T.C.
Yargıtay
9. Hukuk Dairesi
2025/6841 E., 2025/8428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1442 E., 2025/1452 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/662 E., 2022/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette mekanik mühendisi olarak çalıştığını, müvekkiline psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, müvekkilinin ticari teknisyen olarak çalıştığını, ticari teknisyenlerin ticari araçlara basmış oldukları barkodlarla ispat etmek suretiyle performanslarına göre prime hak kazandıklarını, ancak müvekkili ile birlikte diğer tüm ticari teknisyenlere binek araç yaptırmaları yasak olmasına rağmen işveren tarafından sırf prim kazanamamaları için rot balans, lastik sökme, takma, binek araç bakım onarım, hasarlı araçların bakım onarımları gibi binek araç işlemleri yaptırıldığını, bu nedenle müvekkilinin ticari teknisyen olarak işini yapamaması nedeniyle prime hak kazanamadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının prime hak kazanamaması için binek araç işinde çalıştırıldığına ilişkin iddianın yersiz olduğunu, sigorta primlerinin eksiksiz yatırıldığını, davacının üç gün üst üste işe devam etmediğini, davacı tarafa baskı ve yıldırma politikası uygulandığına ilişkin ithamın asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; psikolojik tacizin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu, ayrıca psikolojik taciz iddialarında şüpheden uzak kesin deliller aranmayacağı, kendisine işyerinde psikolojik taciz uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguların ileri sürülmesinin yeterli olduğu, tanık anlatımı ile davacının iddialarını ispatladığı, buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatı isteminin reddi gerektiği, yapılan inceleme sonucunda davacının bakiye yıllık ücretli izin hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belge ve delillere göre İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi isabetli olup, kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının, müvekkili Şirkette 27.06.2021 – 01.11.2021 tarihleri arasında toplamda yalnızca 4 ay süreyle çalıştığının sabit olduğunu, sırf bu nedenle talep edilen alacaklara hak kazanamadığını,
2. İş sözleşmesinin davacı işçi tarafından devamsızlık etmek suretiyle haksız olarak feshedildiğini,
3. Davacının maruz kaldığını iddia ettiği psikolojik taciz vakalarının süreklilik, sistematiklik ve kasıt unsurlarından yoksun, soyut ve genel nitelikli iddialardan ibaret olduğunu, davacı tanıklarının beyanlarının da soyut olduğunu,
4. Davacının mekanik teknisyeni olarak istihdam edildiğini, görev tanımının dışına çıkarıldığı ve farklı araçlarda çalıştırılmasına rağmen prim alamadığı yönündeki davacı iddialarının tamamen dayanaksız ve soyut nitelikte olduğunu,
5. Yalnızca davacı lehine olan tanık beyanlarının dikkate alındığını, davalı tanıklarının açık ve çelişkisiz ifadelerine ise itibar etmediğini, hukuk yargılamasında tanıkların beyanlarının objektif, tutarlı ve yaşamın olağan akışına uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





