1. Asıl Tehlike Sözleşmenin Hazırlanması Değil, Yorumlanmasıdır
Çoğu zaman, sözleşme imzalandığında hukuki riskin sona erdiğini düşünülür. Oysa uygulamada en ağır ticari zararlar, sözleşmenin mahkeme tarafından beklenmeyen şekilde yorumlanması sonucunda ortaya çıkar.
Çok açık olduğu düşünülen bir sözleşme hükmü, mahkeme tarafından şirket aleyhine yorumlanabilir, bu nedenle beklenmeyen borçlar doğurabilir, yıllarca süren davalara yol açabilir. Bu nedenle şirketler açısından sözleşmenin nasıl yazıldığı kadar, nasıl yorumlanacağı da hayati öneme sahiptir.
2. Sözleşme Yorumunun Hukuki Dayanağı
Türk Borçlar Kanunu’na göre sözleşmeler yorumlanırken
· tarafların gerçek ve ortak iradesi,
· dürüstlük kuralı,
· sözleşmenin bütünü ve
· somut olayın özellikleri
esas alınır.
Mahkemeler, yalnızca kelimelere değil; sözleşmenin ruhuna ve ekonomik amacına bakar.
3. Lafzi (Sözel) Yorum: Metnin Kelime Anlamı
Lafzi Yorum Ne Zaman Önemlidir?
Sözleşme hükümleri açık, net, tereddüde yer vermeyecek şekilde kaleme alınmışsa, mahkemeler öncelikle lafzi yoruma başvurur. Bu, açık yazılmış bir hükmün korunma ihtimalinin yüksek olduğu anlamına gelir.
Lafzi Yorumun Sınırları
Ancak lafzi yorum mutlak değildir. Metin açık olsa bile dürüstlük kuralına aykırıysa, sözleşmenin genel yapısıyla çelişiyorsa mahkeme lafzi yorumu terk edebilir.
4. Gerçek ve Ortak İrade İlkesi
En Temel Yorum İlkesi
Mahkemeler için en önemli kriter, tarafların sözleşmeyi yaparken gerçekte neyi amaçladığıdır. Bu nedenle yazılı metin tek başına yeterli olmayabilir.
Sözleşmenin yorumlanmasında tarafların davranışları dikkate alınır, ön görüşmeler ve yazışmalar önem kazanır. Bu nedenle sözleşme hazırlık sürecinde yapılan her türlü işlem, şirketler için ciddi bir risk alanıdır.
Ön Görüşmeler ve Yazışmaların Etkisi: E-Posta, Teklif, Protokol ve Taslaklar
Sözleşme imzalanmadan önce yapılan e-posta yazışmaları, teklif mektupları, ön protokoller, taslak sözleşmeler mahkeme tarafından yorumda dikkate alınabilir. “Nasıl olsa bağlayıcı değil” düşüncesiyle yapılan yazışmalar, sonradan büyük risk doğurabilir.
5. Dürüstlük Kuralı (TMK m.2)
Dürüstlük kuralı, mahkemelere çok geniş bir takdir yetkisi verir. Açık bir hüküm bile hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyorsa, taraflardan biri için aşırı dengesizlik yaratıyorsa aleyhe yorumlanabilir.
Bu nedenle sözleşme hükümleri yalnızca hukuka değil, hakkaniyete de uygun olmalıdır.
6. Sözleşmenin Bütünlüğü İlkesi
Mahkemeler bir hükmü yorumlarken, onu sözleşmenin tamamından bağımsız değerlendirmez. Bir madde çok net yazıldığı halde, sözleşmedeki başka bir madde ile çelişiyorsa mahkeme, sözleşmenin bütününe bakarak şirketin beklemediği bir yoruma gidebilir.
7. Ticari Hayatın Gerekleri ve Teamüller
Ticari Sözleşmelerde Özel Yorum
Ticari sözleşmeler yorumlanırken ticari hayatın gerekleri, sektör uygulamaları, ticari teamüller de dikkate alınır. Bu durum, özellikle teknik veya sektörel sözleşmelerde şirketler açısından hem avantaj hem risk yaratır.
8. Şirketler Arasında Güç Dengesizliği
Güçlü Taraf Aleyhine Yorum
Sözleşme nispeten büyük bir şirket tarafından hazırlanmışsa, standart metin niteliği taşıyorsa ve karşı tarafın müzakere imkânı yoksa mahkemeler tereddütlü hükümleri sözleşmeyi hazırlayan şirket aleyhine yorumlama eğilimindedir. Bu ilke, özellikle genel işlem koşullarında sıkça uygulanır.
9. Şüpheli Hükümlerin Aleyhe Yorumu (Contra Proferentem)
Bu ilkeye göre belirsiz, muğlak, birden fazla anlama gelen hükümler, o hükmü yazan tarafın aleyhine yorumlanır. Şirketler açısından bu ilke, belirsiz yazılmış her maddenin potansiyel risk olduğu anlamına gelir.
10. Sözleşmenin Türüne Göre Yorum
Mahkemeler satış sözleşmesi, kira sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, franchise veya distribütörlük sözleşmesi gibi sözleşme türlerine göre farklı yorum ilkeleri uygulayabilir.
11. Sözleşme Sonrası Davranışların Yorumdaki Rolü
Tarafların sözleşme imzalandıktan sonraki davranışları, mesela ödeme şekilleri, sözleşmeyi uygulama biçimleri, bazı hususlarda sessiz kalmaları da mahkeme tarafından yorumda dikkate alınabilir.
12. Delil Sözleşmesi ve Yorum Üzerindeki Etkisi
Şirketler, sözleşmeye delil sözleşmesi koyarak, hangi belgelerin delil olarak esas alınacağını hangi kayıtların kesin delil olacağını belirleyebilir. Bu tür kayıtlar, yorum sürecinde şirket lehine güçlü bir zemin oluşturur.
13. Yabancı Unsurlu Sözleşmelerde Yorum Sorunu
Uluslararası sözleşmelerde uygulanacak hukuk, yorum ilkeleri ve zorunlu kurallar önceden belirlenmezse, şirketler ciddi belirsizlikle karşılaşır.
14. Şirketlerin Sözleşmenin Yorumlanmasında En Sık Yaptıkları Hatalar
Sözleşmenin hükümlerinin “çok açık” olduğunu düşünmek, sözleşmelerde belirsiz kavramlar kullanmak, ön yazışmaları dikkatli yapmamak, sözleşmede birbiriyle çelişen hükümlere yer vermek gibi hatalar hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
15. Sözleşme Mahkemeye Taşınırsa, Mahkemenin Elinde Yeniden Yazılabilir
Sözleşme, imzayla biten değil; dava aşamasında yeniden şekillenen bir metindir. Bu nedenle sözleşme hazırlanırken yorum ilkeleri öngörülmeli, belirsizlikten kaçınılmalı, her hükmün olası yorumu düşünülmelidir. Bu da ancak sözleşmeler konusunda deneyimli bir hukukçu bakış açısıyla mümkündür.