T.C.

Yargıtay

7. Ceza Dairesi

2025/1575 E., 2025/8720 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ :
KARAR SAYISI : 2024/3033 E., 2024/3095 K.
EK KARAR TARİHİ :
SUÇ : 6769 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade


Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2021/453 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2022/4235 Esas, 2023/1167 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2023/174 Esas, 2024/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6769 sayılı Kanun'un 30/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50, 52,62. maddeleri uyarınca 6000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B.İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/3033 Esas, 2024/3095 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan 11.07.2024 tarihli hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Anılan karara yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının 30.10.2024 tarihli temyiz talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 31.10.2024 tarihli ek kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri

İlk derece mahkemesinin hem beraat hem de mahkumiyete yönelik takdir yetkisinin zorlamalı usul hükümleri sonucundaki istinaf kararıyla verdirilmesinin kanuna aykırı olduğuna, istinaf ceza dairesi mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine dair kanaatte ise ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak gerektiğinde duruşma açmak suretiyle kendisinin karar vermesi gerektiğine, mahkumiyet kararının istinaf kararına karşı direnme yetkisi olmayan ilk derece mahkemesince verilmesinin sağlanmasının yasaya uygun olmadığına, kararın istinaf bozma kararı mahiyetinde olmadığı dikkate alınarak usul yönünden kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine, dosyanın duruşma yapmak ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve ifası için kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesi gerektiğine, sürecin uzaması yönünden sanık aleyhine, diğer usul işlemleri yönünden sanık lehine bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e bendinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2021/453 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2022/4235 Esas, 2023/1167 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verildiği, anılan karar sonrasında yapılan yargılama uyarınca, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2023/4174 Esas, 2024/254 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/3033 Esas, 2024/3095 Karar sayılı kararı bozulmasına karar verildiği, bu karara yönelik temyiz talebinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ek kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmakla;

22.03.2023 tarihli karardan sonra ilk derece mahkemesince yeniden verilen karara hukuken geçerlilik tanınması mümkün görülmediğinden, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2023/174 Esas, 2024/254 Karar sayılı kararının, bu karara yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/3033 Esas, 2024/3095 Karar sayılı kararı ile bu kararın temyizi üzerine verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ek kararının değerlendirme dışı bırakılarak, temyizen incelenmesi gereken kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2022/4235 Esas, 2023/1167 Karar sayılı kararı olması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2022/4235 Esas, 2023/1167 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ...’ın marka hakkına tecavüz (6769 sayılı Kanuna Muhalefet) suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılama sürecinde Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Ceza Mahkemesinin sanığın beraatine dair verilen 01.11.2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 22.03.2023 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyeti gerektiği gerekçesiyle CMK’nun 280/1-e, 289 maddeleri gereğince hükmün bozulduğu, Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli ikinci kararında ise sanığın eyleminden dolayı 6769 sayılı Kanun’un 30/1, TCK 62. 50/1-a, 52/2, 54/4 maddeleri gereğince hapisten çevrilme 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile müsadereye ilişkin kararın’da istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarihli kararıyla sanığın bozma ilamına karşı beyanı tespit edilemediğinden tekrar CMK 280/1-e ve 289/1. maddeleri gereğince bozulmasına karar verildiği, bu kararın İstanbul Bölge Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 31/10/2024 gün ve 2024/3033 Esas, 2024/3095 ek kararıyla temyiz talebinin CMK 296/1. maddesi gereğince reddedildiği ve bu kararın a İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın dairemize intikali ve temyiz incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 22.03.2023 tarihli ve 2022/4235 esas, 2023/1167 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 302/2. fıkrası gereğince bozulmasına karar verilmiş ise de, iş bu karara iştirak etmediğimizden aşağıdaki karşı oy yazmak gerekmiştir.

Çünkü;
1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.10.2024 gün ve 2024/3033 E., 2024/3095 K. sayılı bozma kararına ve bu karara yönelik 31.10.2024 tarihli ek karara yönelik olmasına rağmen Dairemiz çoğunluğu temyize konu edilmeyen ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca da ek tebliğname düzenlenmeyen adı geçen Bölge Adliye Mahkemesinin ilk istinaf incelemesi yapılan 22.03.2023 tarih ve 2022/4235 Esas, 2023/1167 K. sayılı kararı inceleyerek (sonraki kararları yok sayarak) bozma kararı verilmesi usule uygun değildir. Keza aksi düşünülse dahi her ne kadar bölge adliye mahkemelerinin CMK’nun 280. maddesinde sınırlı olarak sayılan haller dışında bozma kararı veremeyeceği, yasal karşılığı olmaması sebebiyle istinaf bozma kararlarının da 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesine göre kesin ve temyiz edilemez olduğu yasanın amir hükmüdür. Nitekim yasal düzenleme uyarınca istinaf mahkemesinin temyize konu edilen ek kararında belirtildiği gibi bu temyiz reddedilmiştir. Bu ek karar da Dairemizce onanması gerekmektedir.

2- Türk hukukunda 20.07.2006 tarihinden itibaren istinaf kanun yolu fiilen uygulanmaya başlanmış, bu tarihten itibaren ilk derece mahkemeleri tarafından verilen ve kesin olmayan nihai kararlara karşı öncelikle istinaf kanun yolu öngörülmüştür. İstinaf kanun yoluyla amaçlanan çift dereceli yargılama sisteminin getirilmesidir. İstinaf kanun yolu; dosyanın sadece hukuki denetimi ile sınırlı olmayıp aynı zamanda maddi vaka yönünden de incelenmesini kapsamaktadır. İş yoğunluğunu arttıracak dahi olsa kanunun getirilmiş amacına uygun olarak, somut olaya benzer durumlarda duruşma açılmak suretiyle hüküm tesisi edilmesi gerektiğini aksi takdırde istinaf kanun yolunun işlevsiz hale geleceği açıktır.

Her ne kadar istinaf mahkemeleri ilk derece mahkemelerinin esastan incelediği kararlarını aksi yönde bir karar tesis edeceği esnada (somut olayda beraat kararının mahkumiyete çevrilmesi halinde olduğu gibi) bizzat kendisinin duruşma açıp karar vermesi gerekeceği bunun dışında ilk derece mahkemesinin kararını bozarak mahalline göndermesi kanunun amacına uygun değil ise de artık bozma kararının temyiz edilemeyeceği cümlesinden bu yöndeki kararın mahallinde kesinleştiği ve olağan yasal yolların tükendiği anlaşılmaktadır. Bu aşamada ise olağanüstü kanun yollarına başvurma dışında, özellikle de istinaf yoluda denendiğinden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru dışında başka yasal çare kalmamıştır.

Sonuç olarak CMK 2861-e madde ve fıkra uyarınca istinaf mahkemesinin vermiş olduğu bozma kararının temyizi kabil değilken, İstanbul Bölge Adliye 31. Ceza Dairesi'nin vermiş olduğu ilk bozma kararının Yargıtay 7. Ceza Dairemizin çoğunluğu tarafından bozulmasının yasal karşılığı olmadığını ve bu yönüyle de karşı düşüncede olduğumuzu belirtiriz. 04.06.2025