T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
2025/1464 E., 2026/1869 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1213 E., 2024/1405 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/189 E., 2021/571 K.
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili asıl davada; davacılar ..., ..., ..., ... ve diğer davacıların babası ... ile davalıların kardeş olduğunu, tarafların murisi ...'nün 2005 yılında hastalandığını, bu tarihten sonra kızı ...'yi taşınmazlarının satış yetkisini içerir şekilde vekil tayin ettiğini, amacın murisin taşınmazlarını kaçırmak olduğunu, yine davalıların babalarının parasıyla isteğe bağlı olarak SGK primi yatırdıklarını, davalıların çalışmadıklarını, aldıkları ve sattıkları tüm taşınmazların babalarının parasıyla elde edildiğini ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı 26 07... parseldeki 8 numaralı bağımsız bölümün ve davalı ... adına kayıtlı 21 39... parseldeki 8 numaralı bağımsız bölümün terekeye dahil edilmesini talep etmiş; birleştirilen davada davacılar vekili, 33 96... parsel sayılı taşınmazın terekeye dahil edilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili; murisin ölümünden önce uzun yıllar bakıma muhtaç yaşadığını, muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murise ait taşınmazların 10 yıllık zaman diliminde peyderpey satıldığı, taşınmazların satış tarihleri ile davalıların aldıkları taşınmazların alış tarihleri arasında bağlantı bulunmadığı, murisin geçirdiği hastalık nedeniyle son 10 yılını çeşitli hastanelerde tedavi görerek geçirdiği, Adıyaman'da oturan ve felçli olan bir hastanın tedavi için ..., ... ve ... illerindeki özel ve devlet hastanelerine gitmesinin tabii olarak masraf gerektirdiği, murisin sattığı taşınmazların gelirlerini tedavisi ve diğer ihtiyaçları için kullandığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davalıların satın aldıkları yerlerin parasını muristen aldıkları iddiasının ispatlanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davaya konu taşınmazların hiçbir zaman muris adına kayıtlı olmaması nedeniyle 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma olanağı bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı asıl dava yönünden 116,60 TL bakiye onama harcının; birleştirilen dava yönünden 732,00 TL onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.





