Hocalı Soykırımı (Xocalı Soyqırımı), Dağlık Karabağ (Dağlıq Qarabağ) da 25/26 Şubat 1992 tarihinde yaşanan insanlığa karşı suç ve soykırımın işlendiği yerdir.
Bu bölge 1578 Osmanlı-Safevi Savaşından sonra Osmanlı İmparatorluğu hakimiyeti altına girmiş ve “Vilayet-i Gence Karabağ” kurulmuştur.
Güney Kafkasya’da hukuken Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı tarihi bölge olup 1991-93 yıllarında Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Dağlık Karabağ bölgesi tamamen Azerbaycan toprakları içinde kalmasına rağmen Ermeniler burayı işgal ederek bir tampon bölge oluşturmuşlar ve Dağlık Karabağ ile Ermenistan arasında bağlantı kurmuşlardır.
Dağlık Karabağ bölgesinde Hocalı kasabasında yaşayan Azeri sivillerin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmelerinin 25 yılını yaşamaktayız.
Memorial İnsan Hakları Savunma Merkezi, İnsan Hakları İzleme Örgütü, The New York Times ve Time Dergisi ile diğer Uluslararası Örgüt ve Basının kabul ettiği üzere; bu soykırım Ermenistan ordusu, motorize piyade alayı desteğindeki Ermeniler ve milis güçleri tarafından işlenmiştir. Saldırı ve bombardımanlar doğrudan sivil halka karşı yöneltilmiştir. Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, Hocalı Katliamı'nın sorumlusu birliklerin başındaki iki liderden biri ve katliam emirlerinin sahibidir.
Hamile kadın, çocuk, yaşlı kişilere ait cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başlarının kesildiği görülmüştür.
Herhangi bir kin ve nefret gütmüyoruz. Ancak anlatması bile güç ama tarihi olayların bilinmesi gerekir.
Hocalı soykırımının tanığı Ermeni Gazeteci Daud Kheriyan yazdığı kitapta “Cesetlerin yakılması için görevli Ermeni bir gurup, 100’e yakın Azeri ölüsünü getirdi. Son kamyonda halen yaşamakta olan ağır yaralı 10 yaşlarında bir kız çocuğu gördüm. Onu da tutup cesetlerin üzerine attılar ve ateşe verdiler. Yanmakta olan çocuğun ve ölü bedenlerin çığlıklarını duyar gibi oldum.” demektedir.
Bir başka olayda; “derisi soyulan bir insanın kaç dakikada öleceğinin tesbiti için yaralı bir çocuğun derisinin soyulduğu ve saat tutulduğu” anlatılıyordu.
Buna karşın; Hocalı Soykırımında kaybolup senelerden beri haber alınamayan bir kısım Azeri Türkünün eş ve akrabaları ise; yıllardan beri kaybolan yakınlarının döneceğine inandıkları için şehit yardımını bile kabul etmemektedirler.
Azerbaycan Parlamentosu 1994’de Hocalı olaylarının bir “Soykırım” olduğunu kabul etmiştir. Bu Soykırımı tanıyan ülkeler; Azerbeycan, Meksika, Pakistan, Kolombiya, Çek Cumhuriyeti, Bosna Hersek, Peru, İslam İşbirliği, Honduras ve Sudan’dır.
Başta da belirttiğimiz üzere; başka ırk ve milletlere bir kin ve nefret duymamakla birlikte, 25. yılını yaşadığımız bu insanlığa karşı suç ve soykırım nedeniyle büyük üzüntü yaşamaktayız. Üzüntümüzün bir diğer nedeni, diğer bir çok ülkenin bu ve benzer olay ve soykırımlara duyarsız kalmalarıdır.
Dost ve kardeş Azerbaycan’lıların acılarını paylaşırız.
Onların ve bizim ortak deyimi ile:
”Bir Olaq-Ayaqda Duraq - Diri Qalaq”
Av.A.Erdem AKYÜZ
Hukukun Egemenliği Derneği
Onursal Genel Başkanı
Trend Haberler
Araştırma Görevlisi ve Öğretim Görevlisi Atama Usulünde Alanla İlgili Bilim Sınavı Dışındaki Bütün Unsurlar Kanuni Temelden Yoksunluk Sebebiyle Anayasaya Aykırıdır
AVUKATLAR İÇİN ÖNEMLİ 'ÇOK VEKİLLİ VEKALETNAME' KARARI
Genç avukat ofisinde ölü bulundu
MUNZAM ZARARIN İSPATI SORUNU
ÖRGÜTLÜ SUÇLARDA GÖREVLİ MAHKEME ve TUTUKLULUK SÜRELERİNE DAİR BİR DEĞERLENDİRME
MUVAZAALI OLDUĞU İDDİA EDİLEN İCRA TAKİBİNİN İPTALİ İSTEMİ - SATIŞ İŞLEMLERİNİN İHTİYATİ TEDBİR KARARIYLA DURDURULMASI GEREKTİĞİ
Cumhuriyet savcısını 850 bin TL dolandırdılar!
Yasa dışı bahis operasyonu: 3 banka yöneticisi, 8 polis ve 4 avukat gözaltında
Yapay Zeka Mahkeme Salonlarında: Hukukun Yeni Sınavı
KKTC’de “Tahkim Günü”ne yoğun ilgi: Tahkimin geleceği Lefkoşa’da konuşuldu