Teknolojik gelişmeler her meslekte olduğu gibi avukatlık mesleğini de dönüşüme uğratmaktadır. Meslekteki hızlı dönüşüme rağmen avukat eğitimi, halen en iyi şekilde, usta çırak metoduyla yapılabilmektedir. Metot pedagojik meşruiyetini sosyal bilişsel öğrenme teorisinden almaktadır. Pedagojik meşruiyet, bir eğitim uygulamasının, yöntemin ya da modelin neden “eğitsel olarak doğru, gerekli ve kabul edilebilir” olduğunu temellendiren gerekçeler bütünüdür. Yani bir öğretme-öğrenme pratiğinin keyfî değil, bilimsel, etik ve toplumsal olarak haklılaştırılmış olmasıdır.

Avukatın klasik usta-çırak yöntemiyle eğitimi, teknolojik gelişmeler karşından pedagojik meşruiyetini yitirmiş olup, mesleğin geleceği için yerini modern usta çırak metoduyla eğitime bırakmak zorundadır. Bu yazımızda klasik ve modern usta çırak eğitiminin özelliklerini ve sakıncalı yönlerini ele alacağız ve modern usta-çırak metodunun sakıncalarının giderilmesi için önerilerimizi sunacağız.

I. Klasik Usta Çırak Metodunun Temel Özellikleri ve Sakıncaları

Klasik usta-çırak metodu, tecrübe merkezli bir eğitim modelidir. Usta ve çırak arasındaki bilgi aktarımı usta rolünü üstlenen avukatın kişisel deneyimlerine dayanır. Bu modelde yazılı müfredat veya standart öğrenme çıktıları yoktur. Öğrenme, “görerek, taklit ederek, tekrarlayarak” gerçekleşir. Usta mutlak otorite konumundadır. Çırak, sorgulamaktan çok itaat eden ve uygulayan roldedir. Mesleki bilgi, “hak edilen” ve “zamanla verilen” bir imtiyaz gibi sunulur. Duruşma, dilekçe yazımı, müvekkil görüşmesi gibi pratikler izlenerek öğrenilir. Teorik arka plan ve gerekçeler çoğu zaman açıklanmaz; “bu böyle yapılır” yaklaşımı hâkimdir.

Çırak, ustanın: savunma üslubunu, dilekçe dilini, mesleki reflekslerini birebir kopyalar. Bu durum meslekte tek tipleşmeye yol açabilir. Öğrenme süreci ölçülmez, değerlendirilmez. Çırağın neyi, ne kadar öğrendiği belirsizdir. Eğitim kalitesi tamamen ustanın insafına kalmıştır. Ustanın öğretme isteği, zamanı ve yeteneği yoksa eğitim fiilen işlemez. Aynı baroya kayıtlı stajyerler arasında ciddi kalite farkları oluşur. Öğrenme süreci bilimsel eğitim ilkelerine dayanmaz. Klasik modelde eleştirel düşünce bastırılır. Çırak: “Neden?” diye sormaya, Alternatif savunma yolları önermeye çekinir. Bu durum savunma mesleğinin yaratıcı ve analitik doğasına aykırıdır.

Klasik usta-çırak metodu, rol model konumundaki usta avukatın olumsuz etkisinin çoğaltılmasına neden olabilir. Ustanın: etik dışı uygulamaları, yargı mercileriyle sorunlu ilişkileri, kaba veya savruk dil kullanımı çırak tarafından içselleştirilerek normalleştirilebilir. Böylece yanlış meslek alışkanlıkları kuşaktan kuşağa aktarılır.

Klasik metot, emek sömürüsüne açıktır. Eğitim ile işgücü arasındaki sınır bulanıktır. Çırak, angarya işlere yönlendirilebilir. Mesleki gelişim yerine büro işçisi gibi kullanılabilir. Bu durum stajın meslek eğitimi niteliğini ortadan kaldırır. Bu modelde, savunma retoriğinin Yüzeyselleşebilir. Dilekçe yazımı ve duruşma pratiği; retorik teori, hukuk felsefesi, ve argümantasyon disiplini ile desteklenmez. Savunma, teknik bir işlem gibi algılanır; fikrî derinlik kaybolur. Klasik model: Yapay zekâ destekli hukuk araçlarını, dijital dava yönetimini, karşılaştırmalı hukuk ve yeni içtihat analizlerini çoğu zaman dışlar. Çırak, çağın gerisinde bir meslek pratiğiyle yetişir.

Sonuç olarak, Klasik metot, mesleki sezgi ve pratik refleks kazandırabilir. Ancak pedagojik meşruiyeti oldukça zayıftır. Eleştirel düşünceyi ve bireysel gelişimi sınırlar. Etik ve eğitimsel riskler barındırır. Bu nedenle günümüzde bu modelin, sosyal öğrenme teorisi, yapılandırılmış mentörlük, etik denetim ve yapay zekâ destekli öğrenme araçları ile modernize edilmesi zorunludur.

II. Modern Usta-Çırak Modelinin Temel Özellikleri ve Sakıncaları

Modern usta–çırak modeli, klasik yapının tecrübe aktarımını korurken; hukuk pedagojisi, sosyal bilişsel öğrenme teorisi, etik meslek eğitimi ve dijital dönüşüm ilkeleriyle yeniden kurgulanmış bir eğitim anlayışıdır. Bu modelde yapılandırılmış ve Amaç Odaklı Eğitim söz konusudur. Eğitim süreci belirli öğrenme hedefleri (dilekçe yazımı, duruşma pratiği, müvekkil iletişimi vb.) etrafında planlanır. Haftalık, aylık öğrenme çıktıları tanımlanır. Çırak, neyi neden öğrendiğini bilir.

Modern modelde rehberlik temelli hiyerarşi (mentörlük) söz konusudur. Usta, mutlak otorite değil; rehber, kolaylaştırıcı ve rol modeldir. İlişki tek yönlü aktarım değil, karşılıklı öğrenme zemininde ilerler. Çırağın soru sorması ve alternatif savunma önermesi teşvik edilir. Sistem, “Gözlem + Açıklama + Geri Bildirim Döngüsü” ile çalışır. Uygulama öncesi kısa teorik çerçeve sunulur. Uygulama sonrası yapılandırılmış geri bildirim yapılır. Hatalar cezalandırılmaz, öğrenme fırsatı olarak değerlendirilir. Bu modelde etik ve mesleki değerlerin bilinçli aktarımı yapılır. Meslek etiği, örtük değil açık ve tartışılabilir bir içerik haline getirilir. Usta, “nasıl yapılır” kadar “nasıl yapılmamalıdır” sorusuna da yanıt verir. Baro kuralları ve disiplin içtihatları eğitimin parçasıdır. Duruşma pratiği; argümantasyon, retorik, strateji ve hukuk felsefesi ile ilişkilendirilir. Çırak, avukatlığı teknik değil fikrî bir faaliyet olarak kavrar. Modern metot, teknoloji ve yapay zekâ ile bütünleşmiştir. Dijital içtihat tarama, Yapay zekâ destekli dilekçe taslakları, Dava yönetim sistemleri eğitim sürecine bütünleşmiş edilir. Ancak nihai değerlendirme insan aklı ve etik süzgeçten geçer.

Modern usta–çırak eğitim modeli, hiyerarşik itaate değil; rehberlik, karşılıklı sorumluluk ve öğrenme ortaklığına dayanır. Bu nedenle hem ustanın hem de çırakların davranışları, pedagojik meşruiyet ve etik sınırlar içinde yeniden tanımlanmalıdır. Usta, “emreden” değil yol gösteren konumdadır. Yetkesini statüsünden değil, deneyimini paylaşabilme becerisinden alır. “Böyle yap” yerine “Neden böyle yapıldığını düşünelim” yaklaşımı esastır. Keyfi talimat değil, gerekçeli yönlendirme söz konusudur. Usta, sadece öğreten değil; davranışıyla örnek olan kişidir. Mesleki etik, dil kullanımı, dosya disiplini, müvekkil ilişkileri bizzat gösterilir. “Söylediğiyle yaptığı tutarlı” olmak pedagojik bir zorunluluktur. Çırak, en çok gözlem yoluyla öğrenir. Modern modelde ustanın eleştirileri, somut ve davranışa yönelik olmalıdır. Çırağın kişiliğini hedef almamalıdır.

Usta ve çırak etkileşiminde ölçülülük şarttır ve etik sınırlar vardır. İş yükü ile eğitim arasındaki sınır gözetilir. Angarya ile öğrenme bilinçli olarak ayrılır. Psikolojik baskı, aşağılayıcı dil, korkutma pedagojik olarak meşru değildir Usta yansıtıcı (reflektif) bir tutum benimser. Usta kendi pratiğini sorgular: “Ben bunu neden böyle yapıyorum?” Usta öncelikle kendine “Daha iyi nasıl öğretebilirim?” diye sorar. Usta gerektiğinde kendi hatasını kabul eder. Bu tutum, çırakta eleştirel düşünme cesareti yaratır. Usta Otoriteyi yumuşatmaz, gerekçelendirir. Disiplini kaldırmaz, anlamlandırır. Hiyerarşiyi yok etmez, pedagojik hale getirir.

Modern modelde çırak aktif öğrenen konumundadır. Çırak pasif alıcı değildir. Soru sorar, not alır, gerekçeleri anlamaya çalışır. “Ne yapayım?” değil, “Bunu neden böyle yapıyoruz?” sorusunu sorar. Merak, modern çıraklığın temel davranışıdır. Çırak Sorumluluk Bilincine sahip olmalıdır. Çırak verilen görevi: zamanında, özenle, geri bildirimleri dikkate alarak yerine getirir. Hata yaptığında saklamak yerine öğrenme fırsatı olarak sunar. Çırak eleştiriye açık olmalıdır. Geri bildirimi kişisel saldırı olarak algılamamalıdır. Savunmaya geçmeden önce anlamaya çalışmalı, aynı hatayı tekrar etmemek için bilinçli çaba gösterir.

Çırak mesleki etik hassasiyete sahip olmalıdır. Gizlilik, temsil sorumluluğu ve dil disiplini konusunda titizdir. Henüz “yetkili” olmasa da mesleğin temsilcisi olduğunu bilir. Ustanın etik dışı davranışlarını taklit etmek yerine sorgulama cesareti gösterir. Sınırlarını bilme ve ifade edebilme becerisi vardır. Bilmediğini saklamaz. Yetişemeyeceği bir işi zamanında bildirir. Saygılı ama özgüvenli iletişim kurar. Modern çırak, itaatkâr değil; sorumlu ve bilinçlidir.

Yapılandırılmış usta-çırak eğitim modeli, ustadan, zaman, planlama, geri bildirim disiplini talep eder. Bu modelde yoğun dosya pratiğinde bu yük sürdürülemez hale gelebilir Modelin sakıncalarından biri de aşırı standartlaşma riski taşımasıdır. Eğitim hedefleri çok katı belirlenirse, yaratıcılık, kişisel savunma tarzı baskılanabilir. Model, “mini müfredat”a dönüşme tehlikesi taşır.

Bu modelde yüzeysel teknoloji kullanımı riski vardır. Yapay zekâ araçları: Eleştirel süzgeç olmadan kopyala–yapıştır mantığıyla kullanılırsa, çırağın analitik düşünme becerisi zayıflayabilir. Modern usta-çırak modelinde de usta ve çırak arasında iletişim tarzı uyuşmazlığı, kuşak farkı, beklenti çatışması eğitimin verimini düşürebilir. Her usta, iyi bir mentör olmayabilir. Çırağa erken aşamada fazla sorumluluk verilmesi, Hataların müvekkil haklarını zedelemesi riskini doğurur. Sınırlar net çizilmezse, mesleki güvenlik zayıflar.

SONUÇ

Modern usta–çırak modeli, savunma mesleğinin entelektüel niteliğini koruyarak stajyeri yalnızca “iş yapan” değil, hukuki düşünen ve sorumluluk alan bir avukat olarak yetiştirmeyi amaçlar. Ancak bu model, bilinçli tasarlanmadığında klasik modelin hatalarını başka biçimlerde gelecek kuşaklara da aktarmak üzere yeniden üretebilir.

Av. Fahrettin KAYHAN

Av. Fahrettin KAYHAN