T.C.

Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

2025/1930 E., 2025/6721 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/400 E., 2024/376 K.

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının terhisli piyade uzman çavuş iken ve Şırnak 48. Hudut Tugay Komutanlığı Yardımcı 3 Hudut Karargah ve Destek Bölük Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken 27.01.2018 tarihinde iki başka görevli ve bir araçla taburun içinde bulunan garajın deposuna masa almak için yola çıktıklarını, masaları araca yükledikten sonra geri dönüşte araçla manevra yaptıkları sırada aracın frenlerinin tutmaması nedeniyle şarampole yuvarlandıklarını ve müvekkilin ağır bir şekilde yaralandığını ve tedavi altına alınmış olduğunu, müvekkili hakkında SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen raporla yüzde 79 maluliyetine ve bağımlı-bakıma muhtaç olduğuna karar verildiğini, bu durumda müvekkilinin 2330 sayılı Kanun kapsamında tarafına vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinde bulunulmasına karşın bu talebinin reddedildiğini müvekkilinin askeri görev içerisinde verilen emri yerine getirirken kaza geçirdiğinden maluliyetinin 2330 sayıl Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini beyanla müvekkilinin vazife malulü olarak tespit edilerek hakkında 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmasını ve başvuru tarihinden itibaren aylık ve ödemelere yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurumca tesis edilen işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını, ayrıca ilgili birimlerden gelecek bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi için savunma haklarını saklı tutmalarının yanı sıra yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi itirazlarının da defi sayılarak davanın reddini talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli 2021/261 Esas 2022/94 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli 2022/1056 Esas 2023/2336 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 14.02.2024 tarihli ve 2024/229 Esas, 2024/1273 Karar sayılı ilamında; davacının tabur içerisinde bulunan garaj deposuna masa almak için yola çıkmasına müteakip, dönüş yolunda yapılan manevra sonrası aracın freninin tutmaması neticesinde aracın devrilerek davacının yaralanması şeklinde gerçekleşen olayın, 2330 sayılı Kanun kapsamında belirtilen görevlerin ifası esnasında gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğu gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaralanmasına sebep olan olayın iç güvenliğin sağlanmasına yönelik bir operasyon olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.