T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
2024/5336 E., 2025/4948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2369 E., 2024/2540 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/224 E., 2024/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı ...'un kardeş olduklarını, davalı ...'un ise ...'in eşi olduğunu, müvekkilleri ile davalı ...'in babası olan muris ...'un 24.03.2019 tarihinde öldüğünü, geriye mirasçı olarak eşi, davacılar ve davalı ...'in kaldığını, murisin Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 36 49... parselde 9 ve 13 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümleri 30.11.2016 tarihinde tek oğlu olan davalı ...'a tapuda satış işlemi olarak beyan etmek suretiyle gerçekte ise bağışlamak suretiyle devrettiğini, murisin Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 36 50... parsel sayılı taşınmazı ise muvazaayı gizlemek amacıyla önce 2009 yılında güvendiği bir üçüncü kişiye devrettiğini, ondan da 07.01.2010 tarihinde gelini olan davalı ...'a tapuda satış işlemi olarak beyan etmek suretiyle devrettirdiğini, murisin asıl amacının tek erkek çocuğu olan davalı ...'u ve eşini ayrıcalıklı tutarak diğer mirasçılarından mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların miras hisseleri oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mamelekine dahil ettiği unsurların nakdi, ayni, bedeni hizmet sunmak suretiyle tediyesini gerçekleştirdiklerini, bu hususta bir başka unsur ya da öğenin refakatine ihtiyaçları bulunmadığını, müvekkillerinin 23 yıl boyunca murisin her türlü ihtiyaç ve sorunlarıyla ilgilendiklerini, murisin üzerinde halen 13 adet gayrimenkul varken müvekkillerine daha geniş kapsamlı bir devir yapılmadığını, 2009 yılında yapılan tarla satışında tarla değerinin dönemin koşulları dikkate alınarak saptanması gerektiğini, bölgede temlik tarihi itibarıyla çekişmeli taşınmaz paylarının değersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın rayiç değer üzerinden satın alındığını, müvekkillerinin alım gücünün bulunduğunu, dönem dönem elde ettiği değerleri sarf eden murisin, kızı davacı ...’a ev de satın aldığını, murisin, yeğeninin düğün masraflarını üstlendiğini ve kardeşine borç para verdiğini, bunun yanı sıra murisin ölümünden hemen önceki yaşlı ve hasta olduğu dönemlerde yüksek değerler tutan tüm tedavi, tetkik ve ameliyat giderlerinin müvekkilleri tarafından karşılandığını, murisin tüm çocuklarıyla iyi ilişkiler içerisinde olduğunu, müvekkillerinin 80 yaşını aşan muris ve eşi ile birlikte 23 yıl aynı çatı altında yaşadıklarını, bu süreçte müvekkillerinin muris ve eşinin her türlü sorunlarıyla ilgilendiklerini, bu nedenle bakıp gözetme karşılığında yapılan devirlerin geçerli olduğunu, bu tür devirlerde bedel düşük olsa bile muvazaadan söz edilemeyeceğini, murisin ölüm tarihi itibarıyla malvarlığı bakiyesinin 13 parça (daire ve arsa hissesi) gayrimenkulden oluştuğunu, dolayısıyla devirlerin muvazaalı işlem olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, temlik edilen taşınmazların satış bedeli ile orantısızlığı, dava konusu taşınmazların temlik tarihleri itibarıyla temlik edilen taşınmazların murisin tüm mamelekine oranı göz önüne alındığında murisin temlik ettiği taşınmazların makul karşılanabilecek düzeyde olmadığı, murisin dava konusu taşınmazları, diğer mirasçıları kızlarından mal kaçırmak kastı ile hareket ederek gerçekte mirasçısı olan yakın ilişki içinde olduğu oğlu ve gelini olan davalılara bağışlamak istediği, dava konusu taşınmazlardan Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 36 50... parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak satış yolu ile emanetçi konumunda olduğu anlaşılan ...'a muvazaa ve benzeri davaların önüne geçmek amacıyla tapuda devretmiş olduğu, bilahare bu kişinin yine rayiç değerinin fahiş derecede altında bedelle taşınmazı, murisin gelinine devrettiği, bu devirde satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, bu hali ile 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı İBK’nda sözü edilen muris muvazaasının somut olayda gerçekleşmiş olduğu, murisin yapmış olduğu temliklerle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin davacı kızlarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'un 24.03.2019 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi, davacı kızları ... ve ... ile davalı oğlu ...'in kaldığı, murisin Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 36 49... parselde 9 ve 13 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümleri intifa hakkını üzerinde bırakarak 30.11.2016 tarihinde davalı oğlu ...'a satış suretiyle temlik ettiği, yine murisin Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 36 50... parsel sayılı taşınmazını 26.05.2009 tarihinde dava dışı ...'a satış yoluyla temlik ettiği, onun da 07.01.2010 tarihinde taşınmazı murisin gelini olan davalı ...'a sattığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 59.767,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.





