UNUTULMA HAKKI VE SPOR HUKUKUNA YANSIMASI

(Right To Be Forgotten)

ÖZET

İletişimin hızlanması ve çeşitlenmesiyle birlikte denetiminde güçlüklerin yaşanması kaçınılmazdır. Dijital – sayısal dünyanın getirdiği anafor içerisinde sporcuların unutulma hakkı önem arz etmektedir. Özellikle geçmişte doping, şike veya teşvik primi alma/verme tahkikatı geçiren, yasadışı bahis gibi müsabaka öncesi, sırası ya da sonrasında yaşanmış konusu suç ya da disiplini bozan bir eylemi içeren hadiseler veya da istenmeyen transfer haberler ve yayınları da sporcuların dijital hinterlandında kolaylıkla erişilebilir durumdadır. Çalışmamızda sürekli güncellenen ve çeşitlenen dinamikleri içerisinde dijital – sayısal sahada boy gösteren sporcuların "unutulma hakkı" talepleri değerlendirilmektedir. Doping, şike ya da sair spor suçlarına dönük cezalarının kamuyu ilgilendiren yönünün yanı sıra, sporcunun spor ahlâkını tartışılır hale getiren spekülasyonel izler ve hem de transfer piyasasında neden olduğu maddi ve manevi kayıplar göz ardı edilemeyecek kadar büyük olabilmektedir. Bu nedenledir ki kişilik haklarıyla ve kişiliğin sağlıklı biçimde gelişimiyle doğrudan irtibatlı olan unutulma hakkı üzerinde tartışmaya ve anlaşılmaya değer ehemmiyet arz ettiğine inanılmaktadır. Unutulma hakkının iç hukukumuzdaki yasal dayanakları gösterilerek, hakkın kullanılma usulüne dair süreç ele alınmıştır. Emsal nitelikteki Anayasa Mahkemesinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, Yargıtay 4 üncü Hukuk Dairesinin ve Kişisel Verileri Koruma Kurulunun kararları da dahil edilerek unutulma hakkı bütün yönleriyle ele alınmıştır.

1- GİRİŞ

Unutulma hakkı, bireyin dijital ortamda bulunan ve artık güncelliğini yitirmiş kişisel verilerinin silinmesini isteme yetkisidir. Kişinin hukuka uygun olarak yayılmış kişisel verilere erişimin engellenmesine yönelik talep hakkıdır. Bu bakımdan; unutulma hakkı kişinin itibarına olumsuz yönde tesir edecek her türlü veriye (haber, yorum, içerik vb.) erişimin önüne geçilmesi yolunu açmaktadır.[1] Kişisel Verileri Koruma Kuruluna göre unutulma hakkı “bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış doğru nitelikteki bilgilerinin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi” demektir.[2] Ancak gerçeğe aykırı – doğru olmayan haber ve içeriklerin durumu ne olacaktır? Spor hukukuna bakan yönü itibarıyla unutulma hakkı sporcunun geçmişte yaşadığı müsabaka öncesi, esnası ya da sonrasında vaki istenmeyen bir eylemi, kriminal bir tavrı (doping, şike, teşvik primi, yasadışı bahis[3]) veya disiplin tahkikatını icap ettirecek ya da kışkırtıcı bir biçimde yapılmakla kamuoyunda infiale sebep olan transfer haberlerinin kariyeri boyunca ve hatta kariyeri bitse dahi “dijital hapishanesi” veya bir başka deyişle “dijital yaftası, dijital prangası” olmasının önüne geçecek güçte bir haktır. Unutulma hakkı bu bakımdan günceldir, revaçtadır ve bu yönde hak ihlâlleri karşısında katmanlaşarak talep olunmaya devam edileceği kanaatine varılmıştır.

2- UNUTULMA HAKKININ TARAFLARI

2.1- Öznesi

Mer’i mevzuat ve sahadaki yargı kararları unutulma hakkının öznesi yalnızca kişisel verinin objesi de olan gerçek kişilerdir.[4] Bununla birlikte; hele ki sınır tanımayan şirketlerin global dünyada ve toplumsal hayatta aldıkları roller ve ağırlıkları nazara alındığında tüzel kişilerin de unutulma hakkının olması gerektiği düşünülmektedir. Bu sebeple de iç hukukumuzda bu yönde yasal düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır.

2.2- Yükümlüsü

Bu yönde tartışmaları nihai olarak bitiren Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD) 13.05.2014 tarihli kararı olmuştur. Kabul gören “Agencia Espanola” işbu karar ile arama motorları unutulma hakkının ilk ve belirgin yükümlüsüdür ve unutulma hakkı talepleri ilk olarak arama motorlarının işleten ticari şirketlere yapmalıdırlar.[5] ABAD’nın verdiği kararın 23 üncü paragrafında arama motorları ”veri denetleyici” olarak vasıflandırılmışlarsa da GDPR’nın 4/7 nci maddesinde veri denetleyici kavramı yerine “kontrolör” tabiri getirilmiştir.

2.3- Unutulma Hakkının Unsurları

2.3.1- Bilgi unsuru

Sayısal âlemdeki bilgi unsuru kişiye ait burada yer alan her türlü içerik olarak kabul görmektedir. Bu içerik kişinin düşüncesi, tercihi olabileceği gibi fotoğrafı, videosu, mesleki ya da yeteneğine dair bilgiler veya mahkûm olduğu bir davaya dair haberler de bu kabil sayılır. Bununla birlikte bilginin ilk andan itibaren edinilişi ve yayımı hukuka uygun ve doğru olmalıdır; aksi durumda o bilginin yayımlandığı arama sonuçlarından kaldırılması istenebilecektir.[6]

2.3.1.a- çerezlerin durumu

İnternet sitesine giren kullanıcıların bu esnada bıraktıkları izlerin rakam ve harflerden ibaret işaretleri izler çerez olarak nitelendirilir. Bir başka deyişle tarayıcı çerezi, ziyaret edilen internet sitesinin kullanıcının bilgisayarına yerleştirdiği küçük metin dosyasıdır ve bu dosyalar aracılığıyla internet sitelerinin kullanıcının tercihlerini hatırlayarak sonraki ziyaretlerde kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmasını sağlar.[7] Çerezler değerlendirilerek kullanıcı hakkında bir profil oluşturulmakta ve onun tercih edebileceği veri, reklâm gibi tüketim malları önüne konmaktadır. Unutulma hakkı geçmişi geçmişte bırakabilmeyi amaçladığına göre, bahse konu bu çeşit tercihlere konu çerezlerin de bilgi unsuru kapsamında yer aldığı kabul edilmektedir.[8]

2.3.2- Zaman unsuru

Hukuka uygun şekilde alenileşmiş bilgilerin (verilerin) üzerinden bir zaman geçmesi sonrası unutulma hakkı kapsamında ele alınacağına işaret edilmektedir. Unutulma hakkından bahsedilebilmesi için o verinin alenileştirildikten sonra belirli bir zaman geçmesi gerektiği ifade edilmektedir.[9] Ne var ki; unutulma hakkı kişinin geçmişi ile olan istemediği bağlarından kurtulma ve arınmayı sağladığı, yayımlandığı andan itibaren o anın geçmiş ile irtibatlı olduğu ve dolayısıyla da kişiyi rahatsız etmeye ve zarar vermeye başladığı da nazara alınmakla, o verinin alenileştiği andan itibaren unutulma hakkının tahakkuk ettiği kanaatindeyim.

2.3.3- Mekân unsuru

Kişisel veriler internet ortamında alenileştirilmesi sonrasında unutulma hakkı kapsamına alınacağında şüphe yoktur. Bununla beraber; yukarıda değinilen ABAD’ın “Google/İspanya” kararına atıf yaparak doktrinde “kişisel veri niteliğindeki haber, yayım, fotoğraf, belge-bilgi vs.lerin yalnızca internet ortamında yayımlanmış halleri bu kapsamdadır” diyen daraltıcı bir bakış mevcuttur.[10] Buna karşılık; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2015 tarihli ve 2014/4 – 56 E. ve 2015/1679 K. sayılı içtihadında “ Davacının isminin rumuzlanmadan kitapta yer almasının unutulma hakkını ve bunun neticesinde özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği dikkate alındığında davacı lehine manevi tazminat koşullarının gerçekleştiğinin kabulü zorunludur. Ne var ki, Özel Dairece tazminat miktarı yönünden inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.” [11] denilmek suretiyle aslında maziye dair internet dışında da yayımlanmış kişisel veri niteliğindeki haber, bilgi, belge vs. unutulma hakkı kapsamında kalacağı değerlendirilmelidir. Öyle ki; “bulut” denilen ve aslında internet üzerinden erişilebilen ve veri objesinin dosya ve uygulamalarını depoladıkları, bunun yanı sıra bilgi işlem gücü, ağ iletişimi ve yazılım uygulamaları gibi uygulamalar da sunan çevrimiçi çok büyük ve derinlikli depolama alanları mevcuttur. Bulut yardımıyla veri bireyler ya da işletmelerin kendi bilgisayarlarındaki yazılım programlarını çalıştırmadan var olan sunucuları yönetmeği amaçlamaktadırlar. Dolayısıyla; bu bilgi işlem kaynaklarına ve hizmetlerine prensip itibarıyla internet aracılığıyla erişim olacağı ifade edilmekle beraber; işbu verilerin o kaynaklarda barınması ve isteyenin istediği takdirde buralardan erişebileceği vakidir. Bu sonuç dahi çevrimiçi ortamlarda muhafaza edilen verilerin de unutulma hakkı kapsamında kalması gerektiği kanısındayım. Ayrıca; Hukuk Genel Kurulu kararının hareket noktasını da doğru bulmakta, yalnızca internet ortamında olmayan ve fakat yazılı, basılı (cd, kaset, flashbellek ortamında), mahya gibi görünür alâmet ve araçlarla taşınan/taşınmayan, iletilen vasıtalarla alenileştirilen her verinin unutulma hakkı kapsamında kalması gerektiği nu hakkın varoluş perspektifine uygun olduğunu düşünmekteyim.

3- KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KANUNU ÇERÇEVESİNDE UNUTULMA HAKKI

3.1- Yasada Vazedilen Genel İlkeler Karşısında Unutulma Hakkı

Kişisel Verileri Koruma Kanununda (KVKK) kabul görmüş “amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ilkesi”, kişisel verilerin doğru olması ve lüzum olduğunda güncellenmesini ifade eden “doğru ve güncel olma ilkesi” ve işlenen verilerin mevcut mevzuata ya da işlenmesi amacına uygun makul ve gerekli süreden fazla muhafaza edilememesini amaçlayan “belli bir zamanla sınırlaması ilkesi” doğrudan unutulma hakkının gerekleriyle uyumludur.[12]

3.2- Kişisel Verilerin Yok Edilmesini İsteme Hakkı İle Unutulma Hakkı İlişkisi

KVKK’nde veri işlemesi kişinin rızasına dayanmış ve o rıza bilâhare geri alınmışsa veri işleme şartı ortadan kalkacağından, veri sorumlusu kişisel veriyi uygun olma durumuna göre ya silecek, ya yok edecek, ya anonim hale getirecek ya da endeksten çıkartacaktır. Veri sorumlusunun bu yükümlülüğü veri sahibinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına dayanmaktadır. Kişisel verilerin sınırsız bir biçimde muhafaza edilmesi doğrudan bireyin özgürlük alanını daraltan ve belki de yok eden bir hale dönüşeceği tartışmadan varestedir.[13]

3.3- KVKK’ndeki İstisnalarla Unutulma Hakkı

KVKK’nin “İstisnalar” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında KVKK’nin hiç uygulanmayacağı ve nihayet ikinci fıkrasında ise somut olay bakımından dengeleme yoluna gidilmesi halinde uygulanacağı belirtilmiştir. Bizzat sahibinin alenileştirdiği kişisel verinin silinmesi KVKK’nin amacı ve temel ilkeleriyle bağdaşmadığı hallerde KVKK. uygulanmayacaktır. Bu nedenledir ki belirtilen kısmî istisna halleri unutulma hakkına mani değildir.[14]

4- KAMUNUN BİLGİ ALMA HAKKI KARŞISINDA BİREYSEL BİR HAK: UNUTULMA HAKKI

4.1- Güncellik Faktörü

Aleyhte çıkan haber ve yayınların maddi âlemde gerçeği yansıtmadığı ya da yasal sürecinde cereyan eden yargılamada “aklanılması” durumunda elbette ki unutulma hakkından yararlanmak mümkün olacaktır. Tartışma konusu veri objesinin yargılama süreci sonunda aleyhinde kesinleşmiş cezasının bulunduğu hâldir. Bir sporcunun doping ya da şike geçmişi, teşvik primi aldığı veya yasa dışı bahis oynadığı verileri, şüphesiz ki spor istatistiklerinin doğruluğu için "tarihi bir veri" kabul edilecektir. Bununla birlikte; mahsus yargılama ya da disiplin süreci sonrası takdir edilen ceza süresi dolan sporcunun, aktif şekilde spor faaliyetine geri döndükten sonra bu haber ve yayınlar nedeniyle şeref ve saygınlığına zarar gelmesi ya da sponsorluk veya transfer görüşmelerinde engellenmesi suretiyle zarara uğraması durumunda Anayasa Mahkemesinin ortaya koyduğu "güncellik" kriteri ölçü alınması gerekecektir.

4.2- Kamu Yararı

Verinin objesi o spor dalıyla anılan ya da kamuoyu tarafından tanınan bir kişiyse, haberin “tarihsel veri” ya da “kamuoyunu bilgilendirme” değeri daha uzun süre tesirini devam ettireceği şüpheden varestedir.

4.3- Doğruluk Değeri

Haber ya da yayın en başından itibaren yanlış ya da yalansa ya da sonrasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturmaya yer olmadığına ilişkin karar, beraat, cezanın iptali vb. gibi aklanmayı getirecek hukukî gelişmeler gerçekleşmişse sürenin miktarına bakılmaksızın haber ya da yayının kaldırılması istenebilecektir.

4.4- Mağduriyetin Niteliği

Haber ya da yayının veri objesinin mevcut iş ve sosyal hayatını hangi ölçülerde olumsuz yönde etkilediği açıkça ortaya konarak ilgili hâkimlikten kaldırılması cihetine gidilmelidir.

4.5- Kamunun Haber Alma Hakkının Süre Bakımından Sınırlandırılması

En somut biçimde sporcu aktif spor kariyerini sonlandırmasına karşın aleyhindeki doping yaptığı, teşvik primi verip aldığı, şikeye karıştığı ya da yasadışı bahis oynadığına dair haber ve yayınlara karşı ne zaman unutulma hakkını ileri sürebilecektir? Böylesi bir olayda makul alınan cezaya konu olay üzerinden makul bir sürenin geçmesinde yarar bulunmaktadır. Bu süre 1 – 2 (bir – iki) yıl ise haber ve yayının “güncel” olduğu kabul edilmesi yüksek olasılıktır. Aradan geçen süre 5 ilâ 9 (beş – dokuz) yıl arası ise haber veya yayının “arşiv” niteliğine dönüştüğü ve güncelliğini yitirdiğinden söz edilebilecektir. Bununla beraber her şartta 10 (on) yılı aşkın zaman geçmişse bu verilerin arama motoru sonuçlarından (indekslerden) çıkarılmasının yolu açılacaktır. Doping kayıtlarının Uluslararası Anti-Doping Veri Tabanlarında (ADAMS) tutulması hukuki bir zorunluluk olsa da, bu verilerin sürekli olarak internetteki genel arama sonuçlarında öncelikli olması kişilik hakkı ihlâli sayılacaktır.

5- ŞİKE, TEŞVİK PRİMİ, YASADIŞI BAHİS CEZALARININ "ESKİDEN BERİ YAYIMLANAN VERİ/YENİ VERİ" TARTIŞMASINDAKİ KONUMU

Cürüm niteliğindeki doping ihlâlleri, teşvik primi, yasadışı bahis ve şike içeren eylemler, sporun dürüstlüğüne gelen zarar ve mer’i mevzuat ile tanzim edilen - korunan kamu düzeninin bozulması münasebetiyle kamusal boyutu da bulunmaktadır. Bu sebeple konusu suç teşkil eden eylemlere yönelik dijital dünyada yer alan haber, içerik ya da yayınlar unutulma hakkının en zor uygulandığı alandır. Burada kamunun bilgilenme hakkı ile veri objesinin kişilik hakkı kapsamında unutulma hakkı o olaya özgü olarak değerlendirilmelidir.[15]

6- TRASFER HABERLER VE KIŞKIRTICI DİJİTAL İZLERİ

Transfer dönemlerindeki "sahte" veya "gerçekleşmemiş" haberler ve yayınlar sporcunun ekonomik geleceğine doğrudan saldırı niteliği taşıyabilir. Özellikle bir spor dalıyla ya da o spor dalında bir takımla anılan sporcular bakımından bu çeşit haber ve yayınlar kişisel haklarına doğrudan saldırıyı beraberinde getirecek kamuoyu tepkilerine neden olduğu çok kere yaşanmıştır. Bu tür haber ve yayınların makul süre beklenmeksizin internet ortamından kaldırılması unutulma hakkı bağlamında bir gerekliliktir.

6.1- Hatalı Verinin Düzeltilmesi

Örneğin, "X sporcusu sakatlığı nedeniyle transferden vazgeçildi" ya da “kentin soğuk iklimi nedeniyle o kulübe transfer olmak istemediği” şeklindeki asılsız bir haberin yıllarca yayında kalması, sporcunun yeni kulüp bulmasını zorlaştıracağı kabul edilebilecektir.

6.2- Hukuki Dayanak

KVKK uyarınca verilerin "doğru olması" esastır. Anayasa Mahkemesinin “N.B.B.” kararındaki "haberin doğruluğu ve güncelliği" vurgusu uyarınca, gerçek dışı transfer haberlerine karşı unutulma hakkı kapsamında erişimin engellenmesi ya da bu verilerin yok edilmesi istenebilir.

7- İÇ HUKUK YARGI KARARLARINDA UNUTULMA HAKKI

7.1- Anayasa Mahkemesi Nazarında

Türk hukukunda unutulma hakkının sınırları, Anayasa Mahkemesi’nin 29811 sayılı 24.08.2016 tarihli Resmî Gazete ’de yayımlanan 2013/5653 sayılı bireysel başvuru sonrası Genel Kurulun verdiği “ N.B.B. Başvurusu” kararı ile ortaya konmuştur[16]. Anayasa Mahkemesinin 5352 sayılı Adli Sicil Kanununa İlişkin İptal kararı da bu fasılda ayrıca ele alınması gerekli olduğu kanaatine varılmıştır.

7.1.1- 03.03.2016 tarihli ve 2013/5653 Numaralı “NBB Başvurusuna” dair karar

7.1.1.a- kararın dayandığı olay

Başvurucu, 1998 - 1999 yıllarında bir suçlama nedeniyle yargılanmış, mahkûm olmuş ve cezası da infaz olunmasına mukabil; aradan geçen 14 (on dört) yıla rağmen, internet haber arşivinde ismi aratıldığında suçlanma ve yargılanmasına dair erişilebilir durumda olan bu kabil toplam 3 (üç) haber ve yayınlar ile ilgili içeriğin yayından kaldırılması yönündeki talebin reddedilmesinin şeref ve itibarın korunması hakkını ihlâl ettiği, özel hayatına ilişkin mahremiyetini ortadan kaldırdığı, topluma mal olmuş ünlü bir kişi olmamasına rağmen başta aile yaşamı olmak üzere iş ve sosyal hayatını olumsuz etkilediği iddiasına ilişkindir.

7.1.1.b- ölçü kararın içeriği

24.08.2016 tarihli ve 29811 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan kararda Mahkeme, kişinin geçmişteki olumsuz bir olayla sürekli anılmasının, onun "manevi varlığını geliştirme hakkını" zedelediğine hükmedip, ayrıca unutulma hakkını “devletin pozitif bir yükümlülüğü” olarak da tanımlamıştır. Anayasa Mahkemesi haberin güncelliğini, tarihsel bir değer taşıyıp taşımadığını ve kamu yararını esas almıştır. Bu karar, sporcuların yıllar önce kapanmış disiplin dosyalarının internetten kaldırılması taleplerinin de temel hukuki dayanağıdır.[17]

7.1.2- 5352 sayılı Adli Sicil Kanununa ilişkin iptal kararı

7.1.2.a- kararın dayandığı olay

Kararla iptal edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12 nci maddesine göre arşive alınan mahkûmiyet kararlarını aralarında herhangi bir ayrım gözetmeksizin ilgilinin ölümü üzerine ya da 80 (seksen) yıl geçmekle silinebileceği belirtilmişti. Başvurucu özel belgede sahtecilik suçundan ertelenmiş ceza aldıktan sonra doktor olmuş, yeniden suç da işlememesine karşın memuriyetinde tıpta uzmanlık sınavında ve hayatının her aşamasında karşısına çıktığından bahisle arşiv kaydının silinmesini istemiştir.

7.1.2.b- kararın içeriği

Anayasa Mahkemesi arşiv kaydının tutulması gerektiğini ve fakat bu gerekliliğin işbu arşiv kayıtlarının kişinin ölümüne kadar ya da 80 (seksen) yıl saklanmasını zorunlu kılmadığını, bu kayıtların belli bir düre sonunda silinmesinin icap ettiğini, bundan hareketle suç ve cezaların nitelikleri veya ağırlıkları dikkate alınmadan tüm suçlar için geçerli tek bir sürenin belirlenmesinin arşiv kaydının tutulması amacına orantılı, makul ve ölçülü olmadığına hükmetmiştir. [18] Kişinin rehabilitasyon hakkına dayanan bu karar unutulma hakkı ile ilişkilidir.[19]

7.2- Yargıtay Bakımından

7.2.1- Hukuk Genel Kurulu kararı

Unutulma hakkının kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturduğunu, daha üstün bir kamu yarar ortaya konmadığında dijital hafızada bulunan olumsuz ve bu anlamda istenmeyen kişisel verilerin bir süre sonunda unutulmasını ve erişimin engellenmesini hükme bağlayan ilke karardır.

Anayasa Mahkemesinin yukarıdaki kararında da atıf yaptığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli, 2014/4-56 E. ve 2015/1679 K. sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de yadsınamaz.

Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir.”[20]

7.2.2- benzer nitelikteki kararlar

7.2.2.a- Yargıtay 4 üncü Hukuk Dairesinin 13.03.2025 tarihli, 2022/8289 E. ve 2025/4252 K. sayılı ilâmı

Bahse konu içtihatta beraat kararı kesinleşmiş kişi hakkında yayımlanan haberin unutulma hakkı kapsamında yayından kaldırılması talebi değerlendirilerek, dava konusu haberin unutulma hakkı kapsamında kaldığı belirtilmiş, kişilik hakkına yapılan saldırının önlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararda öne çıkan paragraflar aşağıdadır:

Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır. Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir şeklinde unutulma hakkının ifade edildiği, dava konusu haberin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir yayın olduğu, bu nedenle ilgili mahkemenin internet haberinin yayından kaldırılmasına dair kabul kararının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”[21]

7.2.2.b- Yargıtay 4 üncü Hukuk Dairesinin 28.11.2024 tarihli, 2022/600 E. ve 2024/11755 K. sayılı ilâmı

“…Gazetesinin internet sitesinde 08.03.2006 tarihinde davacı hakkında haber yayınlandığı, habere konu iddia kapsamında yapılan yargılama neticesinde davacının beraat ettiği ancak haberin halen arşivde yayınlanmaya devam ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararında unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı

ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır. Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir." şeklinde unutulma hakkının ifade edildiği, dava konusu haberin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir yayın olduğu, bu nedenle mahkemenin internet haberinin yayından kaldırılmasına dair kabul kararının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre”.[22]

Yargıtay 4 üncü Hukuk Dairesinin 07.11.2024 tarihli, 2021/26076 E. ve 2024/10643 K. sayılı aynı içerikte ilâmı da olduğu belirlenmiştir.[23]

7.2.2.c- Yargıtay 19 uncu Ceza Dairesinin kararları

Yargıtay 19 uncu Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli 2020/6868 E. ve 2021/1703 K. sayılı ilâmı[24] ile 17.02.2021 tarihli 2020/6862 E. ve 2021/1701 K. sayılı ilâmı[25] ele alınabilecek ölçüler içermektedir. Her iki karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere Yargıtay getirdiği kıstaslarla;

- Unutulma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğü arasında denge korunmalıdır.

- Unutulma hakkı kişisel verilerin korunması hakkının bir parçasıdır; ancak haberin içeriği, güncelliği, umulan kamun yararı ve haber objesi kişinin kamuoyunda tanınan birisi olması nedeniyle sosyal konumu nazara alınarak somut olayda ölçülü bir denge kurulmalıdır.

- Bu bakımdan, güncelliğini sürdüren ve kamu yararına katkısı olduğu kabul edilen haberler basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilecektir. Bunun tersi, yayın tarihi eski ve güncelliğini de yitirmiş haberler unutulma hakkı gereğince erişimin engellenebilecek, yayımdan kaldırılabilecektir.

7.3- Kişisel Verileri Koruma Kurumunun 23.06.2020 Tarihli ve 2020/481 Sayılı Kararı

Kurul 17.07.2020 tarihinde yayımladığı işbu kararla arama motorlarında kişilerin ad ve soyadları ile yapacakları aramalarda çıkan sonuçların indekslenmeyecek (listelenmeyecek) şekilde düzene konulmasına ve bunun unutulma hakkı kapsamında ele alınmasına karar vermiştir. Bu kararla Kurul;

- “Kurumumuza intikal eden başvurulara konu “Unutulma Hakkı’nın bir üst kavram olarak ele alınmak suretiyle Anayasanın 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü ile 6698 sayılı Kanunun 4 üncü, 7 nci ve 11 inci maddelerinde ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesinde yer verilen düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiği,

- Yine Kurumumuza yapılan başvurularda yer verilen arama motorlarından ad ve soyadı ile yapılan aramalarda kişinin kendisiyle bağlantılı sonuçlara ulaşılmamasını isteme hakkının indeksten çıkarılma talebi olarak nitelendirildiği,

- Bu kapsamda, arama motorlarının, üçüncü taraflara ait internette topladıkları verilerin işlenmesinin amaç ve vasıtalarını belirledikleri göz önünde bulundurularak Kanunun 3 üncü maddesinde yer verilen tanım çerçevesinde veri sorumlusu olarak kabul edildiği,

- Arama motorunun işletmecisinin otomatik, düzenli ve sistematik olarak internette yayınlanan bilgiyi bulduğu, daha sonra kendi indeksleme programları çerçevesinde alıp, kaydedip, organize ettiği kişisel verileri arama sonuçlarının listesi formunda düzenlediği, sunucuları üzerinde sakladığı, belirli durumlarda açıkladığı ve kullanıcılarına sunduğu dikkate alındığında arama motorları tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında ‘kişisel veri işleme” faaliyeti olarak değerlendirildiği,

- Bu kapsamda, Kanunun başvuru ve şikâyet hakkına ilişkin hükümlerinde belirtilen usul ve süreler esas alınarak ilgili kişilerin, arama sonuçlarının indeksten çıkarılmasına yönelik talepleri ile ilgili olarak öncelikle arama motorlarına başvuruda bulunmaları, veri sorumlusu arama motorlarının söz konusu talepleri reddetmeleri veya başvuru sahibine cevap vermemeleri halinde ilgili kişilerce Kurula şikâyette bulunabilecekleri,

- İlgili kişilerce yapılacak başvurunun şekli ve istenilecek bilgi ve belgelerin arama motorları tarafından belirleneceği,

- İlgili kişinin arama motorları üzerinden kendi adı ve soyadı ile yapacağı bir arama sonucunda gösterilen sonuçların indeksten çıkarılmasına yönelik taleplerin değerlendirilmesinde, ilgili kişinin temel hak ve özgürlükleri ile kamunun söz konusu bilgiyi edinmesinden sağlayacağı menfaatler arasında bir denge testi yapılması, yarışan menfaatlerden hangisinin ağır bastığının gözetilmesi ve bu değerlendirme yapılırken öncelikli olarak aşağıda belirtilen linkte yer verilen açıklamaların dikkate alınması ancak bu konudaki şikâyetlerin değerlendirme sürecinde dikkate alınacak kriterlerin bunlarla sınırlı olmayacağı, her somut olay özelinde Kurulca ilave ölçütlerin de gündeme gelebileceği,

- İlgili kişilerin, arama motorları üzerinden kendi ad ve soyadları ile yapılacak aramalar neticesinde gösterilen sonuçların indeksten çıkarılmasına yönelik taleplerinin veri sorumlusu arama motorları tarafından reddedilmesi veya taleplerine cevap verilmemesi halinde Kurula başvuruda bulunulurken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna başvurmalarının da mümkün bulunduğu,

hususlarının kamuoyuna duyurulmasına,”

Tespitini yaparak, bu yolla arama motoru işletmecisi şirketlerin bu yolla Türk vatandaşı olanlar için de unutulma hakkının gereklerinin yerine getirilmesinin istenmesine karar vermiştir. Ayrıca Kurul işbu kararın ekinde de unutulma hakkına dair şikâyetlerin değerlendirilmesi esnasında dikkate alınacak hususları gösteren “Kişilerin Ad ve Soyadı İle Arama Motorları Üzerinden Yapılan Aramalarda Çıkan Sonuçların İndeksten Çıkarılmasına İlişkin Değerlendirmede Dikkate Alınacak Kriterleri” de yayımlamıştır.[26] İşbu kriterlere bakıldığında “Madde 29. Çalışma Grubu’nun Google/İspanya kararında yayımladığı 13 maddelik rehber ilkelerinin aynısı olduğu müşahede edilmiştir.[27]

8- UNUTULMA HAKKI TALEBİNDE İZLENECEK YOL

8.1- İçerik Sağlayıcıya Başvuru

Haberi yayınlayan internet sitesine doğrudan “uyar-kaldır” yöntemiyle başvuru yapılabilecektir.

8.2- Arama Motorlarına Müracaat

Haber ya da yayını yayımlayan arama motorunun “kişisel bilgilerin kaldırılması” formu doldurularak haberin yalnızca yayımlandığı o internet sitesinde değil, aynı zamanda ad aramasıyla yapılan aramalarda da çıkmaması istenebilecektir.

8.3- Doğrudan Sulh Ceza Hâkimliğine Gitme

Şartları oluştuğu durumlarda kişilik haklarının ihlâl edildiği ya da unutulma hakkı gerekçe gösterilerek her şartta hâkimlik kararı aldırılabilecektir.

9. UNUTULMA HAKKININ YASAL DAYANAKLARI

9.1- Anayasamızda Unutulma Hakkı

Unutulma hakkı doğrudan bir hak olarak Anayasada yer almamakla birlikte, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını düzenleyen Anayasamızın 17’nci maddesi ve özel hayatın gizliliği ve korunması hakkını (kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı) tanzim eden Anayasamızın 20’nci maddesi unutulma hakkının Anayasal dayanaklarındandır.

9.2- Avrupa Birliği Mevzuatında Unutulma Hakkı

Avrupa Birliği metinlerine bakıldığında unutulma hakkı kişisel hakların korunması babında ve özellikle kişisel verilerin güvenliği, erişimi hususlarında etkin bir biçimde nazara alındığı gözlenmektedir. Başka bir çalışmanın konusu olması gerektiği düşüncesiyle burada yalnızca başlıkları zikredilerek yetinilecektir. Unutulma hakkını dair metinler: Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı, 95/46/EC Kişisel Verilerin İşlenmesi Ve Bu Tür Verilerin Serbest Dolaşımına Dair Bireylerin Korunması Direktifi, Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD) 13.05.2014 Tarihli Agencia Espanola de Proteccion de Datos, Mario Cosjeja Gonzales v.Google Spain SL, Google Inc. Kararı, Madde 29 Çalışma Grubu (Article 29 Data Protection Working Party), Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’dür (General Data Protection Regulation).

9.3- 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Unutulma Hakkı

5651 sayılı kişilik haklarının ihlâlini düzenleyen 9’uncu maddesi en çok kullanılan maddesidir. Bu neviden ihtilâflarda Sulh ceza hâkimlikleri yetkilidir. Bunun yanı sıra haber ya da yayının içeriğinde özel hayatın gizliliğine halel getirildiğine ilişkin verilerin varlığı halinde aynı Kanunun 9/A maddesine göre doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) bildirimde bulunulabilecektir.

9.4- 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Unutulma Hakkı

Adli sicil kayıtları kural olarak arşive alınma şartları henüz gerçekleşmemiş mahkûmiyetlere dair “adli sicil kaydı” ve arşiv kaydı olarak da yaygın şekilde bilinen ve arşive alınma şartlarının haiz ancak arşivden silinme şartları henüz doğmamış olan “adli sicil arşiv kaydı” olarak iki çeşittir. Adli Sicil Kanununun 11 inci maddesine göre bahse konu kayıtların gizliliği esas alınmıştır ve kişi hakkında geçmişte yaptığı hataların sürekli önüne çıkmasını engelleyip onu sosyal hayatla kaynaştırma düşüncesindedir. Aynı Yasanın “Adli Sicil ve Arşiv Bilgilerinin Silinmesi” başlıklı 12 nci maddesinde arşiv kayıtlarının belirli süreler sonunda silinmesi zorunlu hâle getirilmiştir.[28]

9.5- 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda (KVKK.) Unutulma Hakkı

Kişisel veri niteliğindeki sporcuya ait her türlü veri KVKK’nin 7’nci maddesinde yerini bulan silme, yok etme, anonim hale getirme ve endeksten çıkarma vb. hallerini tanzim ettiği gibi[29] ilgili kişinin hakları da aynı Yasanın 11’inci maddesinde teminat altına alınmış, verilerin silinmesi veya yok edilmesi işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme hakkı da yer almaktadır. Kanunda zikredilen ve Resmi Gazetenin 28.10.2017 tarihli nüshasında yayımlanan 30224 Sayılı Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi hakkında Yönetmelik’in 5 ve 6’ncı maddelerindeki veri işleme şartlarının ortadan kalkması durumunda ilgili veri sahibinin talebiyle ya da veri sorumlusu tarafından re’sen gerekli işlem gerçekleştirilecektir. Belirtilen Yönetmeliğin 7/1-5 maddesi uyarıca bir de veri sorumlusu gerçekleştireceği işleme dair her türlü teknik ve idari tedbiri de almakla yükümlüdür. KVKK’nin “İstisnalar” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında unutulma hakkının uygulanmayacak hallerini, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygun ve orantılı olmak şartıyla” kısmen uygulanmayacağı halleri zikretmiştir. 28 inci maddenin ikinci fıkrasındaki istisna hâlin tartışma çıkaran kısmı veri objesi olan kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesinde” gözlenmektedir. Kişinin kendi isteğiyle sosyal medyada paylaştığı (alenileştirdiği) verilerinin işlenmesi esnasında KVKK’nin 5 inci maddesi dahilinde ilgili kişinin rızası aranmamaktadır. Buna rağmen; kişi KVKK’nin 11 inci maddesinde yer bulan hakları çerçevesinde bu kabil verilerin silinmesini isteyebilmektedir. Buna rağmen sözü edilen istisna hâl kapsamında kişi tarafından alenileştirilen verinin silinmesi KVKK’nin amacı ve temel ilkeleriyle uygun düşmediği durumda ve orantı yoksa KVKK yani unutulma hakkı tatbik edilmeyecektir.[30]

9.6- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunda Unutulma Hakkının Etkileşimi

Kanunun 24 üncü maddesi hukuka aykırı şekilde kişilik haklarına saldırıya karşı korunma hakkını düzenlemiş ve kişilik haklarına hukuka aykırı saldırıların çerçevesini çizmiştir. 25 inci maddesi ise kişilik haklarına vaki saldırılar karşısında açılacak davaları belirlemektedir. Buna göre üç dava türü öngörülmüştür: “saldırıya son verilmesi”, “saldırı tehlikesinin önlenmesi” ve “saldırının hukuka aykırılığının tespiti” davalarıdır.

9.7- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda Unutulma Hakkının Yansıması

Kişilik haklarına saldırılan kişi maddi kayba uğradıysa bunun tazmini için maddi tazminat davası açabilecektir. Uğranılan zarar Kanunda özel düzenlenmiş hallerden ise (ölüm ve daima ya da geçici sakat kalma gibi bedensel zarar, haksız rekabet vs.) özel hükümler, yoksa Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerindeki genel hükümler uygulanacaktır. Manevî tazminat davası kişilik hakları uğradığı saldırı sonucu hissettiği elem ve üzüntünün bir nebze de olsa telâfi edilebilmesi için bir yoldur.[31] Türk Borçlar Kanununun 56 ncı maddesinde ölüm ya da daimi veya geçici sakatlık gibi bedensel zarar hallerinde istenecek manevî tazminat durumunu, 58 inci maddesi ise maddî nitelik arz etmeyen kişisel değerlere saldırı şeklini güvenceye almıştır. Bunların yanı sıra; kişinin ismine yönelmiş bir haksız saldırı hâli sonrası nişanın bozulması ya da evliliğin sona ermesi gibi manevî tazminatın özel olarak tanzim edildiği durumlar da mevcuttur.
10- SONUÇ

Spor hukukunda unutulma hakkı mutlak değildir; ancak sporcuların geçmişteki hatalarıyla "ebediyen cezalandırılmaması" için gereklidir. Anayasa Mahkemesinin yukarıda değinilen kriterleri çerçevesinde, alenileştirildiği andan itibaren doping kayıtları, şike-teşvik primi ve yasa dışı bahis ve sair spor suç ve disiplini bozan eylemlerini ve yargılama süreçlerine ya da asılsız transfer iddialarını barındıran haberler, yayınlar için bu hak en önemli ve en etkin kişilik haklarını muhafaza etme aracı olarak ele alınmalıdır. Bununla beraber; konusu suç teşkil eden ve mahsus süreci sonucunda kesinleşmiş cezası bulunan eylemler ile kamunun bilgi alma hakkına dayanan kamu yararı ile kişilik hakları ve özelinde unutulma hakkının olay bazlı ayırt edilmesinde yarar bulunmaktadır.

---------------

[1] TURAN, Metin. Karşılaştırmalı Hukukta Kişisel Verilerin Korunması, 6. Baskı, Ankara - 2026, s. 169 - 170.

[2] Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23.06.2020 Tarih ve 2020/481 sayılı kararı. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6776/2020-481 (Web Erişim Tarihi:06.02.2026).

[3] GERÇEKER, Hasan. Spor Hukuku, 3. Baskı, Ankara - 2025, s.356 – 417; YAMAN, Görkem. Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Düzenlenen Suçlar, Ankara - 2024, s.45 – 83; ÖZOCAK, Gürkan. Spor Ceza Hukuku, Ankara - 2024, s. 317 - 417; ORHAN, Ümit/ÖZKURT, Emin. Spor Hukuku, s. 207 – 209, 223 - 256.

[4] KABADAYI, Elif Sinem. Dijital Çağda Hissedilen Unutulma İhtiyacı ve Kişisel Verilerin Korunması Bağlamında Yeni Bir Hak Olarak Unutulma Hakkı. Ankara - 2021, s. 56; YASAK, İlyas Atakan. Unutulma Hakkı, Ankara - 2023, s. 38.

[5] KABADAYI. s. 60; Avrupa Birliği Adalet Divanının 13 Mayıs 2014 Tarihli Google Unutulma Hakkı Kararı, Büyük Daire ( Divan Kararı). (Çeviri: KAYA, Mehmet Bedii).

file:///C:/Users/Lenovo/Desktop/Spor%20Hukukunda%20Unutulma%20Hakk%C4%B1/AVRUPA%20B_RL___%20ADALET%20D_VANI_NIN%2013%20MAYIS%202014%20TAR_HL_%20GOOGLE%20UNUTULMA%20HAKKI%20KARARI[.pdf. (İnternetten Erişim Tarihi: 06.02.2026).

[6] YASAK. S.48 – 50; KABADAYI. s. 61 – 62.

[7] https://www.isnet.net.tr/blog/tarayici-cerezleri-nedir-neden-kabul-et-diyorum (Erişim Tarihi 06.02.2026).

[8] KESER, Yıldırım. Tüketicinin Kişisel Verisinin İşlenmesinde Açık Rıza, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl: 2020, Cil:28, Sayı:3, s. 1196 - 1197; YASAK. s. 50.

[9] YAVUZ, Can. İnternet’teki Arama Sonuçlarından Kişisel Verilerin Kaldırılması Unutulma Hakkı, 3. Baskı Eylül 2020 - Ankara, s. 253

[10] KABADAYI. s.64; YASAK. s. 52.

[11] https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/manevi%CC%87%20tazmi%CC%87nat%20davasi%20-%20davacinin%20i%CC%87smi%CC%87ni%CC%87n%20rumuzlanmadan%20ki%CC%87tapta%20yer%20almasinin%20unutulma%20hakkini%20ve%20%C3%B6zel%20hayatin%20gi%CC%87zli%CC%87li%CC%87%C4%9Fi%CC%87ni%CC%87%20i%CC%87hlal%20etti%CC%87%C4%9Fi%CC%87%20-%20tazmi%CC%87nat%20mi%CC%87ktari%20y%C3%B6n%C3%BCnden%20i%CC%87nceleme%20yapilmadi%C4%9Findan%20temyi%CC%87z%20i%CC%87ti%CC%87razlarinin%20i%CC%87ncelenmesi%CC%87%20i%CC%87%C3%A7i%CC%87n%20dosyanin%20g%C3%B6nderi%CC%87lmesi%CC%87/d0xlc3RlaE5BYTN4ZEdFZkNZZTNFZz09

(Web Erişim Tarihi: 06.02.2026).

[12] KABADAYI. s. 148; YASAK. s. 55, 65 - 68.

[13] KABADAYI. s.149 - 150; YASAK. s. 68.

[14] SÖZÜER, Eren. Unutulma Hakkı İnsan Hakları Hukuku Perspektifinden Bir İnceleme. İstanbul - 2017, s. 176 - 177; KABADAYI. s. 151.

[15] Yargıtay 4 üncü Hukuk Dairesinin 08.10.2015 tarihli 2014/12720 E. ve 2015/11039 K. sayılı ilâmında “Dosya kapsamından; dava konusu haberin yayınlandığı tarihte atletizm dalında birçok sporcunun doping yaptığının tespit edildiği ve bu gelişmeler üzerine Atletizm Federasyonu Başkanı tarafından bir basın açıklaması yapılarak; dopingli çıkan sporcular ve disiplin kuruluna sevk edilen antrenör sayısı hakkında bilgi verildiği anlaşılmaktadır. Yayın tarihinde atletizmdeki doping olaylarının ülke gündeminde önemli bir yer tuttuğu açık olup, güncel bir konuda haber yapılmıştır. Davacı, yayın tarihinde sporcu olan oğlu Umut antrenörü olmasa da daha önceki yıllarda oğlunun antrenörlüğünü yapmıştır. Haberde yer verilen diğer bilgilerin gerçeğe aykırı olmadığı anlaşıldığına göre; davaya konu haber görünür gerçeğe uygun olup, davacı ile ilgili verilen bilgi ayrıntı niteliğindedir. Haberin okuyucunun ilgisini çekmek amacıyla dikkat çekici ve çarpıcı bir şekilde verilmesi gazetecilik tekniği gereğidir ve bu durum özle biçim arasındaki denge bozulmadığı sürece haberi başlı başına hukuka aykırı hale getirmez. Sonuç olarak, dava konusu haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu söylenemez. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek istemin tümden reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/yargitay%20karari/OWFjcTZHVjZGSXkyaWdNcnQ5M0s1d0xqR3RCUnpGdHY?s=%22doping%22

(Web Erişim Tarihi: 06.02.2026)

[16] https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/anayasa%20mahkemesi%CC%87ni%CC%87n%203%2F3%2F2016%20tari%CC%87hli%CC%87%20ve%202013%2F5653%20sayili%20karari%20(bi%CC%87reysel%20ba%C5%9Fvuru)/MGxEUHFmRmtmbmsrQnlRL1ZVRDk5QT09 (Web Erişim Tarihi: 06.02.2026.)

[17] Önemine binaen kararın ilgili bölümleri buraya alınmıştır:

“47. Unutulma hakkı Anayasa'mızda açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın "Devletin temel amaç ve ödevleri" başlığı altında düzenlenen 5. maddesinde "insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak" ifadesi ile devlete pozitif bir yükümlülük yüklenmiştir. Bu yükümlülük bağlamında Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen kişinin manevi bütünlüğü bağlamında şeref ve itibarının korunması hakkı ve Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile birlikte düşünüldüğünde, devletin bireye geçmişte yaşadıklarının başkaları tarafından öğrenilmesi engellenerek "yeni bir sayfa açma" olanağı verme hususunda bir sorumluluğu olduğu açıktır. Özellikle kişisel verilerin korunması hakkı kapsamında kişisel verilerin silinmesini talep edebilme hakkı, kişilerin geçmişlerinde yaşadıkları olumsuzlukların unutulmasına imkan tanımayı kapsamaktadır. Dolayısıyla Anayasa'da açıkça düzenlenmeyen unutulma hakkı, İnternet vasıtasıyla ulaşılması kolay olan ve dijital hafızada bulunan haberlere erişiminin engellenmesi için Anayasa'nın 5., 17. ve 20. maddelerinin doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer taraftan unutulma hakkının kabul edilmemesi, İnternet vasıtasıyla kolayca ulaşılabilir ve uzun süre muhafaza edilebilir kişisel veriler nedeniyle başkaları tarafından kişiler hakkında ön yargı oluşturabilmesi nedeniyle manevi varlığının geliştirilmesi için gerekli onurlu bir yaşam sürdürmesine ve manevi bağımsızlığına müdahaleyi sürekli kılmaktadır…

70. Yukarıda da belirtildiği üzere unutulma hakkı İnternet ortamında bir haberin uzun süredir kolayca ulaşılabilir olması nedeniyle kişinin şeref ve itibarını zedeleyen bir hale dönüşmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu hakkın amacı, İnternet'in yaygınlaşması ve sağladığı imkanlar nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin manevi varlığının geliştirilmesi hakkı arasında gerekli hassas dengenin kurulmasını sağlamaktır. O halde bu yol, İnternet ortamında haber arşivini koruma altına alan basın özgürlüğünün ve halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunmayacak ve aynı zamanda hak sahibinin çıkarlarını koruyacak şekilde kullanılmalıdır…

73. Başvuru tarihi itibarıyla söz konusu haberin yaklaşık on dört yıl önceki bir olaya ilişkin olduğu ve böylelikle güncelliğini yitirdiği açıktır. Haberin içeriği açısından uyuşturucu kullanımı ile ilgili bir haberin tarihi, istatistiksel veya bilimsel amaçlarla İnternet ortamında kolaylıkla ulaşılabilirliğinin sağlanmasının zorunlu olduğu da söylenemez. Bu bağlamda kamu yararı bakımından siyasi veya medyatik bir kişiliğe sahip olmayan başvurucu hakkında İnternet ortamında yayınlanan haberlerin kolaylıkla ulaşılabilirliğinin başvurucunun itibarını zedelediği açıktır.

74. Sonuç olarak başvurucu hakkında yapılan haberler unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken haberlerdir. İnternet ortamının sağladığı kolaylıklar gözetildiğinde başvurucunun şeref ve itibarının korunması için anılan habere erişimin engellenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda erişiminin engellenmesine yönelik talebin reddedilmesiyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişinin manevi bütünlüğünün korunması hakkı arasında adil bir dengenin kurulduğu söylenemez.

75. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun şeref ve itibarını koruma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.”

[18]Bir başka ifadeyle, arşiv kaydına alınmanın gerekçesini oluşturan kurumlar ilk mahkûmiyet kararından belli bir süre geçtikten sonra kişi hakkında aleyhe bir sonuç doğurmadığı halde, söz konusu kayıtların kişinin ölümüne kadar veya kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yıl süreyle arşivde muhafaza edilmesi gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, tüm suçlara ilişkin arşiv kayıtlarının bu kadar uzun süre muhafaza edilmesi, suç ve cezaların nitelikleri veya ağırlıkları dikkate alınmadan tüm suçlar için geçerli tek bir sürenin belirlenmesi, bu sürenin arşiv kaydına alınmayı gerekli kılan amaçla orantılı ve makul olmaması nedeniyle Kural, adil ve hakkaniyete uygun bir düzenleme niteliğinde değildir. Diğer taraftan, kişinin belli bir tarihte aldığı herhangi bir mahkumiyet kararına ilişkin kaydın kişinin ölümüne kadar ya da seksen yıl süreyle muhafaza edilmesi, Anayasa'nın 5. ve 17. maddelerinde belirtilen kişinin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesi ilkesi ve cezaların ıslah edici olma amacı ile bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.”

https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/anayasa%20mahkemesi%CC%87ni%CC%87n%20e%3A%202008%2F44%20(5352%20sayili%20kanun%20i%CC%87le%20i%CC%87lgi%CC%87li%CC%87)%20%2C%20k%3A%202011%2F21%20sayili%20karari/ZGJONW5JbVBRZUJycnQyclowMzJuZz09 (Web Erişim Tarihi: 06.02.2026)

[19] KABADAYI. s.181.

[20] Bkz. 9 numaralı dipnot.

[21]https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/ haberi%CC%87n%20yayindan%20kaldirilmasi%20i%CC%87stemi%CC%87%20-%20dava%20konusu%20haberi%CC%87n%20unutulma%20hakki%20kapsaminda%20de%C4%9Ferlendi%CC%87ri%CC%87lmesi%CC%87%20gereken%20bi%CC%87r%20yayin%20oldu%C4%9Fu%20-%20bu%20nedenle%20i%CC%87lgi%CC%87li%CC%87%20mahkemeni%CC%87n%20i%CC%87nternet%20haberi%CC%87ni%CC%87n%20yayindan%20kaldirilmasina%20dai%CC%87r%20kabul%20kararinin%20yeri%CC%87nde%20oldu%C4%9Fu%20-%20h%C3%BCkm%C3%BCn%20onanmasi/ dTIwbVc1RkkxdmF5Q0kzR3UzcnhjeHNlTUNzNWJ3N3k?s=%22ki%C5%9Fisel%20veri%22&alternatif=%22unutulma%20hakk%C4%B1%22 (Web Erişim Tarihi: 06.02.2026).

Benzer mahiyette Yargıtay 4 üncü Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli 2021/19113 E. ve 2024/7929 K. sayılı içtihadı örnek gösterilebilir.

https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/yargitay%20karari/ YUdFdnlONjVRSExsVWZUQlhxck9vZ3NPWVF6Z1k4ZFc (Web Erişim Tarihi:06.02.2026)

[22]https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/yargitay%20karari/ ZFhxRG5IemlvdGRvaTlrUVJENG5LcGhHKzMyMGFtYVI?s=%22ki%C5%9Fisel%20veri%22&alternatif=%22unutulma%20hakk%C4%B1%22 (Web Erişim Tarihi: 06.02.2026).

[23]https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/yargitay%20karari/ bUFjNnFULysrN043R1NTS3J6NGF2YlFKV3NGSTdSUlA?s=%22ki%C5%9Fisel%20veri%22&alternatif=%22unutulma%20hakk%C4%B1%22 (Web Erişim Tarihi: 06.02.2026).

[24]Yayının içeriğinde; başvuranın başından geçen somut bir olayın haber mahiyetinde aktarıldığı, - İnternet yayınlarının 2018 yılında meydana gelen bir olay hakkında yapıldığı ve başvurunun ise 2020 yılında yapıldığı, - Haberlerin güncelliğini yitirmediği, - Habere konu kişinin, ünlü bir ailenin kızı ve model olması ve sosyete hayatında tanınmışlığı göz önüne alındığında toplumun habere olan ilgisinin halen devam ettiği, - Habere konu edilen somut olguların başvuranın başından geçen üzücü bir olay sonrasında elde edilen bilgiler ve yapılan yorumlarla birlikte sunulduğu, Sonuç olarak erişime engellenmesi talep edilen internet yayınlarının unutulma hakkı çerçevesinde kaldığının değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği sözü edilen nedenlerle yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.”

https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/ eri%CC%87%C5%9Fi%CC%87mi%CC%87n%20engellenmesi%CC%87%20talebi%CC%87%20-%20eri%CC%87%C5%9Fi%CC%87me%20engellenmesi%CC%87%20talep%20edi%CC%87len%20i%CC%87nternet%20yayinlarinin%20unutulma%20hakki%20%C3%A7er%C3%A7evesi%CC%87nde%20kaldi%C4%9Finin%20de%C4%9Ferlendi%CC%87ri%CC%87lemeyece%C4%9Fi%CC%87%20-%20kanun%20yararina%20bozma%20i%CC%87stemi%CC%87ni%CC%87n%20reddi%CC%87/dWhwb2pYWFRtN043SzBIN0dZU2czYk9UZ0xlaUVJOVE (Web Erişim Tarihi 06.02.2026).

[25] Başvuruya konu haberin konusu olan avukatın topluma örnek nitelikte bir meslek sahibi olduğu, yerel ölçekte tanınan bir kişiliği olduğu, hakkında açılan kamu davasının toplumun ilgisini çekebilecek nitelikte olduğu, haberde anlatılanların haber değeri taşıdığı, - Başvuran hakkında yapılan yayın içeriğinin o tarihte (08.12.2016) gerçek bilgilere dayalı olarak yapıldığı ve kamu yararına katkı sunduğu, kişilik haklarını ihlal etmediği, dolayısıyla basın özgürlüğü çerçevesinde kaldığı, - Haberin başvuru tarihine kadar geçen 4 yıla yakın süre yayında kaldığı, ancak bu sürenin unutulma hakkı kapsamında kişilik haklarına aykırılık doğurması için uzun bir süre olmadığı, keza haberin yapıldığı tarihte güncel olduğu ve bugün de güncelliğini koruduğu, - Mahkemece verilen erişimin engellenmesi talebinin reddine dair kararın yerinde olduğu, basın özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında kurulması gereken dengenin ölçülü bir şekilde kurulduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinde yazılı bozma nedeni yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.”

https://mevzuat.sinerjias.com.tr/ictihat/yuksek-mahkeme/ eri%CC%87%C5%9Fi%CC%87mi%CC%87n%20engellenmesi%CC%87%20talebi%CC%87%20-%20mahkemece%20veri%CC%87len%20eri%CC%87%C5%9Fi%CC%87mi%CC%87n%20engellenmesi%CC%87%20talebi%CC%87ni%CC%87n%20reddi%CC%87ne%20dai%CC%87r%20kararin%20yeri%CC%87nde%20oldu%C4%9Fu%20basin%20%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20i%CC%87le%20ki%CC%87%C5%9Fi%CC%87li%CC%87k%20hakki%20arasinda%20kurulmasi%20gereken%20dengeni%CC%87n%20%C3%B6l%C3%A7%C3%BCl%C3%BC%20bi%CC%87r%20%C5%9Feki%CC%87lde%20kuruldu%C4%9Fu%20-%20bozma%20talebi%CC%87ni%CC%87n%20reddi%CC%87/bUdmeGRBTEVLa2hOZERWVVNsYVYwa3p3WGh2OCtXNEQ (Web Erişim Tarihi: 06.02.2026)

[26] Kurulun “Kişilerin Ad ve Soyadı ile Arama Motorları Üzerinden Yapılan Aramalarda Çıkan Sonuçların İndeksten Çıkarılmasına Yönelik Talepler İle İlgili Olarak Verdiği 23.06.2020 Tarihli ve 2020/481 sayılı Kararı. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6776/2020-481 (Web Erişim Tarihi:06.02.2026).

[27] KABADAYI. s. 184.

[28] 5352 Sayılı Adli Sicil Kanunun 12 nci maddesi:

“a) İlgilinin ölümü üzerine,

b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;

1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,

2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,

c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle,

Tamamen silinir.

(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.

(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

(4) (Ek: 24/11/2016-6763/40 md.) Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir.”

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5352&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (Web Erişim Tarihi:06.02.2026)

[29] TURAN. s. 170.

[30] SÖZÜER. s. 176.

[31] OĞUZMAN, Kemal/SELİCİ, Özer/ OKTAY – ÖZDEMİR, Saibe. Kişiler Hukuku, 18. Baskı, İstanbul – 2019, s.269.