Sosyal ağ hizmetlerinde çocukların korunması, suçla mücadele ve temel hakların güvence altına alınması amacıyla kimlik ve yaş doğrulama usulleri AB ülkeleri başta olmak üzere ABD, Birleşik Krallık, Çin gibi birçok dünya ülkesi tarafından uygulanmaktadır.
Sosyal medya paylaşımlarının ceza hukuku boyutu, esasen iki anayasal ilkeye dayanır. Bunlar, ifade özgürlüğü ve kanunilik ilkesi (suçta ve cezada kanunilik)dir. Bu denge hem ulusal anayasalarda hem de uluslararası insan hakları hukukunda şekillenmiştir.
Şüphesiz yapılacak düzenlemenin AİHS m.10, Anayasa m.26
(İfade özgürlüğü),
Anayasa m.20
(Özel hayat ve kişisel verilerin korunması),
Anayasa m.13
(Sınırlamanın kanunla, ölçülü ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması) ilkelerine uygun olarak Anayasal testten geçmesi gerekir.
Sosyal medyaya abonelikte açık kimlik (real-name / kimlik doğrulama) ve yaş sınırı uygulamaları, dünya genelinde iki ayrı politika ekseninde gelişmektedir. Bunlar;
çocukların korunması ve anonimlik-ifade özgürlüğü dengesidir.
Ülkemizde, bu alanda 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun ,2020 ve özellikle 2022 değişiklikleri (7418 sayılı Kanun ile), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ikincil düzenlemeleri yer almaktadır.
Buna göre;sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilci bulundurma,içerik kaldırma / erişim engelleme kararlarına uyma,kullanıcı verilerini Türkiye’de barındırma (veri yerelleştirme) zorunluluğu getirilmiş,ağ sağlayıcı ve sosyal ağ sağlayıcı tanımları genişletilmiş,TCK’nın 217/A maddesi ile (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) suçu ihdas edilmiştir.Ancak,genel ve doğrudan bir “gerçek isimle hesap açma zorunluluğu” yoktur.
Halen Türkiye’de kural olarak sosyal medya aboneliğinde açık kimlik zorunlu değildir.
Fiilî durumda;
Platformlar telefon numarası veya e-posta istemekte,kimlik belgesi yükleme zorunluluğu bulunmamakta,takma ad (nickname) serbest olarak kullanılabilmektedir. Ancak, IP adresi,trafik bilgisi,abonelik kayıtları, GSM eşleştirmesi gibi dolaylı kimliklenebilirlik vardır. 5651 sayılı Kanunun m.5 ve m.6 kapsamında erişim sağlayıcılar trafik verisini tutmak zorundadır. Bu nedenle sistem “anonimlik” değil, “takma adlı fakat izlenebilir” model olarak adlandırılmaktadır.
Bu durum anonim hesaplar üzerinden dezenformasyonla, bot ağlarla,yurt dışı merkezli koordinasyonlarla,suçla mücadeleyi ve çocukların korunmasını engellemektedir.
Türkiye’de soruşturma pratiğinde;savcılıklar,BTK ile yazışma yapmakta,IP ve abone bilgisi tespit edilmekte,GSM–IMEI eşleştirmesi ile gerekirse dijital inceleme yapılmaktadır.
Ancak;VPN kullanımı,yurt dışı platform işbirliğinin gecikmesi,ortak Wi-Fi ağları ve dinamik IP kullanımı soruşturmaları zorlaştırmaktadır.
Açık kimlik ve kimlik doğrulama zorunluluğu teknik soruşturma yükünü ve trol hesapları azaltacak,ceza soruşturmalarını hızlandıracaktır.Bu düzenleme yapılırken ifade özgürlüğü ve kişisel veri güvenliği üst seviyede korunmalı,denge kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Çocukların korunması,suçla mücadelede etkinliğin artırılması, ifade özgürlüğü ve kişisel verilerin korunması haklarının güvence altına alınması amacıyla sosyal ağ hizmetlerinde kimlik doğrulama ve yaş güvencesine ilişkin usul ve esaslar Kanun ile düzenlenmelidir.
2-Kanun, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcılarını kapsamalıdır.
3-Genel ilke anonimlik olmalı,sosyal ağ hizmetlerinde takma ad kullanılabilmeli,genel ve kategorik açık kimlik zorunluluğu uygulanmamalı,kimlik doğrulama yalnızca düzenlenecek Kanunda belirtilen hâllerde ve ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılmalıdır.
4-a)Canlı yayın yoluyla gelir elde edilmesi,
b)Yüksek takipçili hesapların siyasal reklam vermesi,
c)Kripto varlık veya finansal bağış toplama faaliyetleri,
d)Yetişkinlere yönelik içerik hizmetlerinde güçlendirilmiş kimlik doğrulama uygulanmalıdır.
5-Doğrulama, kimliğin platform tarafından saklanmasını gerektirmemeli,doğrulama sonucu “doğrulandı” ibaresi tutulmalıdır
6-Kimlik verileri, doğrulama tamamlandıktan sonra derhâl silinmelidir.
7-Ceza soruşturması kapsamında Sulh Ceza hâkimi kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde 24 saat içerisinde onaya sunulmak şartı ile Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile sosyal ağ sağlayıcısından kimlik doğrulama bilgisi talep edilebilmeli,talepler ölçülülük ilkesine uygun ve somut suç şüphesine dayanmalı,
toplu ve genel veri talebi yapılamamalıdır.
8-Çocukların korunması amacıyla sosyal ağ hizmetlerine doğrudan üyelik yaşı 13 olmalı,13–16 yaş arası kullanıcılar için ebeveyn rızası gerekmeli,16 yaşını dolduranlar ebeveyn rızası olmaksızın hesap açabilmelidir. Canlı yayın, bağış, ücretli abonelik gibi yüksek riskli hizmetlere abonelik için asgari yaş sınırı 16 olmalıdır.
9-Yaş doğrulama;güvenli elektronik kimlik doğrulama,banka doğrulaması,mobil operatör teyidi yoluyla yapılabilir.Yüz tanıma verileri kalıcı olarak saklanamamalı,veri minimizasyonu ilkesi esas alınmalıdır.
10-Çocuklara yönelik olarak varsayılan gizlilik ayarı yüksek düzeyde olmalı,hedefli reklam sınırlanmalı,gece saatlerinde bildirim kısıtlaması uygulanmalıdır.
11-Kurallara uymayan sosyal ağ sağlayıcılarına; kademeli para cezası, reklam yasağı, son çare olarak bant daraltma şeklinde idari yaptırımlar getirilmelidir.
12-Kanuni düzenleme yapılırken ileride Anayasa’ya aykırılık iddialarının önüne geçmek için ifade özgürlüğü, kişisel verilerin korunması, demokratik toplum düzeni, kanunilik ve ölçülülük ilkeleri gözetilmelidir.
Önder YAMAN
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı






