2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma eylemi hem idari hem de cezai yaptırıma bağlanmıştır. İdari para cezasına ek olarak, 2918 sayılı Kanun m.48/6’da yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca TCK m.179/3 hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda; herhangi bir kaza veya somut tehlike meydana gelmese dahi doğrudan TCK m.179/3 hükümleri uygulanmaktadır. Yargı kararlarında, 1.00 promil üzerindeki alkol seviyesi "soyut tehlike" kapsamında değerlendirilmekte ve suçun oluşumu için sürücünün dışa yansıyan olumsuz bir davranışının veya emniyetli sevk ve idare edemediğine dair ek bir bulgunun aranmasına gerek olmadığı, diğer bir deyişle 1.00 promil üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınarak araç kullanılmasının atılı suçun oluşması için "yeterli" olduğu vurgulanmaktadır (Örneğin bkz. Yargıtay, 12. Ceza Dairesi E. 2023/4327, K. 2023/5000, T. 14.11.2023; Yargıtay, 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4379, K. 2023/2275, T. 21.06.2023).
TCK’nın “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen “alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma” suçu CMK m.250/1’in a bendinin 3 numaralı alt bendinde seri muhakeme usulüne tabi suçlar arasında sayılmıştır. Uygulamada, seri muhakemeye tabi suçlar arasında sıklıkla karşılaşılan bu suç tipinde seri muhakeme usulünün uygulanma süreci zaman zaman kafa karıştırıcı olabilmektedir. Kısaca izah etmek gerekirse uygulamada süreç şu şekilde ilerlemektedir;
Alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma eyleminin kolluk tarafından tespiti ve sürecin savcılığa intikali akabinde açılan soruşturma kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CMK m.250/4 uyarınca TCK m.61/1’de belirtilen cezanın belirlenmesine ilişkin hususlar göz önünde bulundurularak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında, alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma suçu özelinde altı ayla iki yıl arasında tespit edilen temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle mahkemeden talep edilecek yaptırım belirlenmekte ve şüpheliye CMK m.250/3 uyarınca seri muhakeme usulünü kabul edip etmediği sorulmaktadır.
Bu noktada; şüphelinin suç kaydı önem arz etmektedir. Zira savcılık tarafından CMK m.171/2 ve 3 uyarınca şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması halinde kamu davasının ertelenmesine karar verilmesi veya CMK m. 231 uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin talep edilmesi mümkündür ki uygulamada, şartların varlığı halinde sıklıkla HAGB ve erteleme kararları verildiği görülmektedir. Bu durumda; erteleme kararı verilmesi halinde şüpheli 5 yıllık erteleme sürecinde kasıtlı bir suç işlemediği sürece kovuşturmaya yer olmadığına karar verilecek veya HAGB kararı verilmesi halinde 5 yıllık denetim sürecinde kasten bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kalkacaktır. Böylelikle; şüphelinin cezaevine girmesi gündeme gelmeyecektir. Bu noktada hatırlatmak gerekir ki; Anayasa Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli 2024/98 E. 2025/149 K. sayılı kararıyla CMK’nın 231’inci maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5 ila 14. fıkraları iptal edilmiştir. AYM kararının yürürlük tarihi olan 30.09.2026 tarihinden itibaren HAGB kurumu artık hukuk sistemimizde var olmayacaktır. Ancak kanun koyucu tarafından benzer bir düzenleme yapılması da mümkündür.
Yanı sıra; savcılık tarafından kısa süreli hapis cezası olan 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası için adli para cezasına çevrilmesi talebinde bulunulması da mümkün olmakla beraber, hükmün adli para cezasına çevrilmesi suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere bağlı olduğundan, şüphelinin suç kaydı bulunmaması halinde genellikle HAGB veya erteleme kararları verildiği görülmekte ve adli para cezasına çevrilmesi seçeneği uygulanmamaktadır.
Uygulamada şüphelinin, suç kaydının bulunması halinde genellikle Cumhuriyet Başsavcısının seri muhakeme usulünün uygulanması yani 179/3’te öngörülen altı ay ile 2 yıl arasında tespit edilecek cezanın yarı oranında indirilmesi teklifini kabul etme konusunda kararsızlığı gündeme gelmektedir. Çünkü savcılık tarafından HAGB, erteleme veya adli para cezasına çevirme yaptırımları talep edilmediği takdirde her ne kadar seri muhakeme kapsamında altı ay ile iki yıl arasında belirlenen cezanın yarı oranında indirilmesi söz konusu olsa da kesinleşme akabinde infaz işlemleri başlamaktadır. Seri muhakeme usulünün kabul edilmemesi halinde ise yarı oranında indirimden faydalanılamamakta ancak soruşturma genel hükümlere göre yürütülüp iddianame ve akabinde yargılama süreci sonucunda verilecek cezaya kadar herhangi bir mahkûmiyet ve dolayısıyla infaz söz konusu olmamaktadır.
Şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul etmesi savcılık tarafından belirlenen yarı oranında indirilmiş cezaya ilişkin talep yazısı (talepname) düzenlenerek asliye ceza mahkemesine gönderilir, asliye ceza mahkemesince CMK m.250/9 uyarınca talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurulur ve talebin reddi halinde soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Uygulamada genellikle savcılık talep yazısında belirlenen cezaya uygun şekilde hüküm kurulmaktadır. Asliye ceza mahkemesinin bu kararına karşı CMK m.250/14 delaletiyle CMK m.268 uyarınca 2 hafta içerisinde itiraz edilebilir. Asliye ceza mahkemesi, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse en çok üç gün içinde, Ağır Ceza Mahkemesine gönderir. İtiraz üzerine yapılacak inceleme CMK m.250/3 ve 250/9'daki şartlar ile sınırlıdır. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı yerinde görürse itiraz konusu hakkında karar verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir.
Şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul etmemesi halinde ise soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir. Yani yarı oranında indirim imkânı ortadan kalkar. Bu durumda savcılık tarafından iddianame düzenlenir, TCK m.179/3’ün üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan olması nedeniyle CMK m.251 uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. Bu durumda duruşma açılmaksızın, iddianamenin tebliği üzerine şüpheliye yazılı savunmalarını sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesi ve süresi içerisinde yazılı savunmaların sunulması akabinde karar verilir. Asliye ceza mahkemesince bu durumda verilecek karara karşı CMK m.252/ 1 uyarınca 2 hafta içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur ve itiraz üzerine verilen karara karşı genel hükümlere göre istinaf kanun yoluna başvurulabilir. TCK m.179/3’ten verilecek bir mahkûmiyet hükmüne karşı temyiz yolu açık olmayıp karar istinafta kesinleşir.
Bu durumda; hakkında alkol ve uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma suçundan soruşturmaya başlanılan ancak daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunan ve dolayısıyla HAGB veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumlarının uygulanması mümkün olmayan şüphelinin, seri muhakemeyi kabul etme konusunda, kendi özel durumunun koşullarına göre değerlendirme yapması ve seri muhakeme usulünü kabul ederek yarı oranında indirimden faydalanmak ancak kesinleşme sonrasında infaz işlemlerinin başlaması durumu ile seri muhakeme usulünü kabul etmeyerek yarı oranında indirimden faydalanmamak ancak soruşturmanın genel hükümlere göre yürütülmesi ve daha fazla zaman alan yargılama süreci sonrasında infaz işlemlerinin başlaması durumu arasında infazın ne zaman başlayacağı ve hapis cezasının miktarı açısından fayda zarar analizi yaparak karar vermesi gerekir. Özellikle HAGB hükümlerinin AYM tarafından iptali ve 30.09.2026 tarihinden itibaren artık var olmayacak olması, uygulamada bu durumla daha sık karşılaşılacağına işaret etmektedir.
Uygulayıcılara kolaylık sağlaması amacıyla alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında iken araç kullanmak (TCK m.179/3) suçunda seri muhakeme usulü aşamalarını açıklayan bir akış şeması hazırlanmış ve aşağıda sunulmuştur.
Av. Feyzanur KOÇOĞLU