T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
2023/4153 E., 2023/4857 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1477 Esas, 2021/1788 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/41 E., 2018/297 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 27.01.2009 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketin 60 ay boyunca sarf malzemelerini davacıdan alacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin sarf malzemelerini davalı şirkete teslim ettiğini, bunlara ilişkin faturaların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafça fatura içeriine yapılmış bir itirazın olmadığını, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2013/18972 sayılı dosyasına itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 15.05.2015 tarihli celsede, icra takibinde talep ettikleri faizden feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının olduğunu, takip ekinde sunulan 16 adet fatura tutarı ile davada talep edilen meblağın uyuşmadığını, bu hususun davacı tarafa açıklattırılması gerektiğini, 16 adet faturaya ilişkin sevk irsaliyesinin dosyaya sunulmadığını, davacının malı teslimini ispatla yükümlü olduğunu, cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişkide faturalara itiraz edilmemiş olmasının malın teslimi anlamına gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu alacak bir miktar paraya ilişkin olduğundan alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahı icra dairesi ve mahkemesi yetkili olduğundan icra dairesi ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazın reddi gerektiği, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından davalıya ait ... Vatan Hastanesi'ne 60 ay boyunca tıbbi sarf malzemelerinin satışının kararlaştırıldığı, bedellerin teslim edilen her parti malzemenin fatura tarihinden itibaren 90 günlük döviz çeki ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava konusu malları sözleşme kapsamında davacıya teslim ettiği, 16 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup aynı zamanda davalı tarafından vergi dairesine bildirdiği BA formlarında mevcut olduğu, bu bilgilerin davacının ticari defterlerinde de aynı şekilde kayıtlı olduğu, bu durumda davacının sözleşme kapsamında dava konusu faturalarda yer alan malları davalıya teslim ettiği, bu şekilde malların teslimine ilişkin ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalının fatura bedellerini ödediğini ispatlaması gerektiği, buna ilişkin herhangi bir delil ve belge sunamadığı, davacının icra takibinde talep ettiği işlemiş faize yönelik talebinden feragat ettiği, davalı borçlunun takibe itirazını haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2013/18972 sayılı dosyasıyla yapılan takibe davalının vaki itirazının 131.387,05 TL euro asıl alacak yönünden iptali ile bu miktar yönünden takipteki koşullarla takibin devamına, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu, zira fatura konusu malların teslimine ilişkin kargo evrakının temini için yazılan müzekkere cevabının bir kısmı beklenmeden rapor hazırlandığını, her bir irsaliyeli fatura yönünden teslim olgusunun ayrı ayrı ispatlanması gerekirken davacı tarafça bu ispat külfetinin yerine getirilmediğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının ve davalı kaydına işlenmiş olmasının malın teslimi anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporunda 16 adet faturadan 5 adetine ilişkin malzemenin teslimine dair dosyada bilgi belge bulunmadığı belirtilmesi karşısında, bu beş adet faturadan dolayı davanın reddi gerektiğini, salt vergi dairesine BA bildirim formlarının gönderilmiş olmasının mal teslimini ispatlamadığını, bahsedilen 5 adet fatura dışında da mal teslimi ispatlanamayan faturaların olduğunu, bunlara ilişkin kargo evrakında teslim alan bilgilerinin olmadığını, teslimatın davalı şirket dışındaki bir şirkete yapıldığını, sevkiyat tarihi ile fatura tarihinin birbirini tutmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına karar verilmeyeceğini, işlemiş faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre takibe konu 16 adet faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların BA formları ile vergi dairesine bildirildiği, bu durumda davacı tarafın faturaya konu malları teslim ettiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla davalı tarafın, teslim aldığı malların bedelini ödediğini yazılı delile ispatlaması gerektiği, ancak davalı tarafın ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmadığı, bilirkişi raporunda davalı tarafın bütün itirazlarının karşılandığı, açıkça yemin deliline dayanılmadığından, Mahkemece yemin delilinin hatırlatılmadığı nazara alındığında davalı tarafça yapılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten takip dayanağı faturaların TL cinsinden olduğunu ancak takipte yabancı para cinsi üzerinde talepte bulunulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye konu 15 adet diyaliz makinasının davacı tarafından davalı aleyhine açılan dava sonunda davacıya iadesine karar verildiği dikkate alındığında, davacının bu makinelerden dolayı döviz karşılığı tahsil ettiği parayı döviz cinsi cihaza mahsup etmesi gerekirken, cihazın iadesinden sonra üstüne bir de döviz cinsinden alacak talep edilemeyeceğini, işlemiş faizden feragat edildiğinin dikkate alınması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cari hesap alacağına dayanan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





