MAKALE

Fransız Liseleri Kartelleri – Okul Kayıt Ücretlerinin, Burs Oranlarının ve Öğretmen Maaşlarının Birlikte Tespiti

Abone Ol

Rekabet Kurulu (“Kurul”) 24.04.2024 tarihli ve 24-20/466-196 sayılı kararına konu dosyada, İstanbul’da faaliyet gösteren Fransa menşeili Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi (“Saint-Joseph”), Özel Saint Benoît Fransız Lisesi (“Saint Benoît”), Özel Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi (“Notre-Dame de Sion”), Özel Saint-Michel Fransız Lisesi (“Saint-Michel”) ve Özel Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin (“Sainte Pulchérie”) rekabeti ihlal ettiği iddialarını detaylıca inceleyerek bu teşebbüslerin;

(i) okul kayıt ücretleri, ücreti oluşturan unsurları ve burs oranlarını, ve

(ii) Türk öğretmenlerin maaşlarını

birlikte tespit ederek iki ayrı rekabet hukuku ihlaline taraf olduklarına kanaat getirerek, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 Sayılı Kanun”) 4. maddesinin[1] ihlal edilmiş olması sebebiyle bu teşebbüslere toplam 21.324.909,09-TL idari para cezası uygulanmasına hükmetmiştir.

Bu bilgi notunda Kurul’un söz konusu Fransız liseleri aleyhine idari para cezası tesis edilmesine sebep olan kartel(ler)e[2] ilişkin tespit ve değerlendirmeleri, Rekabet Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sitesinde 14.2.2025 tarihinde yayımlanan gerekçeli karar[3] üzerinden ele alınmaktadır.

I. Dosyanın Arka Planı

Kurum’a 22.06.2022 tarihinde iletilen gizlilik talepli şikâyet başvurusunda özetle, Saint-Joseph, Saint Benoît, Notre-Dame de Sion, Saint-Michel ve Sainte Pulchérie liselerinin, hazırlık sınıfı için belirlenen okul fiyatları konusunda aralarında anlaşarak tek fiyat uyguladıkları ve bu fiyatların önceki yılların fiyatlarına kıyasla enflasyon oranlarının çok üzerinde artırılarak fahiş seviyelere çıkarıldığı iddia edilmiştir.

Kurul tarafından iddiaları incelemek üzere ön-araştırma açılmasına karar verilmiş ve bu çerçevede ilgili teşebbüslerde eş zamanlı yerinde incelemeler (habersiz baskınlar) yapılmış, teşebbüslerden bilgi ve belge taleplerinde bulunulmuştur. Başlangıçta ilgili liselerin okul ücretlerini birlikte belirlediğine yönelik kartel iddiası üzerinden yürütülen dosya, aynı zamanda bu okullarda çalışan Türk öğretmenlerin maaşlarının da ilgili teşebbüsler tarafından birlikte belirlendiği, yani iş gücü piyasalarında da bir rekabet hukuku ihlali[4] olabileceği ihtimaline işaret eden delillere de rastlanıldığı için genişletilmiştir.

Ön-araştırmada elde edilen bilgi ve bulguların rekabet hukuku ihlali ihtimaline işaret ettiğine kanaat getiren Kurul, detaylı inceleme yapılmak üzere taraflar hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. Kurum raportörleri söz konusu iki rekabet hukuku ihlali şüphesine istinaden hassas bir çalışma yürütmüş, taraflardan bilgi ve belge toplamış, buna karşın soruşturulan teşebbüsler, 4054 Sayılı Kanun çerçevesinde kendilerine tanınan yazılı ve sözlü savunma haklarını kullanmıştır.

II. İhlallere İlişkin Bulgu ve Tespitler

Kurul, her bir lisenin öğrencilerin okul ücretlerini, burs oranlarını ve öğretmenlerin maaşlarını münferiden belirlemesi gerekmekteyken, aşağıdaki tespitlere dayanarak söz konusu liselerin bu unsurlarda aralarında anlaşarak ortaklaşa hareket ettiklerine kanaat getirmiştir.

1. Kurul’un, okul ücretleri karteli ile Türk öğretmenlerin maaşları karteline ilişkin bulgu ve değerlendirmeleri:

Kurul dosyada, hazırlık sınıfı ücretleri, burs oranları ve Türk öğretmenlerin maaşlarını birlikte belirleme amacıyla ilgili liselerin müdürlerinin ve muhasebe sorumlularının çeşitli tarihlerde (örn. 06.04.2022, 27.04.2022, 07.09.2022) bir araya geldiğine, rekabete hassas bilgi paylaşımında bulunduklarına, aralarında çeşitli yazışmalar yapıldığına, tutanaklar hazırladıklarına ve ortak kararlar aldıklarına ilişkin çeşitli bulgulara ulaşmıştır.

Kurul, taraflar arasındaki uzlaşının ortaya çıkmasının, temelinde rekabeti etkileyebilecek nitelikte hassas ticari bilgilerin rakipler arasında değiş tokuş edilmesine dayandığını tespit etmiştir. Her ne kadar 4054 Sayılı Kanun’un 4. maddesi yalnızca rekabeti kısıtlayıcı amacı gösteren bu bulgular üzerinden ihlal tespiti yapılmasına imkân tanıyor olsa da Kurul, bu bulguları, tarafların piyasadaki fiili uygulamalarıyla çapraz kontrole tabi tutmuş, yani bir nevi etki analizi yapmıştır.

Örneğin Kurul aşağıdaki grafikte, soruşturma tarafı liselerin 2018-2022 döneminde hazırlık sınıfı okul fiyatlarına ilişkin verilerini incelemiş ve okul fiyatlarında ilgili yıllar içerisinde ayrışma gözlemlenmediğini, bu durumun da teşebbüsler arasında koordinasyon olduğun dair şüpheyi desteklediğini tespit etmiştir:

Kurul ayrıca, taraflar arasında 27.04.2022 tarihli toplantıda alınan kararlar doğrultusunda burs oranlarının her okulda aynı olacak şekilde ve toplantı sonrası hazırlanan şartnamede belirtilen oranlarda uygulandığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak Kurul, Saint-Joseph, Saint Benoît, Notre-Dame de Sion, Saint-Michel ve Sainte Pulchérie liselerinin bireysel iradelerinin yerini koordineli, iş birlikçi davranışlarının aldığına kanaat getirmiştir.

2. Muafiyet değerlendirmesi

Kurul, dosyadaki eylemlere ilişkin kısa bir muafiyet değerlendirmesi yaparak 4054 Sayılı Kanun’un 5(1) hükmü çerçevesinde kümülatif olarak sağlanması gereken dört şarttan[5] sadece ilkini ele almış ve kartel olarak nitelendirilen bu tür kısıtlamaların muafiyetin ilk şartı olan “malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” sonucunu doğurmayacağına kanaat getirerek ilgili eylemlere muafiyet tanınamayacağına hükmetmiştir.

III. Soruşturulan Teşebbüslerin Öne Çıkan Savunmaları

Teşebbüsler tarafından sunulan, fakat Kurul tarafından kabul edilmeyen savunmalardan öne çıkanlar kısaca[6] şu şekildedir:

- Okul kayıt ücretlerinin, burs oranlarının ve öğretmen maaşlarının diğer okullarla birlikte tespit edilmediği savunmaları (Saint Michel, Saint Benoît, Sainte Pulchérie, Notre-Dame de Sion)

- Okullar arasındaki iletişimin haklı gerekçeleri olduğu savunması (Saint Joseph, Sainte Pulchérie, Notre-Dame de Sion)

- İhlalin varlığı için ilgili pazarın koşullarına bakılması gerektiği savunması (Saint Michel, Notre-Dame de Sion)

- İlgili ürün pazarının dar tanımlandığı savunması (Saint Michel, Saint Joseph, Notre-Dame de Sion)

- Taraflar arasında irade uyuşmasının belirlenmesi ve etki analizi yapılması gerektiği savunmaları (Saint Michel, Notre-Dame de Sion)

- Okulların kâr amacı gütmediği savunması (Saint Joseph, Notre-Dame de Sion)

- İdari para cezasının hesaplanmasına yönelik savunmalar (Saint Michel, Saint Joseph)

- Bulgunun delil niteliğini haiz olmadığı savunması (Notre-Dame de Sion)

- Soruşturma sürecinde savunmalarının dikkate alınmadığı iddiaları (Saint Benoît)

- Hâkim kararı olmaksızın yerinde inceleme yapılamayacağı iddiası (Sainte Pulchérie)

- St. Michel’in St. Joseph ile aynı ekonomik bütünlükte olduğu savunması (Saint Michel ve Saint Joseph)

IV. İdari Para Cezaları

Dosyadaki tüm unsurları birlikte değerlendiren Kurul dosya tarihinde yürürlükte olan mülga Ceza Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, söz konusu Fransız eğitim kurumlarının fiyat tespiti ihlalini kartel olarak, Türk öğretmenlerin maaşlarının birlikte tespit edilmesini ise diğer ihlaller kategorisi altında ele alarak ilgili teşebbüslere aşağıdaki idari para cezalarının uygulanmasına karar vermiştir:

V. Sonuç

Kurul’un gerekçeli kararı, Özel Saint-Joseph, Saint Benoît, Notre-Dame de Sion, Saint-Michel ve Sainte Pulchérie liselerinin okul ücretleri, burs politikaları ve öğretmen maaşları konusunda koordineli hareket ederek iki ayrı kartele taraf olduklarına ilişkin önemli bulgu ve değerlendirmeler içermektedir.

Türk rekabet hukuku açısından önemli bir örnek teşkil edecek olan bu dosya, ayrıca eğitim sektöründeki rekabetin hem eğitim kurumları hem veliler hem de öğretmenler açısından korunması gerekliliğini vurgulamaktadır.

Her Kurul kararında olduğu gibi yukarıda anılan karar da idari yargı denetimine tabi olup soruşturulan teşebbüslerin Kurul kararına karşı Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde idari işlemin iptali davası açma hakkı bulunmaktadır.

Ayrıca, 4054 Sayılı Kanun’un 57, 58 ve 59. maddeleri[7] uyarınca rekabet ihlallerinden zarar görenler (örn. veliler, öğretmenler), ihlale taraf olan teşebbüslerden, rekabet ihlali sebebiyle uğradıkları zararın üç mislini talep etme hakkına sahiptir.

Av. Baran BAŞ

Av. Gülce KORKMAZ

-------------

[1] 4054 Sayılı Kanun’un Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar başlıklı 4. maddesi şu şekildedir:

Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.

Bu haller, özellikle şunlardır:

a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi,

b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,

c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,

d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,

e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,

f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,

Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.

Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”

4054 Sayılı Kanun’un 4. maddesi, Avrupa Birliğinin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 101(1) hükmünün Türk rekabet hukukundaki karşılığıdır.

[2] Rekabet hukukundaki en ağır ihlal türü olan kartel, Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İş Birliği Yapılmasına Dair Yönetmelik’te “Fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında rakipler arasında gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylemler” olarak tanımlanmıştır.

[3] Kurul’un dosyaya ilişkin gerekçeli kararı için bkz. https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=2e4bd6a2-6686-4283-98b5-0bdcc4d755ec.

[4] Konuyla ilgili Kurum’un İş Gücü Piyasalarındaki Rekabet İhlallerine Yönelik Kılavuz’u detaylı açıklamalar içermektedir: https://www.rekabet.gov.tr/Dosya/is-gucu-piyasalarindaki-rekabet-ihlallerine-yonelik-kilavuz-20241203141442657.pdf.

[5] Bu dört şart şunlardır:

a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,

b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,

c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,

d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması.

[6] Dosyada soruşturulan her bir teşebbüs tarafından birçok savunma sunulmuş olmakla, bu bölümde yalnızca Kurul’un tek tek ele aldığı savunmalardan öne çıkanlarına yer verilmiştir.

[7] Tazminatla ilgili hükümlere aşağıda yer verilmektedir:

Tazminat Hakkı

Madde 57 – Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.

Zararın Tazmini

Madde 58 – Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.

Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir.

İspat Yükü

Madde 59 – Zarar görenlerin, bir anlaşmanın varlığı ya da piyasada rekabetin bozulduğu izlenimi veren, özellikle piyasaların fiilen paylaşılması, uzun sayılacak bir süre piyasa fiyatında gözlenen kararlılık, fiyatın piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerce birbirine yakın aralıklarla artırıldığı gibi kanıtları yargı organlarına sunmaları halinde, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde bulunmadıklarını ispatlama yükü davalılara geçer.

Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığı her türlü delille ispatlanabilir.”