Yapı denetim kuruluşlarının görev, sorumluluk ve tabi oldukları yaptırımlar, özel kanun niteliğindeki 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda müstakilen düzenlenmiş, “idari müeyyideler ve teminat” başlıklı 8. maddesinde mevzuattan doğan görev ve sorumluluklarına aykırı davranışları hakkında uygulanacak idari müeyyideler (cezalar) belirlenmiştir.
Yanı sıra; 3194 sayılı İmar Kanunu m.42/2’nin “Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:” hükmüyle ruhsata aykırı yapılar nedeniyle "fenni mesul"ler hakkında uygulanacak idari para cezalarına yer verilmiştir.
4708 sayılı Kanun m.3/1 uyarınca “Bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşları imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenir.” Dolayısıyla yapı denetim kuruluşlarının “fenni mesul” sıfatıyla hareket ettikleri şüphesizdir.
Ancak bu noktada, bir yapı denetimi şirketinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne karşı yapı denetim görev ve sorumluluğu yanında, aynı zamanda belediye ve il özel idaresine karşı imar mevzuatında öngörülen fennî mesuliyet görevinin ve sorumluluğunun bulunduğu, fennî mesuliyet görevi bakımından yapı denetimi kuruluşunun İmar Kanunu hükümlerine tabi olduğu sonucuna varılmakta ve uygulamada bazı fiillerin hem 4708 sayılı Kanunda hem de 3194 sayılı Kanunda idari müeyyideye bağlandığı görülmektedir. Diğer bir deyişle; tek bir hareketle iki ayrı kanunun ihlâli ve iki ayrı kanunda ayrı ayrı yaptırımla karşılaşma durumu söz konusu olabilmekte ve aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırılma yani “non bis in idem” ilkesine aykırılık sorunu gündeme gelmektedir.
4708 sayılı Kanunun 8. maddesine, 7221 sayılı Kanunla (Kabul tarihi:14/2/2020) eklenen fıkra hükmü şu şekildedir: “Bu Kanun ve ilgili mevzuata göre görevini yerine getirmeyen yapı denetim kuruluşları hakkında bu madde uyarınca idari para cezası uygulanmasını gerektiren fiillerin tespiti halinde ayrıca 3194 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanmaz.”
İlgili düzenleme, yürürlüğe girmesinden sonra uzun süre Danıştay kararlarında yerini bulamamış, oyçokluğuyla verilen kararlarda istikrarlı şekilde karşı oylarla vurgulanmıştır. Örneğin; Danıştay 6. Dairesinin 25.05.2022 tarihli 2020/4951 E. 2022/6162 K. sayılı kararında yer alan karşı oyda “Uyuşmazlıkta; yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre yapı denetim şirketlerinin görev ve sorumlulukları ile uygulanacak idari yaptırımların 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun maddelerinde düzenlendiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nda düzenlenen fenni mesullük yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu inşaatın ruhsat ve eklerine aykırı yapılmasından davacı yapı denetim kuruluşunun fenni mesul olarak sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Nitekim; 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un "İdari müeyyideler ve teminat" başlıklı 8. maddesine 14/2/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca eklenen fıkra ile "Bu Kanun ve ilgili mevzuata göre görevini yerine getirmeyen yapı denetim kuruluşları hakkında bu madde uyarınca idari para cezası uygulanmasını gerektiren fiillerin tespiti halinde ayrıca 3194 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanmaz." hükmüne yer verilerek kanun koyucunun da iradesini bahsedilen şekilde kullandığı görülmektedir. Bu durumda; davalı idarenin, uyuşmazlığa konu imalatların ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığından bahisle, davacı şirkete yapı denetim kuruluşu (fenni mesul) sıfatı nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca imar para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.” şeklinde değerlendirmeye yer verilmiştir.
Danıştay 6. Dairesinin 18.01.2022 tarihli 2021/5301 E. 2022/362 K., 22.10.2020 tarihli 2019/10060 E. 2020/10013 K., 03.11.2022 tarihli 2020/4694 E. 2022/9198 K. sayılı kararlarında yer alan karşı oylarda da ilgili hüküm istikrarlı şekilde vurgulanmıştır.
Danıştay İçtihadındaki Değişim
Nihai olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06.06.2024 tarihli 2023/2112 E. 2024/1315 K. sayılı kararıyla konuya çözüm getirilmiştir. İDDK kararında “Bakılan davada davacının cezalandırılmasına esas alınan ruhsat ve eklerine aykırı yapıların davacı şirketin fenni mesul olarak gözetim ve denetimi altında tutulan hallerden olduğu ve bu eylemlerinden dolayı 4708 sayılı Kanuna göre idari para cezasıyla tecziye edilebileceği, dolayısıyla davacı şirketin fiiline karşılık olarak 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna 20/02/2020 tarihinde yürürlüğe giren kanun ile eklenen hüküm gereği 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idari para cezası uygulanamayacağı” yönündeki bölge idari mahkemesi ısrar kararı hukuka uygun bulunarak davalı belediyenin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
İDDK kararı sonrasında Danıştay 6. Dairesi konuya ilişkin uygulamasını değiştirmiştir. Örneğin; Danıştay 6. Dairesinin 25.12.2024 tarihli 2023/4774 E. 2024/8099 K. sayılı kararında uyuşmazlık konusu olayda 4708 sayılı Kanun uyarınca yaptırım uygulanabileceğinden bahisle dava konusu inşaatın ruhsat ve eklerine aykırı yapılmasından dolayı davacı yapı denetim kuruluşunun 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi kapsamında para cezasıyla cezalandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Sonuç Olarak
Her ne kadar uygulamada yapı denetim kuruluşlarına hala çift yönlü ceza kesildiği gözlemlense de 4708 sayılı Kanun m.8/22 ve güncel Danıştay kararları uyarınca, 4708 sayılı Kanun kapsamında yaptırım öngörülen hallerde ayrıca 3194 sayılı Kanun kapsamında ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

Av. Feyzanur KOÇOĞLU






