesi sırasında tespit edilen incelemeye konu ... Belediyesi tarafından yapılan ihalelere fesat karıştırıldığına dair görüşmelerin delil olarak kullanıldığı, iletişimin tespitine dayanak mahkeme kararlarının ... ilinde yapılan ihalelere ilişkin olduğu, ... Sulh Ceza Mahkemesinin yargı alanı dışında işlendiği iddia olunan inceleme konusu ihalelerle ilgili verilmiş bir karar bulunmadığı gibi ayrıca sanıklar ..., ... ve ... haklarında alınmış iletişimin tespitine yönelik bir kararın dahi bulunmadığı nazara alınarak iletişimin tespiti suretiyle elde edilen bu kapsamdaki delillerin kanunda gösterilen hukuka uygun yöntemlerle tespit edilmediğinden suçun sübutunda kanıt olarak kullanılamayacağı dikkate alınıp bunlara dair kayıtlar dışlandıktan sonra diğer deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

TCK'nin 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nin 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan TCK'nin 235/2-d maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında; ihaleye katılmayan, diğer sanıkları azmettirdiklerine dair delil de bulunmayan sanıklar ... ve ...'in TCK'nin 40/2. maddesi kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçuna yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerekirken asli fail oldukları kabulüyle haklarında yazılı şekilde uygulama yapılması,

... Belediyesi tarafından 23/01/2006 tarihinde yapılan temizlik işleri ihalesine ilişkin olarak ... Ltd. Şti'nin yetkilisi olan sanık ...'in ve diğer katılımcıların sanık ...'ün yetkilisi olduğu ... Temizlik Ltd. Şti'nin ihaleyi kazanmasını sağlamak için ihale öncesi ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında anlaşma yaptıkları kabulüyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; UYAP sisteminden yapılan sorgulamada sanık ... hakkında benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davaları açıldığı anlaşılmakla, tüm mevcut davalar araştırılarak derdest ise birleştirilmesinden, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı ve okunaklı birer suretlerinin dosya arasına alınmasından sonra suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, bu kapsamda en son suç tarihinin de saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK'nin 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek, sanık ...'e TCK'nin 235. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşursa aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 10/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

5. Ceza Dairesi

2016/8417 E., 2019/2809 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Canik Belediyesi encümen başkan ve üyeleri olan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in, Belediye Encümeni tarafından ihaleye çıkartılan taşınmazlardan Canik İlçesi Teknepınar Mahallesi 10553 ada, 1 no'lu parseldeki belediyeye ait taşınmazın ihalesinin tek katılımcı olan katılan ...'ın üzerinde kaldığı, İhale Komisyonu kararının aynı gün ita amiri olan Belediye Başkanı ... tarafından onaylanarak kesinleştiği, kesinleşen bu komisyon kararı gereği satılan taşınmazın tapuda belediye idaresince katılan adına tescilinin sağlanmasının gerektiği, ancak katılan adına tapuda tescil işleminin gerçekleştirilmediği, ihale sürecinin tamamlanmadığı, bu sırada sanık ...'in kardeşi olan sanık ...'in katılan ...'ın kendisine işyeri ortaklıkları nedeniyle başka amaçla verdiği kaşeli ve imzalı boş kağıdı belirlenemeyen bir şahsa yazdırarak ihaleyle satışı yapılan taşınmazla ilgili tüm haklarını ...'a devrettiğine dair bir dilekçeyi katılan adına onun bilgisi dışında Canik Belediye Başkanlığına verdiği ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'den oluşan belediye encümenince de bu dilekçeye istinaden 08/06/2011 tarihinde kesinleşmiş bu ihale komisyon kararını ortadan kaldıran 2011/179 sayılı yeni bir encümen kararı tesis edildiği, ihale süreci devam ederken ihale sürecine dahil olması mümkün olmayan ve katılma koşullarına sahip olmayan sanık ...'ın ihale sürecine dahil edildiği, kesinleşmiş bulunan ihale komisyon kararının kaldırılarak ihale konusu taşınmazın sanık ... Taslak adına tapuda tescilinin sağlandığı, bu suretle sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçunu işledikleri iddiasıyla yapılan yargılamada; ihalenin 09/12/2009 tarihinde ita amiri tarafından onaylanarak kesinleştiği nazara alındığında 2886 sayılı Kanunun 4. maddesi hükümlerine göre ihale sürecinin sonra erdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde tanımlanan ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak 2886 sayılı Kanunun 58. maddesine göre taşınmazın ancak ihale bedelinin ödenmesi şartıyla ihaleyi alan kişi üzerine tescilinin yapılabileceği, aynı Kanunun 66. maddesinde ise sözleşmenin ita amirinin yazılı izni ile başkasına devredilebileceği ve devir alacaklarda ilk ihaledeki şartların aranacağının hüküm altına alındığı, bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında encümen üyesi olan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in ihaleyi alan katılan adına verilen devir dilekçesine istinaden ihale konusu taşınmazın sanık ... adına satışına yönelik olarak karar alma şeklindeki eylemleri yönünden 2886 sayılı Kanunun 58. maddesine göre taşınmazın bedelinin belediye hesabına ödenip ödenmediği, belediyenin bir zararının bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılmasından, katılan ... adına Belediyeye verilen söz konusu dilekçeyi havale eden, kaydeden ve havale edildiği ilgili birim olan Emlak ve İstimlak Müdürlüğünde işlemlerini gerçekleştiren belediye görevlilerinin olayla ilgili tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmasından, sanık ... üzerine gerçekleştirilen devir işleminde 2886 sayılı Kanunun 66. maddesine göre adı geçen sanığın ilk ihaledeki şartları taşıyıp taşımadığının gerektiğinde ihale konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesinden sonra 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun unsuru olan kişi mağduriyeti, kamu zararı veya kişilere haksız kazanç sağlama şeklindeki objektif cezalandırma şartlarının oluşup oluşmadığı da denetime imkan verecek şekilde saptanıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle suç vasfında da yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

1-Katılan adına Belediyeye verilen suça konu dilekçenin kamu görevlisi olmayan sanık ... tarafından verildiği kabul edilmemesine rağmen, sanık ...'in beraatine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2-Yine, CMK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın "a" ve "b" bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, "d" bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK'nın 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında kamu görevlisi olmayan ihale sürecinde de bir görevleri bulunmayan sanıklar ... ve ...'in kamu görevlisi olan diğer sanıkların eylemlerine ne şekilde iştirak ettikleri tartışılmadan yazılı biçimde kararlar verilmesi,

3-Suçları TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen kamu görevlisi sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4-Sanık ... hakkında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 17/a maddesi yollamasıyla anılan Yasanın 59/1. maddesi uyarınca yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

5. Ceza Dairesi

2013/12883 E., 2015/16464 K.

"İçtihat Metni"

Tebliğname No : 11 - 2012/159587
MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2012
NUMARASI : 2011/51 Esas, 2012/133 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın "a" ve "b" bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, "d" bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan, bu sebeple dolaylı failliğe elverişli bulunmayan ve TCK'nın 235/2-a maddesi uyarınca ihale sürecinde görevli kişiler tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçunun ihaleye teklif veren sanıklar tarafından işlenemeyeceği ve bu suçun faili olamayacakları dikkate alındığında, 28/12/2009 tarihi itibariyle Güvenlik Tic. Ltd. Şti.nin vergi borcu bulunmadığına dair suça konu sahte belgenin ihale yetkilisine verilmesi eylemiyle ilgili olarak sahtecilik suçundan ayrıca hüküm kurulduğu da gözetilerek sanıklar haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan tesis edilen beraat kararlarının sonucu itibariyle doğru olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, O yer C.Savcısı, katılan Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı vekili ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.